Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 63

Youtube Kanalı

“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 63 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 63

Bilginin Kaynağı Problemi

İslam felsefesinde bilgi; imkânı, kaynağı ve değeri bakımından ele alınmaktadır. Bunun için İslam filozofları, zengin bir terminolojiden yararlanır. Bilgi, aklın eşyayı kavramasıyla ulaşılan soyutlama olarak tanımlanır. Örneğin Gazâlî bilgiyi “eşyayı olduğu gibi bilmek ve tanımak” olarak tanımlar. İslam filozoflarına göre bilgiyi elde etmek mümkündür ancak bu bilgiye nasıl ulaşılacağı konusunda farklı görüşler öne sürülmektedir.

Fârâbî, Platon’un insanın bilgiye doğuştan sahip olduğu görüşünü reddeder. Aristoteles gibi bilgi edinmede aklın yanı sıra duyuların da rolü olduğunu savunur. Ona göre doğuştan zihni bomboş olan çocuk, duyu organlarını kullanarak dış dünyadaki varlıkların tikel ve duyusal bilgisini elde eder. Bu bilgileri akıl yoluyla düzenleyip tümel bilgiye ulaşır. Sonra da bunlar aracılığıyla yeni bilgiler üretir.

Eş’ariyye, insan aklının Tanrı’nın özünü kavrayamayacağını savunur ancak burada aklın tümüyle dışlanmasından yana değildir. Yalnızca aklın yüceleştirilmesine karşıdır. Eş’ariyye’ye göre akıl, bazı şeyleri kavrarken bazı şeyleri de bilemez. Bu nedenle bilgide akıl değil vahiy (nakil) kılavuz olarak alınmalıdır.

Mâtürîdiyye, dinin anlaşılması ve yorumlanmasında akla önem vermiştir. İnsan, akıl sahibi bir varlık olarak yaratılmıştır. Bu nedenle bilgi edinmede akıl kullanılmalıdır. Bununla birlikte Mâtürîdiyye, dini anlama ve yorumlamada akıl ile vahiy arasında bir denge kurmaya çalışır. Vahiy, dinî bilgilerin kaynağıdır; akıl da bunların doğru olup olmadığını belirler. Bunun yanı sıra akıl; Tanrı’nın varlığı, sıfatları, iman gibi konularda doğru bilgiye ulaşmayı sağlar.

Gazâlî (Görsel 2.3), bilgi anlayışında felsefi düşünceye ve akla karşı çıkar. Bunların yerine dinî düşünceyi ve sezgiyi savunur. Hem akıIsaI hem de duyusal tüm bilgilerin doğruluğundan şüphe eder. Ona göre bu dünya ve rüyalar âlemi olmak üzere iki âlem vardır. Rüyalar âleminde birtakım şeyleri yaptığımızı görüyoruz. Oysa sabah uyandığımızda bunların hiçbirini yaşamadığımızın farkına varıyoruz ancak yine de bunların ger çekliğinden şüphe etmiyoruz. O hâlde bu dünyanın kendisi bir başka dünyaya göre rüya durumu olabilir ve öldüğümüzde bu dünya olarak düşündüğümüz şeyin kendisinin bir rüya olduğunu görürüz.

Başka bir deyişle bu dünyadaki gerçeklikler rüya olabilir. Gazâlî, içine düştüğü bu şüphe durumundan Tanrı’nın kalbine attığı bir nurla yani sezgi ile çıkarak hakikatin bilgisine ulaştığını savunur.

UYGULAMA

Soru: İslam felsefesinde bilginin kaynağı konusunda öğrendiklerinize göre bilgi haritasındaki boş alanları doldurunuz.

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 63 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!