11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 138
“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 138 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 138
18. Yüzyıl-19. Yüzyıl Felsefesinin Dönemin Dil ve Edebiyatıyla İlişkisi
Edebiyat ve felsefe, iki ayrı disiplin olmakla birlikte her zaman ilişki içerisinde olmuştur. Öyle ki bazen edebiyat felsefeye aracılık etmiş, bazen de felsefe dil ve edebiyat üzerinde etkili olmuştur. Bu etkileşimin en belirgin örnekleri 18 ve 19. yüzyıllarda görülür. 19. yüzyılın başından ortalarına kadar bütün Avrupa’da hâkim olan sanat ve edebiyat akımı romantizmin temelinde Voltaire (Volter), Rousseau, Montesquieu gibi Aydınlanma Dönemi filozofları vardır. Bu filozoflar, yüzyıl boyunca Fransız İhtilali’ni ortaya çıkaran düşüncenin zeminini hazırlamakla birlikte görüşleriyle edebiyatı da etkilemişlerdir. Goethe (Göte), Schiller (Şilla), Lamartine (Lemartin), Hugo (Hügo) gibi sanatçılar bu felsefi atmosferin doğurduğu sanat ve edebiyat ortamında yapıtlarını ortaya koymuşlardır.
Yine realizmin doğuş zemini incelendiğinde felsefenin aynı etkisini görmek mümkündür. 19. yüzyılda Fransız filozofu A. Comte tarafından sistemleştirilen pozitivizm, realizmi etkileyen en önemli felsefi düşünce olmuştur. Böylece edebiyatta dolayısıyla dilde gözlem, eleştirel ve toplumsal gerçeklik, objektiflik gibi unsurlar hâkim olmuştur. Başta Stendhal (Stendal), Balzac (Balzak), Gogol, Dickens (Dikıns), Turgan- yev, Dostoyevski, Flaubert (Fuluber), Tolstoy, Hamingway (Hemingvey), Steinbeck (Steynbek) gibi birçok sanatçı bu görüşler içerisinde eserlerini kaleme almışlardır.
18. yüzyılda yaşanan Ansiklopedi hareketi, Aydınlanma düşüncesinin ve pozitivist görüşlerin yazın aracılığıyla kısa sürede Avrupa’ya yayılmasını sağlamıştır. Diderot (Didero) ve d’Alembert (Delomber) gibi aydınlar tarafından yaklaşık yirmi yıl sürdürülen Ansiklopedi hareketi sırasında otuz beş cilt eser yazılmıştır (Görsel 4.11). Bu dönemde düşünürler; din, ahlak, siyaset, hoşgörü, özgürlük, ilerleme kavramları üzerinde tartışmışlardır.
Realizmde olduğu gibi natüralizmin de doğuşunu sağlayan önemli bir felsefi akım vardır, bu akım determinizmdir. Evrende olup biten her şeyin bir nedensellik bağlantısı içinde gerçekleştiğini, fiziksel evrendeki dolayısıyla insanın tarihindeki tüm olgu ve olayların mutlak olarak nedenlere bağlı olduğunu ve nedenler tarafından koşullandığını savunan bu anlayış, başta Zola (Zula) ve Maupassant (Mopessan) olmak üzere birçok yazarı etkilemiştir.
19. yüzyılın son çeyreğinde Batı’da şiire hâkim olan sembolizm (simgecilik) de felsefi temelleri olan bir edebiyat akımıdır. Sembolizm, I. Kant’ın idealist felsefesine dayanır. 19-20. yüzyıllar arasında yaşayan
H. Bergson’un pozitivist felsefeye karşı geliştirdiği ve aklın karşısında sezgiyi önde tutan sistemi de sembolizmin felsefi zeminin oluşmasına katkı sağlamıştır. Bu filozofların düşünceleri; Baudelaire (Bodler), Mal- larme (Melarmi), Varleine (Verleyn), Rimbaud (Rimbo) gibi sanatçıların eserlerine yansımıştır.
Edebiyat ve felsefe insanın kendi varoluşunu açığa vurduğu, dil üzerine inşa edilmiş iki farklı etkinlik alanıdır. İnsanı ilgilendiren hemen her şey hem edebiyatın hem de felsefenin konusudur. Sanatçılar eserlerinde içinde yaşadığı toplumu veya bütün insanlığı ilgilendiren günlük veya genelgeçer bir konuyu, problemi ele alıp işler. Bunlar aynı zamanda felsefenin de konusu olduğu için edebî eserler içerik bakımından felsefi bir boyuta sahiptir. Bunun yanında bazı filozoflar, edebiyatın anlatım olanaklarından yararlanarak roman, deneme gibi edebî türler yoluyla felsefi düşüncelerini ortaya koymaya çalışmışlardır.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 138 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























