“11. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Sayfa 119 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 119

Sözlükte olguculuk anlamına gelir.16 Olgu; gerçek, kesin, kanıtlanmış bilgi demektir.17 Olgulara dayalı bilgiyi esas alan pozitivizm, metafizik ve dinî alanı reddeder.18 İnançları, insanlığın ilerlemesini engelleyen eski düşünceler olarak görür.

Batı’da bilimsel gelişmelerin artmasıyla birlikte bazı düşünürler, dinî ve metafizik inançların geçerliliğini sorgulamaya başlamış; bu düşünce ortamı pozitivizmin güçlenmesine zemin hazırlamıştır. Bilimsel yöntemler ve akılcılık, toplumların gelişiminde belirleyici rol oynamış; geleneksel inanç sistemlerinin yerini almıştır. Auguste Comte (Ogüst Kont) bu düşünceyi “Üç Hâl Kanunu” teorisine dönüştürmüştür. Comte’a göre insanlığın bilgi birikimi, dinî ve metafizik aşamalardan geçerek pozitivizme ulaşmıştır. Pozitivizmin bilimsel yöntemi, 19. yüzyıldan itibaren İslam dünyasında da etkili olmuştur. Dönemin Müslüman düşünürleri, bilimsel bilginin önemini her zaman ve durumda kabul etmekle birlikte pozitivizmin inançlara yönelik inkârcı yaklaşımını eleştirmiştir. Onlara göre bilim ve din birbirinin alternatifi değil uyum içinde var olabilen iki farklı düşünce alanıdır.20

Deney ve gözlem bilimin temel yöntemleri olmakla birlikte gerçeklik yalnızca duyularla algılanabilen olgularla sınırlı değildir. Din ve bilim, farklı yöntemler üzerinden hakikati anlamaya çalışır ancak ulaştıkları sonuçlar birbiriyle çelişmek zorunda değildir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayet; insanı, aklını kullanmaya ve evrendeki işaretleri anlamaya teşvik eder. Bu bütüncül bakış açısı bilim ve dini çatışan ya da birbirinin alanına müdahale eden yapılar olarak görmekten çıkararak “Mutlak Varlık” anlayışı üzerine kurulu bir hayatı mümkün kılar.21

Sıra Sizde

Soru: İnsanlık, bilimsel gelişmelere rağmen dinî inançlar ve manevi arayışlardan vazgeçmemiştir. Bu durum, insanın yalnızca maddi ve deneysel bilgiyle yetinmeyen aynı zamanda anlam ve hakikat arayışı içinde olan bir varlık olduğunu gösterir. Kur’an-ı Kerim’de de insanın bu yönüne dikkat çekilir. “Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.” ayeti, insanın iç dünyasının ancak manevi bir bağ ile tatmin olabileceğini ifade eder. “Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler.” ayeti ise insanın hem akıl yoluyla düşünen hem de ruhsal olarak inanmaya yönelen bütüncül yapısını ortaya koyar. Pozitivizmin yalnızca deneysel bilgi ve gözlemi geçerli sayan iddialarına rağmen inançların günümüzde de güçlü şekilde varlığını sürdürmesi, insanın hangi yönüne işaret eder? Paragraftan hareketle açıklayınız.

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 119 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.