Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Youtube Kanalı
11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 154

Test Çöz Sayfası

“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 154 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 154

20. yüzyıl felsefesi, 19. yüzyılın yarısından başlayıp günümüze kadar gelen dönemi içerir. 20. yüzyıl felsefesi yaşanan sosyal, siyasal ve kültürel olaylar tarafından biçimlendirilmiştir. 18 ve 19. yüzyıllarda Avrupa’da sanayileşme, Fransız İhtilali, sınıf çatışmaları gibi olaylar yaşanmıştır. Bunları takip eden süreçte ortaya çıkan iki büyük dünya savaşı, kimi devletlerin yıkılmasına ve yeni devletlerin kurulmasına yol açmıştır. Bilimsel ilerlemelere bağlı olarak ortaya çıkan teknolojik gelişmeler sonucunda silahlar icat edilmiştir. Bu durum işgalleri arttırmış, sömürgeciliğin yayılmasına ve soykırımların yaşanmasına neden olmuştur. Sanayileşmenin toplumun itici gücü olmasıyla kentlere göç yoğun bir şekilde devam etmiştir. Tüm bu gelişmeler, toplumsal ve siyasal yapıda değişikliklere neden olmakla kalmayıp düşünce dünyasını da etkilemiştir. 20. yüzyılda bilimler, büyük bir hızla ilerlemeye başlamış ve çeşitli alanlarda çalışmalar yapan birçok bilim insanı yetişmiştir (Görsel 5.1). Matematikte kullanılan kavramların sağlam temellere dayanmadığını gören matematikçiler, kavramsal sorgulamaya girişmişlerdir. Diğer bilimler de; mantık, matematik gibi sembolik bir dil kullanmaya yönelmiştir. Fizikte M. Planck’ın (Plank) hipotezi, A. Einstein’ın (Aynştayn) izafiyet teorisi, W. Heisenberg’in belirsizlik ilkesi gibi gelişmeler bilimlerde ilerlemeyi hızlandırmıştır. Bu durum sosyal bilimler için de geçerli olup özellikle sosyoloji ve psikoloji alanlarında önemli aşamalar kaydedilmiştir. Tüm bu gelişmeler, 20. yüzyıl felsefesinin konu alanlarını belirlemiştir.

18. Yüzyıl-19. Yüzyıl Felsefesinin 20. Yüzyıl Felsefi Akımları Üzerindeki Etkileri

20. yüzyıl felsefi akımlarının pek çoğu 18-19. yüzyıllardaki felsefi birikim üzerine oluşturulmuştur. Bu birikim ile dönemin siyasal ve toplumsal koşullarından etkilenen filozoflar, döneme özgü yeni yaklaşımlar ortaya koymuşlardır. J. Locke, D. Hume gibi filozoflar bilgide empirizmi savunarak evrene ve olaylara ilişkin bilgiye ancak duyum ve deneyle ulaşılabileceğini savunmuşlardır. Bu anlayış, 20. yüzyılda özellikle bilimsel yaklaşımı felsefenin merkezine alan görüşleri etkilemiştir. Benzer şekilde 19. yüzyılda sadece olguların duyusal bilgisinin mümkün olduğunu savunan ve A. Comte’un başını çektiği pozitivizm anlayışı da 20. yüzyıl düşünce dünyasında analitik felsefe, mantıksal pozitivizm gibi yaklaşımların ortaya çıkmasında rol oynamıştır.

20. yüzyıl felsefesini etkileyen filozoflardan biri de I. Kant’tır. Bu dönemde I. Kant’ın görüşlerini onaylayanların yanı sıra onu eleştirenler de vardır. I. Kant, duyularla algılanan varlıkların akıldaki kategoriler tarafından işlenmiş hâli olan fenomenin bilgisinin mümkün olduğunu, gerçeklik olan numenin bilinemeyeceğini iddia etmiştir. I. Kant’ın bu görüşleri, 20. yüzyılın metafiziğe karşı çıkan bir düşünce akımı olan mantıksal pozitivizm tarafından eleştirilirken Yeni Kantçılık tarafından desteklenerek devam ettirilmiştir.
18. yüzyıl-19. yüzyıl felsefesinin önemli filozoflarından F. Hegel de 20. yüzyıl düşüncesinin oluşumunda etkili olan isimlerdendir. Özellikle diyalektik idealizm anlayışı, Karl Marx’ta (Karl Marks) diyalektik materyalizme dönüşmüştür. K. Marx, bir yandan F. Hegel’in idealizm anlayışını eleştirerek yerine materyalist görüşü geliştirmiş diğer yandan onun diyalektik yöntemini kendi felsefesine uyarlamıştır. Bu nedenle K. Marx’ın felsefesinin temelinin F. Hegel tarafından atıldığı düşünülmektedir.
18. yüzyılın sonu ve 19. yüzyılın başlarında ortaya çıkmış olan romantizm, Aydınlanma’nın temel ilkesi olan akılcılığa karşı çıkmıştır. Romantizmin duyguları ve sezgileri ön plana çıkaran yaklaşımı, 20. yüzyılda etkili olmuş filozoflardan Friedrich Nietzsche’nin (Fredrih Niçe) felsefi düşüncelerini belirlemiştir.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 154 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!