10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 48
“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 48 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 48
Halk hikâyeleri, destan tipi (bazı tarihî kişiliklerin kahramanlıklarını işleyen) ve aşk temalı (halk arasında tanınmış kişilerin aşklarını anlatan) olmak üzere başlıca iki tarzda toplanabilir. Nesilden nesile sözlü olarak aktarılan bu hikâyeler, sonradan yazıya geçirilmiştir. Bu ürünler, modern hikâyeden önceki dönemde hikâye türünün işlevini görmüştür. Kerem ile Aslı, Arzu ile Kamber, Tahir ile Zühre, Garip ile Şahsenem, Emrah ile Selvihan, Asuman ile Zeycan, Köroğlu, Kirman Şah türün tanınmış örneklerindendir. Halk hikâyesi anlatma geleneğini yakın zamanda Şeref Taşlıova, İsmail Azerî, Nuri Çırağı gibi âşıklar devam ettirmiştir. Geniş bir coğrafyada anlatılan Tahir ile Zühre hikâyesinin ne zaman ve nerede ortaya çıktığı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Halk arasında dağınık olarak bulunan bu hikâyenin rivayetlerinin toplanarak XVI. yüzyılda yazıya geçirildiği kabul edilir. Türk halk hikâyesi geleneği içinde yer alan Tahir ile Zühre, mâniler ve türkülerle örülü bir hikâyedir. Kahramanlar, birbirlerini sevmelerine rağmen çeşitli engeller yüzünden kavuşamazlar. Hikâyede olaylar düzyazı, duyguların dile getirildiği yerler şiir şeklindedir. Tahir ile Zühre bu şiirleri saz eşliğinde dile getirirler. Metni Anlama ve Çözümleme 1. Tahir ile Zühre Hikâyesi adlı metinde geçen olağanüstülükleri belirleyiniz.- Cevap: Sihirbazın sihir yapması, Duasının kabul olup Hızır'ın ona görünmesi, Tahir'in uyuyup uyandığında kendini farklı mekanlarda bulması.
- Cevap: Zühre bir sultan kızı, Tahir bir vezir oğludur. İkisi de anne ve babalarının yedikleri sihirli bir elmadan dünya’ya gelmişler, birlikte oynamış, birlikte büyümüşlerdi. Önceleri, bir hocanın rahlesi önünde diz çöküp okurlarken, sonra yaşlı bir Pir’in elinden içtikleri “Aşk Badesi” ile sarhoş olur, yüreklerini aşkın yalap yalap yakan ateşinde közleştirirler. Artık, sazla- sözle deyişler söylemekte, birbirlerine olan aşklarını dile getirmektedirler. Bu böyle gitmeyecek, bir engel ortaya çıkacak, daha beşikteyken sözleri kesilen bu iki sevgiliyi birbirinden ayıracaktır. Çünkü, Hak âşıklarının alın yazısı böyledir. Bu çizgide kaderleri birliktir. Gün gelip çatmış, kader ağlarını örmüş, Tahir Konya’dan Mardin zindanına sürülmüş, Zühre de sarayın bir odasına kapatılmıştır.
Her iki âşık, umutsuz aşklarının çilesini çekmeye, yüreklerindeki petek petek aşk balını saza ve söze dökmeye devam ederler. Gün olur, Tahir zindandan kurtulur. Konya yoluna düşer, Konya sarayından sevgilisini kurtarmak isterken yakalanır. Bu kerre bir sandala bağlanarak, başıboş, Beyşehir gölünün hırçın dalgalarına bırakılıverir. Göl Emir’i onu bulur, konağına getirir. Bu sırada, Zühre’nin bir Bey oğlu ile düğününün yapılmakta olduğu haberi alınır. Tahir, kılık değiştirerek, Konya’ya gelir, bir yolunu bularak Saraya girer. Girer ama, bir muhafız onu tanır üzerine atılarak öldürür. Zühre, altın telli duvağıyla cesedin üzerine kapanır, oracıkta can verir. Her ikisini bir mezara korlar. Mezardan iki gül fidanı boy verir iki fidanın arasında bir çalı dikeni vardır. Bu iki fidanı asla birleştirmez. Sonradan mezarlar üstüne, bugünkü türbeyi yaptırır, adına Tahir Ve Zühre türbesi derler.
- Cevap:
- Cevap: Metindeki en temel çatışma Tahir ile Zühre'nin kavuşmalarını istemeyenler yüzünden sürekli ayrı düşmeleridir. Yan çatışmalar ise Tahir'in bir türlü özgür olamaması, Zühre'nin sürekli engellenmesidir. Bir de bir kaç kez Padişah'ın Tahir'i tam öldürecekken vezirlerin araya girip Tahir'i kurtardıkları bölümlerde çatışmaya örnek verilebilir.
- Cevap:
- Cevap: Bu hikâyede direkt olarak bir zamandan bahsedilmez. Hikâye içinde geçen bazı olaylardan hareketle zaman tahmini olarak söylenebilir. Hikâye içinde geçen Mardin Kale’si gibi bazı tanınmış yerlerden hikâyenin tarihi çıkarılabilir. Buna göre 14. 15. veya 16. Yüzyıllar arası olduğu tahmini yapılabilir. Kralın Sarayı, Tahir'in kaldığı zindanlar, gittiği farklı ülkeler de mekanları oluşturur.
- Cevap: Bu metinde sade ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Halk Hikâyelerinde olduğu gibi bu metinde de masal, efsane, dua, beddua, deyim, atasözü gibi halka ait ürünlerden örnekler görülür. Kimi yerde düzyazı kimi yerde dizlerle şiirsel bir anlatım vardır.
- Cevap:
- Cevap: Tahir ile Zühre'nin aşkları bu aşk uğrunda ölmeleri her dönem başka şairleri de sanatçıları da etkilemiştir. Onların çektikleri acılar ama aşklarından vazgeçmemeleri bu şiirde de görüleceği üzere defalarca tekrar konu edilmiş, örnek gösterilmelerini sağlamıştır.
- Cevap: Kam Püre Bamsı Beyrek metni destandan alınan bir hikayedir. Oysa Tahir ile Zühre anlatısı bir halk hikayesi örneğidir. İki metinde de şiir ve düzyazı iç içe geçebilmektedir. İki metinde de dil sade halk dilidir. İki metinde İslam inancının kutsal kabul ettiği isimler ve semboller sıkça yer almaktadır. İçerik olarak ise farklılıklar taşırlar. Biri aşk konusunu işlerken diğeri ise daha çok kahramanlık konusunu işler.
- Cevap: Tahir ile Zühre metninde anlatıcı yazarın kendisidir. Kendisi her şeyi bilir ve okurun metni daha iyi anlayabilmesi için kahramanların içinden geçen her şeyi de anlatır ki bu da hakim bakış açısının kullandığını gösterir bize.
- Cevap: Bu anlatım sayesinde okurlar metne daha çok hakim olurlar ve metni daha kolay anlayabilirler.
10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 48 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok