“11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 202 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 202

Glomerulus kılcallarından yüksek basınçla gelen kan içeriğinin bir kısmı pasif taşıma ile Bovvman kapsülüne geçer. Tek yönlü gerçekleşen bu madde akışına süzülme denir. Kan basıncı arttığında süzülme hızı da artar, dolayısıyla birim zamanda oluşacak idrar miktarı da artmış olur. Süzülme sırasında kan hücreleri ve büyük kan proteinleri Bovvman kapsülüne geçemez.

Kanın bir kısmı süzülme ile Bovvman kapsülüne geçtiğinden vücut için çok önemli maddelerin kaybı da söz konusudur. Bu yüzden nefron kanallarının geri kalan kısımlarından ve idrar toplama kanallarından maddelerin önemli bir kısmının kana geri alınması gerekir. Bu olaya geri emilim denir. Geri emilim sırasında madde akışı nefron kanallarından kan kılcallarına doğru gerçekleşir ve bu olay hem pasif taşıma hem de aktif taşıma şeklinde olur. Geri emilimin büyük bir kısmı proksimal tüpte gerçekleşir. Nefron kanallarında su, glikoz, vitamin, aminoasitler, amonyum, bikarbonat, klor, potasyum, sodyum ve üre geri emilir. Sağlıklı bir insanda glikoz ve aminoasitlerin tamamı, suyun %99’u, sodyumun %99,5’i, ürenin %50’si geri emilerek tekrar kana verilir.

Proksimal tüpten sonra gelen Henle kulpunun inen ve çıkan olmak üzere iki kolu bulunur. İki kol arasındaki fizyolojik farklılıklar idrar yoğunluğunun ayarlanmasına yardımcı olur. Henle kulpunun çıkan kolundan sonra gelen distal tüplerin en önemli işlevi idrardaki iyon yoğunluğunu ayarlamaktır. Distal tüplerde idrarın iyon yoğunluğu ayarlandıktan sonra süzüntü idrar toplama kanalına geçer. Toplama kanalında geri emilim devam eder.

Geri emilim olayında vücudun su dengesi, kan basıncının düzenlenmesi, iyon dengesi gibi homeostatik süreçler hormonlar ile kontrol edilir. İyon dengesi al- dosteron hormonu ile kan basıncı ve su dengesi ADH ve aldosteron ile sağlanır. ADH, distal tüplerde ve idrar toplama kanalında suyun geri emilimini artırarak kan basıncını düzenler.Amonyak, potasyum, bazı ilaçlar, antibiyotikler ve bazı toksik maddeler; proksimal tüp ve distal tüpü saran kılcal damarlardan nefron kanallarına aktif taşıma ile atılır. Bu olaya salgılama denir. Salgılama olayı da idrarın iyon yoğunluğunun düzenlenmesini sağlar. Örneğin kandaki potasyum miktarı yüksek olan bir kişide aldosteron hormonu etkisiyle potasyumun geri emilimi azalır ve potasyumun fazlası idrarla atılır.

Boşaltım sistemi; vücudun kimyasal bileşimini, sıvı seviyelerini ve atık maddeleri sürekli olarak kontrol ederek iç dengeyi dinamik bir şekilde korur. Boşaltım sistemi bu dengeyi sağlamak için birçok mekanizmayı kullanır. Boşaltım sisteminin homeostazi üzerine başlıca etkileri şunlardır:Su ve Elektrolit Dengesi: Boşaltım sisteminin en temel görevlerinden biri, vücudun su ve elektrolit dengesini düzenlemektir. Böbrekler, vücudun su ihtiyacına göre idrar miktarını ayarlayarak su dengesini korur. Vücutta fazla su bulunması durumunda daha fazla idrar üretilir, su eksikliği varsa idrar miktarı azaltılır ve su geri emilimi artırılır. Bu süreçte ADH önemli bir rol oynar.

Aynı zamanda sodyum (Na+), potasyum (K+), kalsiyum (Ca2+), klor (CI ), bikarbonat (HC03) gibi elektrolitlerin kandaki yoğunlukları da böbrekler tarafından düzenlenir veya sıkı bir şekilde kontrol edilir. Fazla elektrolitler idrarla atılırken eksik olanlar geri emilir. Elektrolit dengesi; sinir iletimi, kas kasılması ve diğer hücresel fonksiyonlar için hayati öneme sahiptir. Asit-Baz Dengesi: Kanın pH değeri, diğer bir ifade ile asit-baz dengesi, enzimlerin ve proteinlerin düzgün çalışması için dar bir aralıkta (ortalama 7,35- 7,45) tutulmalıdır. Boşaltım sistemi (özellikle böbrekler), bu asit-baz dengesinin

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Meb Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 202 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.