Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Google Play Uygulama
11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 185

Youtube Kanalı

“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 185 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 185

Soru: 10-12. soruları aşağıda verilen parçaya göre cevaplayınız.

E. Husserl’in “Şeylerin kendisine dönelim.” çağrısında önemli olan; bize toplum tarafından benimsetilen düşünceleri, kültürümüzü sorgulama, askıya alma tavrını temsil etmesidir. Böylelikle nesnelerin bize nasıl göründükleri doğrudan doğruya kültürümüzün oluşturduğu tül araya girmeksizin saptanabilecektir. Husserl’e göre şeylerin aslında nasıl göründüklerini saptamak, nasıl olduklarını saptamak demektir. Şeylerin bize öğretildiği gibi olduklarını sorgusuz kabullenemeyiz, onlara bakışımızı belirleyen öğretilmiş bilgilerimizi yeniden incelememiz gerekir. Kültürümüzü parantez içine aldığımızda şeylerin nasıl göründüklerini ortaya çıkarmak felsefe yapmaya başlamaktır. Bunu benimseyerek anlatmak, ayrıntılara inen büyük bir gayret gerektirdiğinden E. Husserl, felsefenin kesin bir bilim olduğunu söyler.

Soru: E. Husserl’e göre nesnelerin özünü kavramak için nasıl bir tavır almak gerekir?

  • Cevap: E. Husserl’e göre nesnelerin özünü kavramak için, toplumun ve kültürün bize dayattığı düşünce ve öğretileri sorgulayıp askıya almak, yani bu kültürel ve önyargısal etkileri “paranteze almak” gerekir. Bu yaklaşım, şeyleri doğrudan ve olduğu gibi görmemizi sağlar ve bu yolla nesnelerin özünü kavramaya yönelik bir felsefi tavır geliştirilir.

Soru: Sizce E. Husserl’in yöntemi ile nesneleri oldukları hâliyle kavrayabilir miyiz? Açıklayınız.

  • Cevap: E. Husserl’in yöntemiyle nesneleri oldukları hâliyle kavramamız mümkün olabilir, çünkü bu yöntem bizi önyargı ve kültürel etkilerden uzaklaştırarak nesnelere doğrudan bir bakış açısı geliştirmemizi sağlar. Ancak bu yöntemin tamamen başarılı olup olmadığını tartışmak mümkündür; çünkü her bireyin algısı yine de bazı subjektif izlenimlerle etkilenebilir.

Soru: Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi filozofun görüşlerine uygundur?

A) Varlıkların özellikleri soyutlanarak kavranabilir.
B) Bilimsel bir yaklaşımla felsefi bilgiye ulaşılabilir.
C) Hiçbir konuda yargıda bulunmamak gerekir.
D) Duyum ve deneyle algılanan her şey gerçektir.
E) Varlıkların öznel bilgisine sahip olunabilir.

  • Cevap: E

Soru: 13-17. uygulamaları gerçekleştiriniz.

Soru: Aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

  • Cevap:

T. Kuhn, bilim insanları tarafından kabul görmüş olan inançlar bütününe veya problemlerin nasıl anlaşılması gerektiği konusunda hemfikir olunan genel kabullere paradigma adını vermiştir. Bilimin doğrusal olarak sürekli ilerleyen bir sürece değil bir görüşten diğerine atlamalar biçiminde gerçekleşen bilimsel devrimler biçiminde ilerlediğini savunur. T. Kuhn’a göre bilimsel teoriler, doğa olaylarını açıklayabildiği sürece normal bilim dönemi yaşanır. Doğa olaylarını açıklayan teorilerin bütünü, bilim insanlarının sahip olduğu paradigmaları şekillendirir. Normal bilim sürecinde bilimsel istikrar sürerken bilim insanlarını araştırma sonuçları öyle bir noktaya getirir ki araştırma bulguları sahip oldukları paradigmalarla çelişir. Başlangıçta paradigmaları tehdit eden bu bulgular, kabul edilmek istenmez ve görmezden gelinir. Bu aşamaya olağanüstü bilim dönemi denir. Araştırma safhaları ilerledikçe ve araştırmaların çeşitliliği arttıkça elde edilen bulguların kabul görmekte olan paradigma ile olan çelişkisi artar ve bilimin inatçılığı kırılır. Bu kriz durumunu aşmak için bilim insanları, eski paradigmalarını yeni bir paradigma ile değiştirmek zorunda kalırlar. Bilimsel istikrar ve süreklilik böylece bozulmuş olur. Bilimsel devrimler periyodik olarak bu aşamalarla sürüp gider.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 185 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!