Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Test Çöz Sayfası
11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 26

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları

“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 26 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 26

Aristoteles (Görsel 1.11), öğretmeni Platon gibi felsefe tarihinin en önemli filozoflarındandır. Görüşleriyle kendisinden sonraki dönemlerde yaşamış olan filozof ve bilim insanlarını etkilemiş hatta Orta Çağ’a damgasını vurmuştur. Bilgi, varlık, ahlak, siyaset, sanat, metafizik, mantık ve doğa bilimleri ile ilgili görüşlerinden meydana gelen bir felsefi sistem oluşturmuştur. Aristoteles hem felsefi görüşleri hem de bilime katkıları bakımından düşünce tarihinde önemli bir yere sahiptir. Aristoteles, filozof kimliğinin yanı sıra bilim insanı olarak da görülmektedir. Aristoteles’in varlık, bilgi ve değer anlayışı şu şekildedir:

Aristoteles, varlık konusunda Platon’dan hem etkilenir hem de onun görüşlerini eleştirir. Aristoteles’e göre asıl varlık olan form; Platon’un ideaları gibi değişmeyen, duyularla algılanmayan, ezelî, ebedî, bir ve mükemmeldir ancak bu asıl varlık, Platon’daki idealar dünyası gibi bilinemeyen bir yerde değil varlıkların içindedir. Her varlık, madde ve formdan meydana gelir. Madde değişir, meydana gelir, yok olur ancak form aynı kalır. Örneğin insanlar doğar, değişir, ölür ama insanlık formu aynı kalır. İnsanlar tek tek birbirlerinden farklıdır ancak tümüne insan denmesinin nedeni taşıdıkları insanlık formudur. Her varlığın içinde değişime ilişkin belli birtakım olanaklar vardır. Koşullar sağlandığında bu olanaklılık gerçekleşmiş olur. Örneğin elma çekirdeği toprağa ekilip su ve güneş temin edilirse elma ağacı olur. Bunlar sağlanmazsa çürüme olasılığı gerçekleşmiş olur. Bu nedenle varlıklar, gelişigüzel değil belli bir ereğe göre değişir. Aristoteles bu değişimi “dört neden teorisi” ile açıklar.

Doğru bilgiye ulaşmada hem aklın hem de duyuların rolü vardır ancak duyular, belli bir varlığın belli bir zamandaki tikel bilgisini verdiği için doğru bilgiyi vermede yeterli değildir. Doğru bilgi olan tümelin bilgisini elde etmek için aklın kullanılması gerekir. Varlıkların maddesi duyularla algılanır ancak asıl varlık olan form sadece akılla kavranabilir. Duyular, hiçbir zaman varlıkların nedenleri hakkında bilgi veremez. Bir şeyin gerçek anlamda bilinmesi, onun nedenlerinin bilinmesi demektir. O hâlde bilmek, varlıkların özsel niteliklerinin kavranmasıdır. Bu hem o varlığı kendisi yapan zorunlu niteliklerin hem de o varlığın diğer varlıklar içindeki yerinin bilinmesiyle olur. Böylece varlığa ilişkin bir tanıma ulaşılır. Tanım, bireysel varlıklar hakkında zorunlu, tümel ve doğru bilgi sunar. Bu bilgi, tümdengelimsel bir kanıtlamanın sonucudur. Bu görüşüyle Aristoteles, Platon gibi rasyonalizmi savunmakta ancak ondan farklı olarak aklın bilgiyi hatırlamadığını, bizzat bilgiyi elde ettiğini iddia etmektedir.

İnsanın eylemlerinin amacı mutluluktur. İnsanı mutlu eden her şey iyidir. Mutluluğun koşulu bilgili olmaktır ancak bilgili olmak, iyi olmak için yeterli değildir. Aynı zamanda insanın davranışlarında aşırı uçlardan kaçınıp ölçülü olması da iyidir çünkü bu durumda insan mutlu olur. Örneğin para harcamada savurgan veya cimri olmak insanı mutsuz eder. Burada ölçü cömert olmaktır. İyi olan da budur.

Devlet doğal bir kurumdur. Devletin görevi, yurttaşlarının özgürlüklerini yasalarla güvence altına almak ve adaleti sağlamaktır. Yönetim biçimi demokrasi değil aristokrasi olmalıdır fakat yönetici, soyuna göre değil sahip olduğu erdeme göre belirlenmelidir.

Sanatçı, doğayı taklit eden bir taklitçi değildir. Tam tersine insanlara doğada bulunmayan ancak olabilir dünyalar ve güzellikler bulup sunan kişidir. Sanatçı, bu güzellikleri ifade ederken kendini de ifade eder. Güzel, bir denge unsurudur. Güzelin olabilmesi düzen, oran ve sınırlılığa bağlıdır. Bu bakımdan güzellik, matematiksel bir nitelik taşır.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 26 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!