10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Düşler Yayıncılık Sayfa 34
“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 34 Düşler Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Düşler Yayınları Sayfa 34
Zühre benim canımdır Cismimdeki canımdır Can ile başım, Zühre Yoluna kurbanımdır. Zühre de şöyle söyledi: Sevmişim Tahir seni Kul ettin zalim beni Cismimde canım sensin Hiç can sevmez mi seni. (…) Tahir ile Zühre birbirine türküler söylemeye devam ederler. Bir gün Tahir bir saz ustası görür ve ondan kendisine saz çalmayı öğretmesini ister. Tahir saz çalarak türküler söylemeye başlar. Bunu gören Zühre de saz çalmayı öğrenir. Kısa süre içinde o kadar güzel saz çalarlar ki onlardan iyi kimse saz çalamaz.) Bir gün Tahir, Zühre’nin yanında otururken aşka gelip şu türküyü söyledi: Zühre’dir benim yarım Zülfü telidir darım Cevretme Zühre canım Yoktur sabra kararım. Zühre de aldı sazı eline: Sazını eliyle çaldı Aklımı.....aldı Gamzen oku Tahir Sineciğimi deldi. dedi. Aldı Tahir: Aşkın meyini içtim Can ile serden geçtim Şevki ruyunla Zühre Yaş yerine kan içtim. (…) Sonra Tahir ile Zühre kucaklaşıp ağlaştılar, sonra odalarına çekilmek üzere ayrılacakları sırada Zühre aldı sazını: Al giymişsin boyunca Seyredeyim doyunca Aklım perişan oldu Firkat sözünü duyunca. Aldı Tahir: Firkat bir yanar dağdır Dağlar sineme hardır Her vuslatın sonunda Bir ayrılığı vardır. (…) (Tahir ile Zühre’nin aşkı günden güne alevlenir. Zühre’nin annesi, bu aşkı onaylamamaktadır. Onları birbirinden uzak tutmak için çaba gösterir ancak bir türlü bu aşka engel olamaz. Yine bir gün “Kara Köle” adlı yardımcısı Tahir ile Zühre’nin buluştuklarını ve birbirlerine şiirler söylediklerini duyunca Kara Köle’yi onlara büyü yaptırmak üzere görevlendirir. Yapılan büyü ile başta dervişe verdiği sözü yerine getirmeyi düşünen padişah, sözünden dönerek Tahir ile Zühre’nin aşkına onay vermez.) Padişah bunların dürüst ve sadık âşıklar olduğunu görüp, kızını Tahir’e vermeye karar verdi. Meğer o şehirde bir hain sihirbaz vardı. Zühre’nin annesi o sihirbazı çağırıp, durumu anlattı. Ve “padişah Zühre’yi Tahir’e verecek, ben buna razı değilim. Tahir vezir oğlu, benim kızım padişahlara layıktır. Sen bir ilaç ile padişahı Ta- hir’den soğut” deyip sihirbaza yüz altın verdi, “gayret edersen bin altın daha veririm” dedi. (...) Padişah şerbeti içince hemen Tahir’den soğudu ve saraydan kovdurdu. Verdiği sözden vazgeçti. Tahir ve Zühre birbirlerinden ayrılınca gece gündüz ağlaştılar. Zühre’nin aşkından deliye dönen Tahir, eline sazını alıp bağlara ve bahçelere gidip türküler söylüyordu: Yardan ayrılmaklığım figândır Didelerim pürnem, kaddim kemandır Ta’n etmeyin dostlar ah u zarına Dostu görmeyeli hayli zamandır. diyerek gönlünü avutmaya çalışıyordu. Bazen de aklına gelen türküleri yazıyor ve oturduğu yerlerde bırakıp gidiyordu. Bu şiirler başkalarının eline geçince aşkları bütün şehre yayıldı. Yaşlı kadınlar bu şiirlerden bazılarını Zühre’ye de götürüyorlardı. Bir müddet böyle avundular. Ancak Züh- re’nin haremde daha uzun süre kalmaya mecali yoktu. Bir gün babasına, “devletli baba, filan- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Düşler Yayıncılık Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 34 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok