11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 148
“11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 148 Tuna Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 148
31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), (…) etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakalarını bildirmiştir. 7 Ocak 2020’de etkeni daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir koronavirüs, 2019-nCoV olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 2019-nCoV hastalığının adı COVID-19 olarak kabul edilmiş, virüs SARS-CoV’e yakın benzerliğinden dolayı SARS-CoV-2 olarak isimlendirilmiştir.
Doğru Bilgi Önemli
Bilim insanları 2020’nin başlarında SARS-CoV-2’ye karşı aşı geliştirme çalışmalarına başladıklarında kısa zamanda başarı elde edecekleriyle ilgili bir vaatte bulunmamaya özen göstermişti. Daha önce en hızlı geliştirilen aşı, 1960’larda kabakulak için geliştirilen aşıydı ve bu aşının geliştirilmesi dört yıl sürmüştü. Aslına bakılırsa SARS-CoV-2’ye karşı geliştirilecek aşıyı 2021 yazına kadar bile umut etmek oldukça iyimser görünüyordu. Ancak 2020 yılının aralık ayının başında aşı geliştirmeye çalışan bilim insanları, büyük denemeler sonrası elde ettikleri sonuçları açıkladıklarında umutlar da arttı ve 11 Aralık 2020’de birinci, Şubat 2021’de ise ikinci aşı çeşidi acil kullanım için onay aldı.
SARS ve MERS salgınlarına neden olan koronavirüslerin incelenmesiyle oluşan onlarca yıllık bilgi birikimi, halkın bilim insanları ile iş birliği yapmaya istekli olması COVID-19 aşılarının hızla geliştirilmesini sağladı. Özellikle kızamıkçık aşısını geliştirme çalışmalarıyla tanınan emekli Pediatri Profesörü Stanley Plotkin (Stanli Plotkin), bu süreçte hiçbir güvenlik adımının atlanmadığını vurguluyor. Aşıların uygulanmasını takip eden iki ay boyunca aşılanan on binlerce kişinin klinik takibi yapılarak aşının yan etkileri raporlandı ve gerekli çalışmalar yapıldı. Ardından 23 Ağustos 2021’de bir aşıya tam onay verildi.
Önce Virüsün Sırları Çözüldü
Aşıların geliştirilmesi COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2’nin genetik yapısının deşifre edilmesiyle başladı. Bu bilgi, Ocak 2020’nin başlarında bilim insanlarının elindeydi ve test edilecek ilk aşılar sadece birkaç hafta sonra hazırdı. Çünkü bilim insanları virüsün hücrelere girmek için kullandığı ve bağışıklık sisteminin tanıması için kolay bir hedef olan diken proteinlerin genetik bilgisine hâkimdi. Araştırmacıların bu proteinlere odaklanması, SARS ve MERS salgınlarına neden olan koronavirüslerin incelenmesiyle oluşan onlarca yıllık bilgi birikimi sayesinde oldu. Bu çalışmalar aynı zamanda kullanılacak proteinin en iyi biçimini yani virüsün enfekte edeceği bir hücreyle birleşmesinden hemen önceki kararlı formunu (aşı antijeni olarak kullanılması açısından çok daha iyi) belirledi.
Bilim insanları vücuttaki hücrelere doğrudan bağışıklık sisteminin yabancı olarak tanıdığı proteinin kopyalarını oluşturma talimatlarını veren kısmi bir viral mRNA dizisi taşıyan “mRNA aşısı” geliştirdiler. Geleneksel aşılar, vücudun enfeksiyona karşı bağışıklık savunmasını uyaran viral proteinleri veya virüsün kendisinin inaktif formlarını içerir. Ancak büyük ölçekli klinik çalışmalarda etkinliği açıklanan ilk iki COVID-19 aşısı, bir lipit baloncuk içinde yalnızca bir mRNA dizisi kullanan yenilikçi aşılardı.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Tuna Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 148 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.


Yeni Yorum