11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 102
“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 102 Hisar Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 102
C. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL BİLİMSEL ÇALIŞMALARININ DÖNEM FELSEFESİNE ETKİSİ
15. yüzyıl-17. yüzyılda geliştirilen çalışmalar ve teoriler, felsefenin ve bilimin evrene dair görüşlerinde büyük değişiklikler ortaya çıkarmıştır. Bu dönemde yaşanan ve genelde “bilimsel devrim” olarak nitelendirilen gelişmelerin felsefedeki etkilerinden biri felsefede insanın kendine ve içinde yaşadığı dünyaya bakışında meydana getirdiği değişikliklerdir. Bu dönemde N. Kopernik, G. Galileo, F. Bacon, I. Nevvton gibi düşünürler ve bilim insanları önemli çalışmalar yapmıştır (Şema 3.3).
a. Nicolaus (Nikolas) Kopernik Kopernik (Görsel 3.10), düşünce tarihinde bir dönüm noktasını simgeler. Onun adıyla anılan evren sistemi yalnız modern bilimin doğuşunun değil, insanın evren içindeki yerini saptamada yeni ve dikkat çekici bir görüşün ortaya çıkmasının başlangıcı sayılır. Kopernik’in Göksel Kürelerin Dolanımı Üzerine adlı eserinde yer alan evrenin ve Dünya’nın küresel olduğu; gök cisimlerinin hareketlerinin üniform (tek düzen), çembersel ve sürekli olduğu gibi fikirleri Aristoteles’ten beri kabul edilen fikirlerdir. Kopernik’in evren sisteminin devrimci nitelikte kabul edilmesinin temel nedeni bu evren sisteminin Dünya’yı evrenin merkezi olmaktan çıkarıp Güneş’in etrafında dolanan sıradan bir gezegen sayması olmuştur. Kopernik, böylece astronomi alanında Batlamyus’un İlk Çağ’dan beri hâkim olan Dünya merkezli evren sistemi yerine Güneş merkezî! yeni bir evren sistemi önermiştir. Astronomi alanındaki bu evren sistemi değişikliğinin sonuçları, bilimde olduğu kadar felsefede de dikkat çekici etkiler meydana getirmiştir. Çünkü Batlamyus astronomisi, o zamana kadar kilise ve üniversiteler tarafından doğru kabul edilen bir evren sistemiydi. Kopernik’le insanoğlunun kendini evrenin merkezinde sayma iddiası yıkılmış, doğanın bir parçası olduğu düşüncesi doğmuştur.
Bilgi Kutusu
Orta Çağ boyunca hâkim olan Dünya merkezli evren sistemine karşılık kökeni İlk Çağ düşünürlerine uzanan Güneş merkezli evren sistemini öneren Kopernik’in bunun yol açacağı tepkileri en baştan sezinlediği görülmektedir. Kopernik’in hastalığı sırasında Göksel Kürelerin Dolanımı Üzerine adlı eserin basım işiyle uğraşan dostu Osiander (Osyander), bir teolog olarak gelecek tepkileri göz önünde bulundurmuş ve yazdığı ön sözde önerilen sistemin bir hesaplama aracı olmaktan ileri geçmediği konusunda okuyucuyu uyarmıştır. Ona göre sistem sadece matematiksel olarak doğru sayılabilir, sistemin felsefi doğruluğu söz konusu değildir. Kilise ve kilisenin öğretisine bağlı pek çok kimse için Kopernik sistemi yanlış fakat açıklama yönünden elverişli bir hipotezden başka bir şey değildir. Katolik kilisesi bu tutumunu 1822’ye kadar sürdürmüştü
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Hisar Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 102 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.


Yeni Yorum