10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Sayfa 202
“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 202 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 202
ASIL OYUN / FASIL
BİRİNCİ PERDE
(Millî şarkı ile Aşçı Bolulu Memiş Usta gelir.)
(Türkü)
Armut dalda sıra sıra
Yâr giderse Mısır’a
Ben giderim peşi-sıra
(Nakarat)
Yavrum bize Bolulu dirler
Bal ile gaymağı yirler
Höngür de höngür höngür de höngür
(…)
(Hacivat gelir.)
HACİVAT ‒ Ooo! Hoş geldin, safâ geldin, Memiş Usta!
AŞÇI ‒ Vay Hacayvaz! Hoş gordük, safâ gordük!
HACİVAT ‒ Canım, nerdesin yahu? Balıkpazarı’ndaki dükkânı kapatmışsın. Geldim sordum, nerede olduğunu
bilen yok.
AŞÇI ‒ Hacayvaz gardaşım, başıma gelenlerü sorma! Hüdâ bilü, bana olan pişmiş gazın başına
gelmemişdü.
HACİVAT ‒ Ah Geçmiş olsun! Ne oldu bakayım?
AŞÇI ‒ Daha ne ossun? Dukkanın ayluğu yedi yüzken üç bine çıkartdular. Mal bahalu, çırak gundelüğü
ona kezâ. El-fasul dayanduk, dayanduk, birden yıkıldum.
HACİVAT ‒ Vah vah vah! Demek ilân-ı iflâs ettin ha?
AŞÇI ‒ Helbette ifras itdüm. Biliyon ya, zarara dağlar dayanmaz. Hele viresü ocâmı baturdı.
HACİVAT ‒ Ey, sonra ne oldu?
AŞÇI ‒ Nolocak? Gun geçti, guneş geçti, biz de topu atduk. Dukkanı bırakıp melmekete gaçduk.
HACİVAT ‒ Vah zavallı Memiş Usta! Perişan olmuşsun.
AŞÇI ‒ Perişanlık da söz mü? Temelden herâb oldum.
HACİVAT ‒ Sonra ne yaptın?
AŞÇI ‒ Ne yapabilisün? “Olan oldu da oldu, hedi bir sılaya varalum, can gözünlen evdekileri de bi
görelim.” didüm. Ver elin doğru melmeket!
HACİVAT ‒ Çok iyi etmişsin. “Sıla ederse insanın bahtı açılır.” derler.
AŞÇI ‒ He, üç beş ay orda galduk. Galduk emme goynüm gozüm de garardu.
HACİVAT ‒ Elbette. İşsizlik fena şey. İnsanın canı sıkılıyor.
AŞÇI ‒ Ona ne şüpe! Babadan galma bi tarla vardu, onu koyün fakusuna tehrün itdük. Üç beş guruş
aldum. Hemen Sitanbul’un yolunu tuttuk.
HACİVAT ‒ Bunu iyi akıl etmişsin.
AŞÇI ‒ Başka çarem yok. Hemen irte guni ganrıya atladum, toğru Simüt.
HACİVAT ‒ Nasıl ne tarafa geldin?
AŞÇI ‒ Emme anlayışsuz adamsın, Simüt be Simüt!
HACİVAT ‒ İzmit mi?
AŞÇI ‒ Te kendüsü, Simüt.
HACİVAT ‒ Ey, İzmit’te ne yaptın?
AŞÇI ‒ Simüt’ten şinefüre binüşin toğru Heyderpaşa. Ordan çaputları omuza, pampura bindüm.
Körpü, hedi Sitanbul. Hemşerilerin kayfasına düştük!
HACİVAT ‒ Peki, şimdi ne yapmak fikrindesin?
AŞÇI ‒ Efendum efkâr aliyem burda gene bir dukkan bulup dıkılmak.
HACİVAT ‒ Memiş Usta, ananın alkıcı başında imiş. Tam zamanında geldin.
AŞÇI ‒ Ne gibi sanki?
HACİVAT ‒ Ne gibi olacak! Elimin altında mükemmel bir aşçı dükkânı var. Eğer güzelce idare edilirse
bir adamı üç beş ayda zengin eder.
AŞÇI ‒ Aman Hacayvaz, sen bilüsün! Şunu bana otar, ayluğundan gorkma. Temesüki yap, al
paraları.
HACİVAT ‒ Para ciheti kolay. Bir kere dükkânı gör de ondan sonra kolaylaştırırız.
AŞÇI ‒ Hacayvaz baba, dukkan pek gözel, pek münasip, ille velâkin senden bir iricam daha var.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 202 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.




Yeni Yorum