11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 17
“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 17 Hisar Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 17
Felsefe kavramı Yunanca philosophia (filosofya) sözcüğünden gelir ve philosophianın Arap- çada aldığı biçimdir. Philosophia sözcüğü “philia” ile “sophia” sözcüklerinden türemiştir. Philia sevgi, sophia ise bilgelik ya da bilgi anlamına gelir. Buna göre philosophia, bilgiyi ya da bilgeliği sevmek demektir. Terim anlamının ötesinde felsefenin çok çeşitli tanımları yapılmıştır. Bununla birlikte felsefenin evren, toplum, yaşam ve bireyin kendisi üzerine gerçekleştirdiği bir düşünme ve bilme çabası olduğu söylenebilir.
Felsefi anlamda İlk Çağ ya da Antik Çağ, felsefenin doğduğu MÖ 6. yüzyıl ile MS 2. yüzyıl arasındaki dönemi ifade eder. Felsefenin MÖ 6. yüzyılda Batı Anadolu’da, İyonya kentlerinden biri olan Milet’te (Didim, Aydın) ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Bununla birlikte felsefi düşünmenin İlk Çağ’daki pek çok önemli medeniyetin düşünce mirasından etkilenerek geliştiği söylenebilir. Bu medeniyetlerin başlıcaları; Mezopotamya, Mısır, Çin, Hint ve İran’dır (Şema 1.1).
A. İLK MEDENİYETLERİN FELSEFENİN ORTAYA ÇIKIŞINA ETKİLERİ
İlk Çağ’da Yunan medeniyetinin yanı sıra Mezopotamya, Mısır, Çin, Hint ve İran medeniyetlerinde de felsefi olarak nitelendirilebilecek pek çok problem üzerinde durulmuştur. Bu medeniyetlerden kalan eserlerde daha çok “Bu evren nereden gelip nereye gidiyor?” gibi kozmolojik (evren bilimsel) ve “İnsan nasıl yaşamalı?” gibi ahlaki problemler üzerinde durulduğu görülmektedir.
a. Mezopotamya Medeniyetleri
Mezopotamya’da kurulmuş medeniyetlerden biri olan Sümerler, MÖ 3000 yıllarında pek çok alanda dönemin diğer medeniyetlerine göre ileri bir düzeye ulaşmışlardır. Sümerlerin felsefe ve medeniyetler tarihine en önemli katkısı, yazıyı (çivi yazısı) icat etmeleridir. Bu icat sayesinde düşünce birikimlerini sonraki kuşaklara aktarma ve toplumlar arasında etkileşim sağlama imkânını ortaya çıkarmışlardır. Sümerler; astronomi, din ve mitoloji konularında dikkat çeken bir bilgi birikimine sahip olup bunları yazıya geçirmişlerdi. Bu sayede ortaya koydukları bilgi birikimleri, kendilerinden sonraki medeniyetler tarafından da kulla- nılabilmiştir.
Felsefi düşüncenin temeli sayılan mitolojik düşüncenin bilinen ilk örneklerine Sümerlerde rastlanır. Bu medeniyet, geliştirdiği mitolojik anlatılarla pek çok medeniyetin ve topluluğun düşünce biçimini etkilemiştir. Sümerler Dönemi’nde Uruk kentinde hüküm sürmüş olan Sümer Kralı Gılgamış’ın (Görsel 1.1) ölümsüzlüğü arama öyküsünü konu alan Gılgamış Destanı ise bilinen en eski yazılı mitolojik destandır.
MÖ 2000’li yıllarda Sümerlerin yerini alan Mezopotamya medeniyetlerinden olan Babiller, dönemine göre ileri düzeye erişen matematik, geometri ve astronomi bilgisine sahipti. Babiller, gözlemevi (rasathane) olarak da kullandıkları tapınaklarda Güneş ve Ay tutulmalarının çizelgelerini ilk kez düzenlemeyi başarmışlardır. Babil Kralı Hammurabi’nin (Görsel 1.2) yazdırdığı ve onun çeşitli meselelerle ilgili koyduğu kuralları içeren Hammurabi Kanunları, bilinen en eski yazılı hukuk metinlerindendir.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Hisar Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 17 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.


Yeni Yorum