Yükleniyor...
Evvel Cevap
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Sayfa 58
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Sayfa 58

“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 58 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 58

– Gördüm sizi, yanınıza gelemedim. Halazademden aynlamadım. Size takdim ederim…
– Teşekkür ederim…
– İhtiyat zabiti Ferhat Ali Bey!
– Teşekkür ederim. dedim, sinirli elini sıktım.
Doktor bu adsız kahramanla konuşmaya başladı. Ben mukaddes bir vücut karşısında dinî bir haz duyan günahkâr bir mümin sükûtuyla duruyor, onun iri mavi gözlerine, yüksek alnına, hiç kimseye benzemeyen nezih çehresine bakarak içimde derin bir ürperme duyuyordum.
– Şimdi burada mısınız, doktor bey?
– Evet, siz?
– Ben de galiba bir müddet daha burada…
Yürümeye başladık, genç zabit, azıcık aksıyordu. Doktor sordu:
– Bacağınız mı uyuştu? Duralım, ahali çıksın.
– Hayır, yürüyelim, dedi, uyuşmadı. Bu sefer Galiçya’da gülle götürdü.
– Bacağınızı mı?
– Evet, sağ bacağımı!
İkimiz birden taş kesildik. O gülümsüyordu:
– Ama hamdolsun, korktuğuma uğramadım, dedi.
– Evet, bu harp zamanında tekaüt olup bir köşeye atılacağım, levazıma filan verileceğim diye ödüm kopuyordu.
Sararan, birdenbire neşesini kaybeden doktor, matemî bir telehhüfle sordu:
– Fakat artık nasıl harbe gideceksiniz?
– Pek rahat… Ne otomobille, ne atla, ne de yayan…
– Nasıl?
– Tayyare ile.
– ?..
– Evet, dün nezaret istidamı terviç etti. Beni tayyareci sınıfına ayırdı. Tayyarecilikte bacağa lüzum yok. İnsan oturduğu yerde, rahat rahat harp edecek… Hem binlerce metre yukarılarda, bulutların arasında… Ne
zevk, ne zevk!
Doktorun, benim, sesimiz çıkmıyordu. İskeleden iniyorduk. Takma bacağını henüz iyice kullanamayan bu yeni, bu medeni, bu millî kahramana bakarak elimdeki ‘eski kahramanların destanı’nı denize fırlatmak istiyordum. Utanacak bir şeymiş gibi gayrıihtiyari bu hakir defteri bükerek cebime soktum. Bilet toplanan tahta parmaklıktan geçtik. Garın geniş mermer merdivenleri önünde ellerimizi sıktı. Ayrılırken doktora:
– Hem artık azizim, yaralanmaktan bıkmıştım, dedi, tayyarede bu yok işte… En çok buna seviniyorum.
Gar bahçesinin yanında yürürken doktor sordu:
– Nasıl yeni kahramanlar?
Cevap veremedim. Yüksek semanın ezeli mavilikleri içinde fen kanatlarıyla uçan bu kahramanların asla yaralanmayacaklarını; bulutların altında bekleyen muhakkak ölümün onlara uzun sürecek hiçbir acı, hiçbir uzvi elem duyurmayacağını düşünüyordum.
Ömer Seyfettin, Hikâyeler Cilt 1, (haz. Hülya Argunşah) (Kısaltılmıştır.)
*Metin, yazıldığı dönemin yazım ve noktalama kurallarına sadık kalınarak alınmış, metinde günümüz yazım ve noktalama kurallarına göre değişiklik yapılmamıştır.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır. 

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 58 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
Benzer İçerikler

Yeni Yorum