11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 69
“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 69 Hisar Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 69
İslam felsefesinde kelam okullarının temel amaçları, İslam’ın inanç ilkelerini Kur’an’dan tespit etmek, bunları akıl yoluyla temellendirip açıklayarak diğer dünya görüşlerine karşı savunmak olmuştur. Bu amaçların belirlenmesinde İslam vahyinin akla ve aklın işlevselliğine yönelik olduğu vurgusu önemli rol oynamıştır. Bu nedenle İslam düşünürleri ve kelamcıları çok erken dönemlerden itibaren inancın ve vahyin akla uygun felsefi ifadesini geliştirmeyi temel bir hedef olarak görmüşlerdir.
İslam teoloji geleneğinde, inanç ile akıl ilişkisini açıklamada genel anlamda nakil (haber), akıl ve kalp temelli olmak üzere üç tür kelam yaklaşımından söz edilebilir.
Bu yaklaşımda “nas” insan aklına alternatif bir bilgi ve bilgi kaynağı olarak düşünülmüştür. Nas, İslam teolojisinde anlamı açık ve meydanda olan Nakilci yaklaşım ayetikerîme ve hadisişeriflerdir. Nakilci eğilime göre akıl, dinî konularda görüş ortaya koyamaz. İnançla ilgili konuları tartışmada en ideali aşırılığa kaçmamak, hatta susmak ve görüş bildirmemektir.
Bu yaklaşıma göre gerçek bir inanç, öncelikle insanları ikna edecek akli Akıl merkezli kanıta sahip olmalı ve öğrenilen objektif hakikatin açık kanıtları ortaya kon- yaklaşım malıdır. Bu düşünürler aklın vahiyle birlikte ahlaki hakikatin kaynağı olduğunu,
İslam’ın temel inançlarının ancak akılla kavranabileceğini savunmuştur.
Kalp fiilleri yaklaşımı
Bu yaklaşım, inancın kalp fiillerinden (iradeye dayalı davranışlardan) oluştuğu görüşünü benimser. Bu tez, ağırlıklı olarak inancın duygu ve ahlak boyutunu göz ardı eden yaklaşımlara karşı geliştirilmiştir.
Uygulama
Soru: Aşağıdaki metni okuyarak verilen sorulan cevaplayınız. Cevapları defterinize yazınız.
İslam dininin akletmeye, düşünmeye, bilmeye yönelik özel ve öncelikli vurgusu onun en önemli niteliklerinden biridir. Pek çok ayet, insanı çeşitli nesne ve olgular üzerinde gözlem yapmaya, bunlardan elde edilen veriler üzerinde düşünüp aklederek doğru sonuçlara varmaya yönlendirmektedir. İslam dini, muhataplarına sadece belirli verileri sunmakla yetinmemekte, aksine onlardan bu verilerin gerçekliğini zihnî yetenekleriyle tahkik edip bizzat akletmek suretiyle kendilerine sunulan hakikate varmalarını istemektedir. Elbette İslam, muhataplarından kendinin Allah katından indirilmiş hak bir kitap olduğuna şüphesiz iman etmelerini ve ona uymalarını istemektedir. Ama o, gerçek bir imanın körce ve dogmatik bir biçimde değil, aksine akla, kanıta ve bilgiye dayalı olarak gerçekleşmesini talep etmektedir.
Akla, kesin kanıta ve bilgiye dayalı bir inancı öngören İslam dini, belirli merci ve otoritelere körü körüne uymayı reddederek kendisini de sorgulamaya açmakta ve aynı zamanda dinî bilginin aktarıcısı olan peygamber ve Kur’an-ı Kerim’in de doğru ve hak olup olmadığını düşünmeye ve araştırmaya çağırmaktadır.
Soru: Metne göre İslam dini, genel olarak inanç ile akıl ilişkisi problemine nasıl yaklaşmaktadır?
- Cevap: İslam dini, imanın akla, bilgiye ve kanıta dayanması gerektiğini savunur.
Soru: Metne göre İslam dininin “otoritelere körü körüne uyma” konusundaki tutumu nasıldır?
- Cevap: İslam dini, körü körüne itaati reddeder; insanı araştırmaya ve sorgulamaya çağırır.
11. Sınıf Hisar Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 69 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.


Yeni Yorum