“11. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Sayfa 31 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 31

bir hadisinde ise “... Allah her hak sahibine hakkını vermiştir; (dolayısıyla) mirasçıya vasiyet yoktur.”1 buyurmuştur. Bu hadise göre kişinin çocukları, eşi vb. yakınları onun mirasçılarıdır. Vefat eden kişinin malları öncelikle onun yakınlarınındır. Bu nedenle de Peygamberimiz (sav), mirasçı konumunda olan kişilere vasiyet yapılmayacağını vurgulamıştır. Sonuç olarak vefat edip ahirete uğurlanan bir Müslüman için yapılması gereken ilk işlerden biri, onun borçlarının ödenmesi ve vasiyetlerinin yerine getirilmesidir. Bu konudaki sorumluluğu yerine getirmek de öncelikle vefat eden insanın mirasçılarına düşer. Malı olduğu hâlde mirasçıları, vefat eden kişinin borçlarını ödemezse ölen kişi Allah (cc) katında sorumlu tutulur. Teçhiz ve Tekfin Ahirete uğurlama ile ilgili başlıca dinî uygulamalar arasında teçhiz ve tekfin de bulunur. Teçhiz kelimesi sözlükte; hazırlamak, donatmak gibi anlamlara gelir. Dinî bir kavram olarak ise teçhiz, vefat eden kişinin yıkanmasından kabre defnedilinceye kadar yapılması gereken şeylerin tamamını ifade eder.2 Buna göre ölen kişinin yıkanması, kefenlenmesi, tabuta konulup cenaze namazı için musalla taşına getirilmesi, cenaze namazının kılınması, namazdan sonra onun için helallik dilenmesi, defnedilmesi gibi uygulamalar genel olarak teçhiz kapsamındadır.3 Esasen tekfin de teçhiz uygulamasının aşamalarından biridir. Dinî bir kavram olarak tekfin, ölen kişinin kefenlenmesi anlamına gelmektedir. İslam kültürüne göre savaşta düşman tarafından şehit edilen kişiler hariç, vefat eden her Müslüman, İslami usullere uygun olarak yıkanıp kefenlenir. Kadınların cenazesi kadın, erkeklerin cenazesi erkek tarafından yıkanır. Ölen kadın veya erkek her Müslüman’ın bedeninin tamamını örtecek şekilde kefenlenmesi dinimize göre farz-ı kifâyedir.4 Teçhiz ve tekfin, vefat eden kişilere değer verdiğimizi gösteren uygulamalardandır. İnsan biyolojik bir varlıktır. O; doğar, büyür; çocukluk, gençlik, yetişkinlik, yaşlılık dönemlerini yaşar ve belli bir süre sonra da ölür. Ölüm her insan için doğal ve kaçınılmaz bir sondur. Kur’an-ı Kerim’de “Her canlı ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.”5 buyrularak bu gerçek açıkça ifade edilir. İster genç ister yaşlı olsun, eceli gelen her insan vefat eder. Vefat eden kimsenin artık bu dünya hayatına ilişkin yapabileceği hiçbir şey kalmamıştır. Onun için yapılabilecek olanları ancak yakınları ve sevdikleri gerçekleştirebilir. Bu çerçevede yapılabilecek olanlar da genel olarak ahirete uğurlama uygulamalarından ibarettir. Hz. Peygamber (sav) bu konudaki uygulamaları dile getiren bir hadisinde “Kim bir ölüyü yıkar, onu kefenler, (kefenine) güzel koku sürer, cenazesini taşır, cenaze namazını kılar ve ölüde gördüğü (olumsuzlukları) başkalarına anlatmazsa anasından doğduğu günkü gibi günahlarından arınmış olur.”6 buyurmuştur. Böylece o, sevdiğimiz kişileri ahirete uğurlama sürecinde yerine getirmemiz gereken sorumlulukları özlü bir şekilde ifade etmiştir. Hz. Peygamber (sav), ölen bir insana karşı sorumluluklarımızın neler olduğunu dile getiren başka bir hadisinde de “Cenazeyi gördüğünüzde sizi geçinceye yahut (cenaze) yere konuluncaya kadar onun için ayağa kalkın.”7 buyurmuştur.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 31 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.