11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 121
“11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 121 Tuna Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 121
Canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi için gerekli olan besin, oksijen gibi maddeleri hücrelere taşıyan; hücrelerde oluşan atık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlayan, hormonları ve diğer kimyasalları vücudun bir bölümünden diğerine taşıyan sisteme dolaşım sistemi adı verilir. Dolaşım sistemi birbiriyle ilişkili kan ve lenf dolaşımından oluşur. Kan dolaşımında kalp, kan damarları ve kan görev alır. Lenf dolaşımında lenf damarları, lenf düğümleri ve lenf sıvısı (akkan) görevlidir.
4.1.1. Kalp
Dolaşım sistemi içerisinde bir motor gibi görev yaparak kanı damarlar içine pompalayan kalp; göğüs boşluğunda, iki akciğerin arasında yer alan; yumruk büyüklüğünde bir organdır (Görsel 1.4.1).
Kalbin bu etkisiyle kan, damarlar içinde tüm vücudu dolaşır. İnsan kalbi üç tabakadan oluşur. Bu tabakalar dıştan içe doğru perikart, miyokart ve endokart olarak adlandırılır. En dışta bulunan perikart, kalbin dışını tamamen saran bağ dokudan yapılmış iki katlı bir zardır.
Bu zarın katları arasında sürtünmeyi azaltan sıvı bulunur. Perikart ve içerdiği sıvı, kayganlık sağlayarak kalbin çalışmasını kolaylaştırır. Ortada bulunan miyokart, kalp kasından oluşmuştur. Miyokart istemsiz kasılarak kanı odacıklarda sıkıştıran pompa görevi yapar. Kan, akciğerlere ve vücudun diğer bölümlerine karıncıklardan pompalandığı için miyokart tabakası karıncıklarda kalın, kulakçıklarda incedir. En iç kısımdaki endo- kart ise tek sıralı epitel dokudan oluşmuştur. Bu tabaka kalbin iç yüzeyini örter, sürtünmeyi azaltarak kan akışını kolaylaştırır.
Kalp krizi nedeniyle zarar gören kalp dokusu Kaliforniya Üniversitesi araştırmacılarının geliştirdiği, enjekte edilebilen hidrojel ile etkin ve güvenli bir şekilde tedavi edilebilecek. Üniversitenin biyomühendislik bölümü profesörlerinden Karen Christman (Kerın Kıristmın) ve meslektaşları tarafından yürütülen çalışmanın sonuçları Journal of the American College of Cardiology (Jör- nıl of dı Amerikın Kalıc of Kardiyoloci) dergisinde yayımlandı. Dünyada kalp krizi geçiren kişi sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken bilim insanları, kriz sonucunda hasar gören kalp dokusunu onarabilecek bir tedavi olmadığı için hidrojel gibi yeni tedavi şekillerini sevindirici gelişmeler olarak değerlendiriyor. Hidrojel, kalp kaslarını birbirine bağlayan kalp bağ dokusundan elde ediliyor.
Belirli işlemlerden geçirildikten sonra kalp bağ dokusu toz hâline getiriliyor. Ardından kalbe kolayca enjekte edilebilmesi için bir sıvı ile karıştırılıyor. Sıvı vücut sıcaklığına ulaştığında yarı katı, gözenekli bir jele dönüşüyor ve bu hâli ile hasar gören kalp dokusu hücrelerinin ve kalbin işlevini sürdürmesini sağlıyor. Aslında jel, dokunun onarılması için bir matriks görevi görüyor ve çevre dokuların bozunumunu önlemek için gerekli biyokimyasal sinyallerin üretilebilmesine zemin hazırlıyor. Jel aynı zamanda genel anestezi ya da ameliyat gerektirmeden kateter yoluyla da enjekte edilebiliyor. (…)
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Tuna Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 121 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.


Yeni Yorum