“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 147 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 147

Soru: 10-12. soruları aşağıda verilen parçaya göre cevaplayınız. J. J. Rousseau, insanların doğarken iyi olduklarına ama toplum içinde büyürken edindikleri deneyimlerle bozulduklarına inanmaktaydı. J. J. Rousseau'ya göre doğa durumundaki insan “Soylu bir vahşiydi.” Fakat uygar denen bir toplumda büyüyen çocuğa doğal içgüdülerini frenlemesi, gerçek duygularını bastırması, kavramsal düşüncenin yapay kategorilerini duygularına dayatması, düşündüklerini ve hissettiklerini sanki düşünmemiş, hissetmemiş gibi; düşünmediklerini ve hissetmediklerini de düşünmüş, hissetmiş gibi yapması öğretilir. Sonuçta kişi, kendine yabancılaşır; yalan ve ikiyüzlülük her yanı kaplar. O yüzden uygarlık, gerçek değerleri çürütür ve yok eder ancak bir kere uygarlıkla tanışan birinin ilkel duruma dönme olasılığı artık yoktur. Bu nedenle yapmamız gereken şey deyim yerindeyse uygarlığı uygarlaştırmaktır. Uygarlığı, doğal içgüdülerimizin ve duygularımızın daha eksiksiz ve daha özgür ifade edilmesine olanak sağlayacak bir biçimde değiştirmemiz gerekir. Soru: J. J. Rousseau, uygarlığı hangi bakımlardan eleştirmiştir?
  • Cevap: J. J. Rousseau, uygarlığı insanların doğal içgüdülerini bastırmalarına ve kendilerine yabancılaşmalarına neden olduğu için eleştirmiştir. Ona göre uygarlık, kişileri sahte davranışlara yönlendirerek yalan ve ikiyüzlülüğün yaygınlaşmasına yol açar ve gerçek değerleri çürütür.
Soru: J. J. Rousseau'nun görüşlerine katılıyor musunuz? Görüşünüzü gerekçelendirerek açıklayınız.
  • Cevap: Rousseau’nun görüşlerine kısmen katılıyorum; çünkü toplumun dayattığı bazı kurallar ve normlar, bireylerin içgüdülerini bastırmalarına ve kendilerine yabancılaşmalarına yol açabilir. Ancak uygar toplum, bireylerin birlikte uyum içinde yaşamasını sağlayan değerler ve sorumluluklar da yaratır, bu yüzden uygarlık tamamen olumsuz değerlendirilemez.
Soru: Bu parçaya göre aşağıdaki ifadelerden hangisine ulaşılabilir? A) İnsan doğası gereği bencil bir varlıktır. B) İnsan uygarlık sayesinde her alanda özgürleşir. C) Toplum insanın korunma ihtiyacının ürünüdür. D) Uygarlık insanın doğasını olumsuz yönde etkiler. E) Eğitim insanın olanaklarının geliştirilmesini sağlar.
  • Cevap: D
Soru: 13-14. soruları aşağıda verilen parçaya göre cevaplayınız. Charles Dickens “İki Şehrin Hikâyesi” adlı eserinde Aydınlanma Dönemi'ni şöyle anlatır: “Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü hem akıl çağıydı hem aptallık hem kuşku hem de inanç devriydi. Aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı. Hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana. Sözün kısası şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin -iyi ya da kötü fark etmez- sadece daha sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.” Soru: Yazar Aydınlanma Dönemi'ni nasıl betimlemiştir? Bu betimlemeye katılıyor musunuz? Açıklayınız.
  • Cevap: Yazar, Aydınlanma Dönemi'ni çelişkilerle dolu, hem umut hem de umutsuzluk içeren bir dönem olarak betimlemiştir. Akıl ve kuşku, aydınlık ve karanlık, inanç ve umutsuzluk bir arada bulunur. Bu betimlemeye katılıyorum; Aydınlanma Dönemi, yeni fikirlerin ve eleştirilerin yükseldiği ama aynı zamanda belirsizliklerin yaşandığı bir dönemdir.
Soru: Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma Dönemi için doğrudur? A) Aklın eleştirildiği bir dönemdir. B) Dogmalar her alana egemendir. C) Farklı yaklaşımlar bir aradadır. D) Demokratik bir yönetim vardır. E) Din, toplumsal yaşamı belirler.
  • Cevap: C

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 147 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.