Yükleniyor...
Evvel Cevap
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 93
11. Sınıf Felsefe Hisar Yayınları
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 93

“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 93 Hisar Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 93

B. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNE ÖNCEKİ FELSEFİ DÖNEMLERİN ETKİSİ

15. yüzyıl-17. yüzyıl felsefesi, bazı özellikleri bakımından önceki felsefi dönemin devamı niteliğindedir. Felsefi düşünce bu bakımdan bir süreklilik gösterir. Bu nedenle 2. yüzyıl-15. yüzyıl felsefesinin özellikle son evrelerinde gözlemlenen görüşleri bilmek önemlidir.

Orta Çağ’ın 15. yüzyıla kadar egemen olan skolastik felsefesi kilisenin gölgesinde var olmuştur. Bu dönemin Hristiyan teolojisi, İslam dünyasından yapılan tercümeler sayesinde Aristoteles’in (Görsel 3.1) felsefesini daha iyi öğrenmiş, bunu kendine dayanak yaparak bu iki felsefi sistem arasında bir sentez gerçekleştirmek istemiştir. Hristiyan teolojisi karşılaştığı felsefi problemleri Aristoteles’le ilişkilendirilebilecek bir felsefi yaklaşımla ele almak, tartışmak ve problemlerle yüzleşmek yerine değişmez dogmalarla bunlara cevap geliştirilmesini istemiştir.

Aristoteles’in felsefesiyle skolastik felsefe teolojisi arasında oluşturulmak istenen sentezin temelleri, Orta Çağ’ın sonlarına doğru zayıflamaya başlamıştır. Düşünürlerin hayat, sanat ve düşüncenin çeşitli imkânlarıyla tanışma isteği ile Hristiyan düşünce yapısı arasındaki ayrılık, 14. yüzyılın başlarından itibaren büyümeye başlamıştır. Aynı dönemlerde kilise içerisinde felsefeyi din veya teolojinin hizmetkârı olarak kullanmanın uygunluğuyla ilgili tartışmalar yapılmıştır. Bunun sonucunda bir disiplin olarak felsefenin din ve teolojiden tamamen ayrı olduğu görüşü öne çıkmaya başlamıştır.

Skolastik felsefenin son düşünürlerinden olan Ockhamlı VVilliam (1287-1347) (Görsel 3.2), çifte hakikat öğretisi olarak bilinen ve bazı hakikatlerin iman bazılarının ise akıl yoluyla bilinebileceğini ifade eden öğretisini kullanarak Orta Çağ teolojisini bir şekilde koruma çabasında olmuştur. Ockhamlı VVilliam, insan zihninin deneyim alanının üstüne hiçbir zaman çıkamayacağı ve dolayısıyla felsefenin bir teoloji sağlayamayacağı fikrini de geliştirmiştir. “Bizde bir formun veya ruhun var olduğu, bunun bedenin formu olduğu, bunu akıl ve deneyime dayanarak tam bir kesinlikle bilmenin bir yolu olmadığı” görüşünü vurgulamış ve insanların hakikatleri ancak iman yoluyla bilebileceğini söylemiştir.

Ockhamlı VVilliam’ın felsefeye ve teolojiye yaklaşımında görüldüğü gibi dini artık öncelikle inanç alanıyla ilgili bir konu olarak ele alan reform hareketinin ve felsefeyi dinden özerk hâle getirmede etkili olan Rönesans sürecinin temelleri yine Orta Çağ felsefesinin son düşünürlerince atılmıştır.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Hisar Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 93 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
Benzer İçerikler

Yeni Yorum