10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Sayfa 57
“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 57 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 57
– Demek hep yaralanmıştı?
– Hem kaç yerinden? Tahmin et bakalım?
Harp cephelerini hesap ettim:
– Beş yerinden, dedim.
Doktor yine güldü:
– Hayır.
Cephelerin adedine birer daha ilave ettim:
– On yerinden…
(…)
– Hayır!
“Kırk…” diyemedim. Bu olacak şey değildi.
– Latife ediyorsun doktor… diye güldüm.
– Hayır, katiyen latife değil. Söyleyeyim mi, kaç yerinden?
– Söyle.
– Tam kırk dokuz yerinden…
Hayretle döndüm. Genç zabite baktım. Elindeki bastonu parlak potinlerine vuruyor, İstanbul’un pek aydınlık bir sis içinde dumanlanan mahmur ufuklarını seyrediyordu.
– Yalan.
– Vallahi sahi söylüyorum.
Tekrar genç zabite baktım. Yüzümü çevirmeden sordum:
– Bu yaraların hepsini ayrı ayrı mı almış?
– Hayır. Hemen her muharebede beş on yara birden… Bir kere Bağdat’ta on sekiz yara ile benim önüme getirdiler. (…)
Döndüm:
– Nasıl ölmedi?
– O ölmez. Onda öyle bir iman var; (…) Suriye’de bel kemiğine bir kurşun dokunmuştu. Ayakları tutmuyordu. Kurşunu çıkardım. Yine hissi yerine geldi. Bir hafta içinde kendini topladı. Ateşe koştu, öyle bir azim… öyle bir kuvvet ki… tarif edemem sana… Ameliyat esnasında katiyen kendisini bayılttırmaz.
Yine genç zabite baktım. Kulaklarıma inanamıyordum, bu kadar narin, bu kadar güzel, bu kadar nahif bir vücutta, böyle kuvvetli bir ruh…
– Bu genç nereli?
– İstanbullu… Sana kısaca kim olduğunu söyleyeyim. Gayet zengin bir ailenin kıymetli, tek bir evladı… Harpten evvel Almanya’da okuyormuş. Ben dinlemedim. Ama Erenköyü’nde oturan komşularından işittim, harikulade bir sanatkârmış… Harp ilan olununca talimgâha koşmuş. Kemanın yayını bıraktığı eline kılıcı almış… Bütün orduda şimdi onun şöhretini duymayan yoktur. İstediğine sor.
– Adı ne?
– Ferhat Ali Bey.
Vapur, Haydarpaşa Limanı’na giriyordu.
(…)
Vapur yanaşıyor, yolcular ayağa kalkıyordu. Doktor:
– Haydi, Haydarpaşa’ya in de. çıkarken seni ona takdim edeyim, dedi.
– Peki!..
Kalbim çarpıyordu… Kalktık, o da ayakta idi, bastonuna dayanıyordu. Doktor önüne gitti. Elini sıktı:
– Nasılsınız Ferhat Bey?
– Çok iyiyim efendim.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 57 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























