11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 98
“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 98 Hisar Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 98
b. Bilimsel Yöntem
15. yüzyıl-17. yüzyıl felsefesi, esin kaynağı olarak bilimsel düşünceden ziyade sanatı temel almıştır. Bu dönemdeki yeniden doğuş düşüncesi öncelikle sanatın farklı dallarında zengin eserlerde görülür. 15. yüzyıl-17. yüzyıl arasında ortaya çıkan “bilme isteği” sayesinde önceki dönemlerde pek de bilinmeyen Antik Yunan, Bizans ve İslam düşüncesinin eserleri başta Latince olmak üzere Avrupa dillerine çevrilmiştir. Bu sayede Avrupa’nın düşünce dünyası zenginleşmiştir. Bu durum Avrupa’nın skolastik düşüncenin ötesindeki görüşlerle karşılaşmasını sağlamıştır.
Modern bilimsel yaklaşımın ortaya çıkmasını sağlayan asıl gelişme 15. yüzyılda başlayıp 16. yüzyılda devam eden Bilim Devrimi sürecidir. Bilim Devrimi, bilimin farklı alanlarını etkilemekle kalmamış, bilimin felsefede ve hatta toplumsal hayatta oynadığı rolleri de değiştirmiştir. 15. yüzyıl-17. yüzyıl döneminde ortaya çıkan modern bilim anlayışının özelliklerinden biri bilimsel yöntemin ortaya çıkmasını sağlamasıdır. Bilimse! yöntem sayesinde bir kuramın gözlenmiş olgularla nasıl ilişkilendirilmesi gerektiğine ilişkin sistematik bir bakış açısı geliştirilmiştir. Böylece bilimsel araştırma sürecinde izlenmesi gereken adımların neler olduğuna dair bütüncül bir yaklaşım ortaya konmuştur. Modern bilim, deneysel yöntemin temelini oluşturan tümevarımsal düşünmeyi ve deneysel süreçleri kullanarak başarıya ulaşmıştır. Modern bilimsel düşüncenin ortaya çıkmasıyla bir kuramın “hiçbir zaman kesin olamayacağı” dolayısıyla zorunlu, bir başka deyişle biricik ve son olduğunun ileri sürülemeyeceği görüşü bilimin temel ilkeleri arasında yerini almaya başlamıştır.
c. Kartezyen Felsefe
Fransız düşünür Descartes (Görsel 3.8), Yeni Çağ felsefesinin, diğer adıyla modern felsefenin, öncüsü kabul edilir. Descartes isminin Latinceleştirilmiş biçimi “Cartesius (Kartesus)” olduğu için Descartes’ın felsefi yaklaşımı, Cartesianizm (Kartezyanizm) ya da Türkçeleştirilmiş ifadesiyle Kartezyencilik olarak adlandırılır. Descartes’ın modern felsefenin öncüsü kabul edilmesinin temel nedeni Yeni Çağ felsefesinin ilk büyük sistemcisi olmasıdır. Rönesans’ın başından beri yeni bir kültürü, yeni bir bilimi kurmaya yönelik geliştirilen düşünceler onun felsefesinde bir senteze ulaşmıştır. Rasyonalist bir filozof olan Descartes’a göre felsefede de bilimde de matematiğin sağladığı kesinlikten hareket edilmelidir. Bir yandan matematiğin mantıksal yapısını felsefeye yönelterek çağdaş felsefeyi içinde olduğu skolastik anlayıştan çıkarmayı amaçlayan Descartes, diğer yandan da matematiksel ve nicel (ölçülebilir) araçların bilimsel faaliyetin temelinde yer alması gerektiği görüşünü ortaya atmıştır. Ona göre bilimde ele alınan bütün olgular ve aralarındaki ilişkiler ölçülebilir ve grafik olarak temsil edilebilir özellikte olmalıdır.
Yöntemsel kuşkuculuk ya da metodik şüphecilik olarak bilinen yaklaşımı geliştiren Descartes; doğru olduğu bilinmeyen, bilinmediği için de hakikate zarar veren bütün inançları ayıklayarak doğru bilgiye ulaşmayı hedeflemiştir. Descartes şüpheyi doğru bilgiye ulaşmada bir araç olarak gören bu yaklaşımıyla şüpheyi bir amaç olarak gören septisizm yaklaşımından ayrışır. Şüphe ederek doğruya ulaşma yöntemini öncelikle kendisine uyarlayan Descartes; gerçek dünyanın, Tanrı’nın, matematiksel bilginin varoluşundan şüphe edip şüphesinde son sınıra ulaşınca aradığı o kesin bilgiye, “Düşünüyorum, o hâlde varım.” sonucuna ulaşmıştır.
Descartes, “insanda ruhun bedenden ayrı bir varlık olduğu” fikrini ileri sürmüştür. Bu görüş onun ikici (düalist) felsefesinin temelini oluşturur. Ona göre evrende iki temel töz bulunur. Bunlar, ruh ve maddedir. Tanrı ve doğa ikiliğinde Tanrı, yaratma gücüne ve akla sahip bir varlık iken doğa akıldan yoksun, maddi varlık alanıdır. Öte yandan ruh ve beden ikiliğinde de benzer biçimde ruh yok olmayan ve canlılığı oluşturan varlık iken beden insanın maddi varlık alanını ifade eder.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Hisar Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 98 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























