10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Sayfa 129
“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 129 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 129
taşkınlıkları yüzünden hepsi yok oldu,
Güneş Tanrı’nın sığırlarını yemiş, budalalar,
yücelerin oğlu da kapatmış onların dönüş yolunu.
Al bir yerinden, tanrıça, anlat bize de.
(…)
Yıllar birbiri ardından geldi ve geçti,
ve tanrıların büktüğü kader ipliği
vardı İthake’ye, yurduna döneceği güne,
-dertleri orda da tükenmeyecekti ya-,
ama tekmil tanrılar o gün acıdılar ona,
bir Poseidon vardı ona acımayan,
çok içerliyordu (…) Odysseus’a,
yurduna ayak basıncaya dek içerleyecekti.
Poseidon, uzakta oturan Yüzüyanıklara gitmişti o gün.
(…)
Öbür tanrılar Zeus’un sarayında toplanırlar. Zeus
konuşmaya başlar.
“Ne diye insanlar tanrılardan bilir birçok şeyi!
Sanırlar bütün belalar bizden gelir,
oysa kaderin dışında acı yığar başlarına
kendi kendileri, kendi taşkınlıkları,
Aigisthos da kadere karşı gelmedi mi.
(…)
Gök gözlü tanrıça Athene karşılık verdi, dedi ki:
(…)
Ama akıllı Odysseus’a parçalanır yüreğim,
ne kadar da karaymış zavallının bahtı,
acı çeker durur sevdiklerinden uzakta,
sular ortasında bir adada, göbeğinde denizin.
Bol ağaçlı bir ada, içinde bir peri,
kara yürekli, uğursuz Atlas’ın kızı,
bu Atlas görür denizin bütün uçurumlarını
ve koca direkleri omuzlarında taşır,
yeri göğü birbirinden ayıran direkleri.
İşte o Atlas’ın kızı alıkor zavallıyı,
büyüler onu, konuşur tatlı tatlı,
etmediğini komaz unutsun diye İthake’yi.
Oysa Odysseus yurdu için can atar,
tüter gözünde ocağının dumanı.
Dokunmaz mı yüreğine senin bunlar, Olymposlu?
Odysseus, Argosluların gemileri yanında,
kurbanlar kesip senin yüreğini sevindirmedi mi,
öyleyken, ne diye içerlersin ona bu kadar?”
Bulutları devşiren Zeus karşılık verdi, dedi ki:
“Ne biçim söz kaçtı, yavrum, dişlerinin arasından?
Hiç unutur muyum ben tanrısal Odysseus’u,
ölümlülerin en üstünüdür akıldan yana.
(…)
Haydi gelin, verelim burada baş başa,
bulalım evine kavuşturmanın yolunu.
Poseidon da bıraksın artık öfkesini,
bütün ölümsüzler, tanrılar ona karşı,
kafa tutamaz onlara tek başına.”
Gök gözlü Athene karşılık verdi, dedi ki:
“Baba, Kronosoğlu, tanrıların en güçlüsü,
mutlu tanrıların şimdi isteği ne,
çok akıllı Odysseus’un evine dönmesi mi,
Hermeias’ı salalım, Argos’u öldüren kılavuz tanrıyı,
gitsin bi koşu Ogygie Adası’na,
güzel örgülü periye desin değişmez kararını senin,
sağlamaya baksın sabırlı Odysseus’un yurda dönmesini.
İthake’ye gideyim ben de, kışkırtayım oğlunu,
bir özlem koyayım yüreğine.
(…)
Bir fırlayışta indi Olympos’un doruklarından,
tunç kargısı elinde, İthake’ye vardı,
buldu Odysseus’un evini, durdu avlu kapısı eşiğinde,
girmişti Taphosluların önderi Mentes’in kılığına,
(…)
Onu en önce (…) Telemakhos gördü,
talipler arasında oturuyordu, yüreği tasalı,
soylu babası tütüyordu gözünde Telemakhos’un,
bir gelseydi, krallığını alsaydı eline,
otursaydı kendi malının mülkünün başına,
nasıl dağıtırdı onları çil yavrusu gibi, alırdı öcünü!
Bunları geçirirken aklından, görmüştü Athene’yi,
kalktı ve dosdoğru avlu kapısına yürüdü,
ayıptı avlu kapısında bekletmek bir konuğu,
durdu yanında, tuttu sağ elini, kargısını aldı,
kanatlı sözlerle seslendi ona, dedi ki:
“Selam sana, konuğum, hoş geldin evimize,
sonra dersin neden geldin, önce yemek ye.”
Böyle deyip yol gösterdi, Athene de girdi arkasından,
vardıkları zaman yüksek çatılı evin içine
Telemakhos büyük bir taş direğe dayadı kargıyı,
cilalı bir kargı dolabı vardı taşın içinde,
orada bir sürü kargısı dururdu sabırlı Odysseus’un.
Götürdü Athene’yi bir tahta oturttu,
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 129 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.




Yeni Yorum