Yükleniyor...
Evvel Cevap
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 70
11. Sınıf Felsefe Hisar Yayınları
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 70

“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 70 Hisar Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 70

Ç. 8. YÜZYIL-12. YÜZYIL ÇEVİRİ FAALİYETLERİNİN FELSEFEYE ETKİSİ

Çeviri faaliyetleri denildiğinde medeniyetlerin ve kültürlerin karşılaşıp temas kurmaları sırasında birer birikim ürünü olan eserlerin aktarılması anlaşılır. İnsanlık tarihinde üç önemli kültür etkileşimi, buna bağlı olarak da üç büyük çeviri faaliyeti görülmüştür. Bunlardan ilki MÖ 6. yüzyıl-MÖ 4. yüzyıl arasında Fenikeliler ve Mısırlılar gibi medeniyetlerden Yunancaya çevirilerin yapıldığı, böylece özgün bir düşünce ve bilim atmosferinin meydana geldiği dönemdir. İkincisi 8. yüzyıl-10. yüzyıl arasında Pehlevice, Süryanice ve Yunancadan Arapçaya yapılan çevirilerdir. Üçüncüsü ise 12. yüzyılda AvrupalIların Arapça kitaplar başta olmak üzere Doğu medeniyetlerinin eserlerini Batı dillerine aktardıkları dönemdir. Her üç çeviri hareketinde de önce kültürlerarası etkileşim, ardından çeviri faaliyetleri ortaya çıkmıştır. Bu süreç çeviri merkezlerinin bulunduğu şehirlerin kültürel hayatını zenginleştirmiştir. Sistemli ve kurumsal biçimde yapılan bu çeviri faaliyetleri, kültürler arası etkileşim ve bilgi aktarımı sağlamanın yanı sıra özgün felsefi düşüncelerin geliştirilmesinde etkili olmuştur.

a. 8. Yüzyıl-12. Yüzyıl Çeviri Faaliyetlerinin İslam Felsefesine Etkisi

İslam felsefesi tarihi bakımından çeviri faaliyetleri denildiğinde köklü medeniyetlerin eserlerinin, özellikle 8. yüzyıl-10. yüzyıl arasında İslam’ın medeniyet dili olan Arapçaya aktarılması akla gelir.

İslam medeniyeti 7. yüzyıldan itibaren hızla ilerlemiş, zamanla farklı coğrafyalara ulaşmış ve ulaştığı yerlerde farklı medeniyetlerle karşılaşmıştır. Orta Doğu’da Mısır, Suriye ve Babil; Asya’da Merv ve Horasan gibi pek çok önemli bölge Müslümanların hâkimiyetine geçmiştir. Buralarda özellikle İskenderiye, Antakya, Harran, Urfa, Nusaybin, Kınnesrin ve Cündişâpûr gibi kültür merkezlerinde çok sayıda Hristiyan ve Yahudi din adamı ile düşünür yaşamaktaydı. Bu şehirler o dönemde felsefe ve teolojinin Yunanca öğretildiği en önemli merkezler olmuştur. Bu kültür merkezlerindeki medeniyet birikimiyle etkileşime giren Müslümanlar, zamanla bunları öğrenmeye ve Arapçaya tercüme etmeye başlamışlardır.

Abbasilerin (750-1258) ilk dönemlerinde çeviri faaliyetleri sistematik biçimde gerçekleştirilmiştir. 762 yılında Abbasilertarafından kurulan Bağdat; 8. yüzyıl-12. yüzyıl arasında Hintçe, Pehlevice, Süryanice ve Yunanca metinlerin Arapçaya çevrildiği bir merkez hâline gelmiştir. Abbasiler Dönemi’nde Bağdat’ta tercüme bürosu ve kütüphane olarak kurulan Beytü’l-Hikmenin (Görsel 2.7) zamanla fiziki şartları ile işlevselliği gelişmiştir. Aristoteles’in Orga- non, Porphyrius’un (Porfiros) İsagoji eserleri gibi önemli metin çevirilerinin yapıldığı bir bilim ve felsefe akademisi hâline gelmiştir. Bu çalışmalar içinde özellikle Plotinos’un sudûr nazariyesi ve Aristoteles’in mantık görüşleri İslam filozoflarını oldukça etkilemiştir.

Bağdat’ın yanı sıra pek çok kültür merkezinde gerçekleştirilen çeviri ve eğitim faaliyetleri sayesinde başta Aristoteles olmak üzere Yunan felsefesinin en önemli düşünürlerinin eserleri ile Hint ve İran’ın düşünsel mirası İslam dünyasına geçmiştir. Bu durum, İslam düşünürlerinin teolojik ve felsefi tartışmalara yönelik görüşlerini geliştirmelerinde ve düşüncelerini sistemli biçimde temellendirmelerinde İlk Çağ’ın düşünce mirasından yararlanmalarını sağlamıştır.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Hisar Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 70 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
Benzer İçerikler

Yeni Yorum