Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Google Play Uygulama
11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 76

Test Çöz Sayfası

“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 76 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 76

Metni okuyup soruları cevaplayınız.

KALP GÖZÜ

(…) Kesin bilgi, bilinen hiçbir şeyin şüphe taşımayacak, yanılma ve hayale yer bırakmayacak, zihnin (kalb) bunlara imkân ve ihtimal tanımayacak derecede açık seçik hale gelmesidir. (…) O halde öncelikle duyu bilgilerine ve zorunlu bilgilerin hatasız olduğuna dair güvenimin, daha önce geleneğe (taklîd) dayalı bilgilerime olan güvenim türünden mi, çoğu insanın teorik bilgilere olan güveni cinsinden mi, yoksa kapalılık ve tehlikeden uzak mutlak bir güven mi olduğunu anlayıp pekiştirmem gerekir. Bunun üzerine duyu ve zorunlu bilgiler hakkında çok ciddi düşünmeye, bunlardan şüphelenmemin mümkün olup olmadığını incelemeye başladım. Uzun süren şüpheden sonra duyu bilgilerine güvenmeye de aklım (nefs) yanaşmadı. Zihnimdeki bu şüphe gittikçe artmaya ve “Duyulara nasıl güvenilir?!”demeye başladı. Bunların en güçlüsü olan görme duyusu gölgeye bakıp onun hareketsiz durduğuna, dolayısıyla hareketin olmadığına hükmeder. Bir süre sonra deney ve gözlem gölgenin hareket ettiğini, bu hareketin bir anda değil aşamalı olarak yavaş yavaş gerçekleştiğini, hatta hiçbir an durmadığını anlar. Yine yıldıza bakarak onu madenî bir para kadar küçük görür; sonra geometrik deliller onun yerküreden daha büyük olduğunu gösterir.

Kendi kendime dedim ki: “Duyulara olan güven yıkıldı; belki de ‘on sayısı, üçten daha büyüktür; aynı şey hakkında hem olumlu hem olumsuz yargıda bulunulamaz; bir şey hem var hem yok, hem zorunlu hem imkânsız olamaz’ ifadelerimizdeki gibi ancak akla dayalı önsel bilgilere (evveliyât) güvenilebilir.” Bu defa duyular dedi ki: “Akla dayalı bilgilere olan güveninin de duyu bilgisine olan güvenin gibi olamayacağından nasıl emin olabilirsin?! Zira önceleri bana güveniyordun, fakat akıl hâkimi ortaya çıkıp duyu yargısını yalanladığı gibi, o ortaya çıktığında da aklın yargısını yalanlayacaktır. (…)” Bu cevap karşısında akıl (nefs) biraz duraksadı ve problemini uyku olayıyla destekleyip dedi ki: “Görmüyor musun, uykudayken birçok şeyin varlığını kabul ediyor, nice halleri hayalen yaşıyor, bunların sâbit birer değer olduğuna inanıyor ve o hallerin varlığından şüphe etmiyorsun; sonra uyanınca bütün bu hayal ve inançlarının aslı-faslı olmadığını anlıyorsun. O halde uyanıkken, bulunduğun duruma göre gerçek sayılan duyu ve aklın bütün verilerine nasıl güvenebilirsin?!” (…) Bu düşünceler hatırıma gelince ruhumu etkiledi ve bir çare aramaya başladım, fakat kolay olmadı. Çünkü bu gibi düşünceler ancak delille ortadan kaldırılır, delilin ortaya konulması ise yalnız öncel bilgilerle yapılan önermelerle oluşturulur. Doğruluğu kabul edilen bir bilgi bulunmadıkça delili düzenlemek de mümkün değildir. (…) Nihayet yüce Allah beni bu hastalıktan kurtardı ve zihnim tekrar sağlığına ve dengeye kavuştu; bu sayede zorunlu aklî bilgiler tekrar geçerli ve güvenli hale dönerek kesinlik kazandı. Bu durum, mantıki deliller getirmek ve söz düzenlemekle değil, yüce Allah’ın kalbe bıraktığı bir nurla oldu. O nur birçok bilginin anahtarıdır.

Soru: Metinde hangi problem ele alınmaktadır?

  • Cevap: Metinde ele alınan problem, kesin bilgiye ulaşma sorunudur. Gazâlî, duyulara ve akla olan güvenin sorgulanabilir olduğunu dile getiriyor ve kesin bilgiye nasıl ulaşılabileceği konusunda şüpheye düşüyor.

Soru: Metinde öne sürülen temel görüşü ve bu görüşün dayandığı argümanları yazınız.

  • Cevap: Gazâlî, duyuların yanıltıcı olabileceğini ve aklın da kesin bilgi sağlamada yeterli olamayabileceğini savunur. Uykuda yaşanan deneyimlerle aklın ve duyuların güvenilirliği karşılaştırılır. Gazâlî’ye göre, kesin bilgiye ulaşmanın yolu, Allah’ın kalbe attığı nur aracılığıyla mümkündür. Bu nur, aklın ötesindeki ilahi bir bilgi kaynağını temsil eder.

Soru: Gazâlî kalbine atılan nurla neyi kastetmektedir?

  • Cevap: Gazâlî, kalbine atılan nur ile, Allah’ın ona ilahi bir aydınlanma verdiğini ifade etmektedir. Bu nur, akıl ve duyuların ötesinde kesin bilgiye ulaşmayı sağlayan ilahi bir ışık veya rehberliktir.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 76 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!