Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 181

Youtube Kanalı

“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 181 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 181

Soru: Takiyettin Mengüşoğlu’nun “İnsan Felsefesi” adlı eserinden alınan aşağıdaki metni okuyunuz. Bu metinden hareketle filozofun “insanı bir bütün olarak gören” düşüncelerini tartışınız.

İnsan Felsefesi*

Ontolojik Temellere Dayanan Antropoloji

Bir bütün olarak somut insanla günlük hayattaki en yalın işlerde, bilim, teknik, sanat gibi en karmaşık eylemlerde karşılaşırız. Gerçekten bir bütün olarak somut insan, ancak yapıp-etmelerin- de, bu yapıp-etmeleriyle gerçekleştirdiği başarılarında ortaya çıkar. Ancak bu fenomenlerde ve başarılarda insanı somut bir bütün olarak kavrayabilir, anlayabiliriz.
İnsanın bütünlüğü ile ortaya çıktığı fenomen ve başarılar şunlardır: Bilen, yapıp-eden, değerleri duyan, tavır takınan, önceden gören ve önceden belirleyen, isteyen, özgür ve tarihsel bir varlık olan, ideleştiren, bir şeye kendisini veren, çalışan, eğiten ve eğitilebilen, inanan, sanat ve tekniğin yaratıcısı olan, konuşan, disharmonik, biyopsişik bir varlık olan insan.

Bu fenomen ve başarılar, insan varlığının taşıyıcısıdır; yani onlar olmadan insan yaşayamaz; hiç olmazsa, şimdi ve tarihte karşılaştığımız şekliyle yaşayamaz. Bundan dolayı bu fenomen ve başarılara Nietzsche’nin bir deyimi ile insanın “varlık-koşulları” adını veriyoruz. Çünkü onlar insanın bulunduğu her yerde vardırlar. (…)

Eğer somut insanın varlık yapısı kavranmak isteniyorsa, onun varlık bütünlüğü parçalanma- malıdır.

Biyopsişik Bir Varlık Olarak İnsan

İnsan biyopsişik bir varlıktır; insanın bir “bios”u, bir de “psyche”si vardır; fakat insanın biosu ile psychesi arasındaki bağlılık bir eklenti değil, bir bütündür; yani insanın varlığı bios+psyche gibi iki öğenin birbirine eklenmesiyle oluşan bir toplam değil, tersine birbirinden ayrılamayan bir bütündür. Biz günlük hayatta bu bütünle fenomen olarak karşılaşmaktayız. (…)

Günlük hayatlarında ne sokaktaki sade insan, hattâ ne de bilim adamı insan varlığının ruh-be- den gibi bir ikilikten meydana geldiğini düşünür. Onlar insanı bir bütün olarak görürler. (…) Onların ruh ve bedenin birleşmesinden meydana gelen insan varlığının ikiliğini, birbirinden ayrılmış duran, birbirinden ayrılabilen, ayrı ayrı incelenmesi gereken, kendi başına var olan bir ruhu, kendi başına var olan bir bedeni düşündüklerinden de söz edilemez. Ancak bilim ve din gibi özel alanlar ve nedenler insanı böyle refleksiyonlu bir tavra götürürler. Fakat bu refleksiyonlu tavrın da öğrenilmesi gerekir. İnsan naif bir tavır içinde kaldıkça, insan varlığının ikiliğinden konuşulamaz. Çünkü insan bir bütün olarak insandır; ve o bize böyle bir bütün olarak verilmiştir. Nitekim biz bir insana selâm verirken, ruh ve bedenden meydana gelen bir ikiliğe değil, somut bir bütün olan insana selâm veririz.

  • Cevap: Takiyettin Mengüşoğlu’na göre insan, hem biyolojik hem de psikolojik yönleriyle tek bir bütün olarak ele alınmalıdır. İnsanın ruh ve beden olarak ayrılmadığını, bu unsurların bir ekleme değil, bütünlük içinde var olduğunu savunur. Günlük yaşamda, insanlar diğer bireyleri bütün olarak algılar; onların ruh ve beden ayrımını düşünmezler. Bu bütünlük, insanın günlük işlerinden sanatsal ya da bilimsel faaliyetlerine kadar her alanda ortaya çıkar. Mengüşoğlu, insanın somut varlık yapısının ancak bu bütünlükle anlaşılabileceğini vurgular.

Soru: K. Popper’ın “Ben yanılmış olabilirim ve sen haklı olabilirsin ve ortak çaba sonucunda belki doğruluğa biraz daha yaklaşabiliriz.” sözünden hareketle bilginin doğruluğu ile ilgili özgün bir metin yazınız.

  • Cevap: Bilginin doğruluğu, K. Popper’ın sözünde vurguladığı gibi, mutlak bir sonuca ulaşmaktan ziyade bir süreçtir. Popper’a göre, bilgiye yaklaşımımızda hata yapabileceğimizi kabul etmek, gerçek bilgiye ulaşmanın temel adımıdır. Bu anlayış, bilginin değişime ve eleştiriye açık olması gerektiğini gösterir; yani farklı görüşlerin, eleştirilerin ve çabaların bir araya gelmesiyle daha doğruya yaklaşabiliriz. Bir bireyin doğruluğa sahip olduğunu iddia etmesi, o bilgiyi değişmez kılmaz; aksine, herkesin doğruluğa ulaşmak için katkıda bulunabileceği bir öğrenme süreci yaratır. Bilginin doğruluğu, ancak hatalarımızı görmeye, eleştirilerle gelişmeye ve ortak bir çabayla ilerlemeye açık olduğumuzda ulaşabileceğimiz bir hedef haline gelir.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 181 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!