11. Sınıf Felsefe Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 90
11. Sınıf Felsefe Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 90 Cevapları Meb Yayınları'na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Felsefe Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 90
... Maddeyle, insanın bilincinin yaratmalarıyla ilgisi olmayan bu varlıklar öncesiz-sonrasızdır. Burada bulunan kavramlar ve sayılar dizgesi düşünme eyleminde, insanın etkisi olmadan, kendiliğinden gelişir. Düşünen insan bunları ortaya çıkarır, yaratmaz. Değişmeyen, kendi kendisiyle özdeş kalan bu varlıklar arasında gene kendiliğinden kurulan bir oran, bir düzen vardır. İkinci varlık alanı doğadır. Burada tin, kendi kendine yabancılaşmış, oluşu gerçekleştiren ortamın doğmasına olanak sağlamıştır. Bu nedenle doğa bir “oluş alanındır. Doğada bir nesne ancak başka bir nesne dolayısıyla vardır, kendiliğinden değildir. Bütün nesneler uzay ve zaman bağlantısı içindedir, süreklilik bir görünüştür. (...) Tin’in gelişme sürecinde son ve üçüncü aşama kendi kendisiyle çelişik durumlardan kurtularak bireşime varmaktır. Bu durum, Tin’in doğadan sıyrılması, kendi özüne uygun bütünlüğe kavuşmasıdır. Bu alan kültür dünyasıdır, insanın düşünen, yaratan bir varlık olarak bulunduğu ortamdır. Bu ortamda “tin”, önce tek insanda, bireyde uyanmaya başlar sonra bireyin içinde bulunduğu varlık alanı olan toplumda kendi kendinin bilincine varır. Tin bu aşamada doğadan kurtulmuş, bireşim ve çelişik durumu ortadan kaldırarak, birlik ve bütünlüğe dönüşmüştür. (...) Bu alanda “ben” bağımsızdır, bir bilincin taşıyıcısıdır, “kişfdir. Hegel, insanın kişi olarak ortaya çıkışını Tinin açılımı ile bağlantılı aşamalardan biri olarak görür. Ona göre “tin” tek kişide değil bireyi aşan bir oluşum aşamasından sonra ortaya çıkan alanda, devlet, sanat, din ve felsefe gibi varlıkların bütünleştiği ortamda kendini bulur. Bu alan salt kültür evrenidir ve Hegel'in devlet anlayışının biçimlendiği yerdir.DOĞRU VE YANLIŞ Ortak duyu için doğru ile yanlışın birbirine karşı oluşu belli bir şeydir. Çoğu zaman bu ortak duyu, var olan bir felsefe sisteminin toptan onaylanmasını ya da yadsınmasını bekler; böyle bir sistem üzerindeki bir açıklamada bu tavırlardan yalnızca birini ya da ötekini benimser. Felsefi sistemlerin farklılığını,, doğruluğun giderek gelişmesi olarak kavramaz; ona göre başkalık, ayrım yalnızca çelişki anlamına gelir. Tomurcuk çiçeğin açılışı içinde kaybolup öyle ki tomurcuğu çiçek çürütüp yadsımaktadır sanki. Aynı biçimde meyve de sanki çiçeğin, bitkinin yalandan bir varoluşu olduğunu gözler önüne serer ve kendisini bitkinin bir doğrulaması olarak çiçeğin yerine geçirir. İşte bitkinin bu biçimleri, oluşumları yalnızca birbirlerinden farklılaşmakla kalmazlar ama aynı zamanda birbirleriyle bağdaşmaz şeyler olarak biri ötekinin yerini, yani birbirlerinin yerini de alırlar. Yine de oynak yapıları onları organik birliğin birer anı kılar, bu birlikte onlar çatışma hâlinde olmadıkları gibi tersine her biri de aynı ölçüde gereklidir. İşte bu bir arada, eşit olarak bulunma zorunluluğu ise bütünün yaşamım oluşturur. Ancak felsefe sistemleri arasındaki çelişki genellikle böyle anlaşılmaz; ayrıca çelişkiyi yakalayan insan zihni (tin) onu tek yanlılığından çekip çıkarmayı ya da onu kurtarılmış olarak elde tutmayı, kendi kendisiyle çekişip didişir ve çelişir gibi görünen şeyin yapısında, karşılıklı olarak zorunlu bulunan anları (moment) tanıyıp ortaya çıkarmayı bir türlü bilemez (Tinin Fenomenolojisi., s.
- Cevap: Bu sayfada herhangi bir soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 90 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok