10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Sayfa 130
“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 130 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 130
işlemeli güzel bir keten örtü serilmişti üstüne,
altında tokmak vardı ayakları dayamak için.
(…)
O sıra Telemakhos seslendi gök gözlü Athene’ye,
eğmişti başını ona, duymasın diye ötekiler:
“Sevgili konuğum, kızma bu diyeceklerime,
bunların derdi günü sazla türkü,
yeme içme bedava, mallar başkasının,
yağmurda şu sıra ak kemikleri çürür belki bir adamın,
bir kıyıya atılmış ya da dalgaları arasında denizin.
Görürlerse onun İthake’ye döndüğünü bir gün,
diyecekler, alın bütün altınlarımız sizin,
tek ayaklarımız çevik olsun, kaçalım burdan.
Ama artık gelmez o, kurban gitti kara kadere,
kim derse desin onun yurduna döneceğini,
inandıramaz yeryüzünde beni buna hiç kimse.
Sen gene de hiçbir şey saklama, söyle bana:
Adın ne, nerden gelirsin, ataların kim?
(…)
Gök gözlü Athene karşılık verdi, dedi ki:
“Dinle beni, konuşacağım işte açık açık.
Adım Mentes, övünürüm Ankhialos’un oğlu olmakla,
kralıyım küreksever Taphosluların.
Geldim buraya gemiyle, yoldaşlarımla,
geçtim yaban diller konuşan insanlar arasından.
(…)
Geldim buraya ama uzaktaymış baban,
tanrılar alıkoymuşlar yolundan onu.
Ama ölmedi Odysseus, yeryüzünde, sağ,
engin denizde, sular ortasında bir adada,
azgın, kaba adamlar tutar onu diri diri,
o da kalır orda zorla, istemeye istemeye.
Bilici milici değilim, anlamam kuş falından
ama bir şeyler dedi tanrılar yüreğime
diyeyim sana olanı, bir de olacağı:
Artık uzak kalmayacak Odysseus baba toprağından,
demir zincirlerle bağlasalar onu kıskıvrak,
gene bulacak buraya gelmenin yolunu,
çünkü binbir türlü çare var onda.
Ama söyle şimdi, anlat bana açıkça,
Odysseus’un oğlu musun, bu kadar büyüdün mü?
(…)
Mutlu bir adamın oğlu olaydım keşke,
malı mülkü arasında geçirseydi son günlerini.
En talihsiz ölümlülerden benim babam, öyle derler,
madem sordun, bunu böylece bil.”
Gök gözlü tanrıça Athene de ona dedi ki:
“Demek senin gibi bir oğul doğurmuş Penelopeia,
tanrılar düşünmüşler demek soyunuzun ününü.
Sen şimdi söyle bana, açıkça anlat,
bu şölen, bu kalabalık ne, nedir bunlar?
(…)
Akıllı Telemakhos buna karşılık dedi ki:
“Madem ilgilendin bu kadar, konuğum, dinle beni,
bu ev varlıklı, düzenliydi eskiden,
ama yiğit yurdundaydı o zaman,
yıkım kuran tanrıların şimdi isteği başka,
tekmil insanlar arasında onun izini komadılar,
öldü diye yasını tutaydım keşke,
Troya ilinde yoldaşlarıyla düşseydi,
doldurup savaş çilesini, ölseydi dost elinde,
Akhalar toplanır, bir mezar yığarlardı ona.
(…)
Pallas Athene’nin çok sıkıldı canı buna, dedi ki:
“Ne kadar istersin kim bilir Odysseus’un geri gelmesini,
indiriversin yumruğunu şu utanmazların suratına.
Bi gelse de dikilse dış kapının eşiğine, şuraya,
tolgasıyla, kalkanıyla, iki kargısıyla,
(…)
Kulak ver bana, iyi dinle beni:
Yarın Akha yiğitlerini çağır toplantıya,
tanık tut tanrıları, anlat başınıza geleni,
buyur şu heriflere, çekip gitsinler evlerine.
(…)
Candan bir öğüdüm var sana, dinlersen beni,
yirmi kürekçi bindir bir gemiye,
ama olsun dayalı döşeli bir gemi,
git soruştur yurdundan uzaktaki adamı, babanı,
belki bir ölümlüden haber gelir sana,
Zeus’tan gelme bir söylenti duyarsın belki de,
söylenti götürür ünü ağızdan ağıza, çok uzağa.
İlkin Pylos’a git, tanrısal Nestor’u ara,
gidersin ordan sarışın Menelaos’un yanına, Sparta’ya.
Tunç zırhlı Akhalardan odur en son dönen.
(…)
Akıllı Telemakhos da karşılık verdi, dedi ki:
“Tam dostça dedin, konuğum, bana ne dediysen,
bir baba oğluna der bunları dese dese,
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 130 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.




Yeni Yorum