Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 77

Test Çöz Sayfası

“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 77 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 77

Soru: Metni okuyup soruları cevaplayınız.

TUTARSIZLIĞIN TUTARSIZLIĞI

(…) Felsefe [dinde] yer alan her şeyi araştırır. Eğer felsefe [dini] iyi kavrarsa, felsefenin anlayışı ile [dinin] anlayışı arasında bir fark kalmaz ve dolayısıyla bilgi bakımından daha yetkin bir dereceye ulaşmış olur. Eğer felsefe [dini] iyi bir biçimde kavrayamazsa, insan aklının bu konudaki yetersizliği bilinmiş olur ve onu yalnızca [din] kavrar. (…)

Filozoflara göre, insanın uygulamaya yönelik sanatlar olmadan bu dünyada, kuramsal erdemler olmadan da hem bu dünyada hem de ötekinde yaşaması mümkün değildir; yine ahlaksal erdemler olmadan, bunlardan hiçbiri yetkin bir hale gelmez ve kendilerine ulaşılamaz; ahlaksal erdemlere ancak yüce Allah’ı tanımak ve O’nu her dinde söz konusu din mensuplarına farz kılınmış/kurban, namaz, dua ve benzeri türde yüce Allah’a, meleklere ve peygamberlere övgü biçiminde söylenen sözler gibi ibadetlerle yüceltmek suretiyle ulaşılabilir.

Kısaca filozoflar, [dinlerin], az çok farklılık gösterseler de, özellikle bütün [dinlerde] ortak olan hususlarla ilgili olarak, ilkeleri akıl ve nakilden elde edilen zorunlu siyasal sanatlar olduğu görüşündedirler. Bununla birlikte, filozoflar, sözgelişi, “Allah’a kulluk etmek zorunlu (vâcib) mudur, değil midir?” ve bunun da ötesinde “acaba Allah var mıdır, yok mudur?” gibi [dinin] genel ilkelerinde olumlu ya da olumsuz bir görüş belirtilmesi gerektiği görüşünü benimserler. Yine filozoflar, öteki dünya mutluluğu ve bu mutluluğun nasıl olacağı gibi, [dinin] öteki ilkeleri hakkında da aynı görüşü ileri sürerler; çünkü [dinlerin] hepsi, nasıl olacağı konusunda farklılık gösterseler de, ölümden sonra başka bir yaşamın varlığı üzerinde birleşmişlerdir. (…)

Filozoflara göre, [dinler], bütün insanlar için ortak bir tarzda bilgeliğe yöneldiklerinden, zorunludur; çünkü felsefe ancak bazı akıllı kişileri mutluluğun bilgisine ulaştırmayı amaçlar ve böylece bu kişiler doğal olarak bilgeliği öğrenmeye yönelirler. [Dinler] ise, genel olarak halkı eğitmeyi amaçlar. Bununla birlikte, halkın ortak ihtiyaçlarıyla ilgilenmesinin yanı sıra, bilge kişilerin (filozofların) özel ihtiyaçlarını da gözetmeyen hiçbir [din] yoktur. (…) [Filozofların] varlığı ve hayatı için genel eğitim ve öğretim ya çocukluk ve ergenlik sırasında zorunludur ki, bunda hiç kimsenin kuşkusu yoktur. (…) Dolayısıyla onun, kendisine öğretilen görüşleri en iyi bir biçimde yorumlaması ve kendisine öğretilmiş olan şer’î ilkelerden kuşku duyduğunu açıkladığı ya da bunları peygamberlerin bildirdiklerine aykırı bir biçimde yorumladığı ve onların yolundan saptığı takdirde, kendisinin kâfir denmeye en layık kişi olduğunu ve böyle bir durumun öğrenim gördüğü dinde küfür cezasıyla cezalandırılacağını bilmesi, erdeminin bir gereğidir.

Soru: Metnin konusu nedir?

  • Cevap: Metnin konusu, din ve felsefenin ilişkisi üzerine bir tartışmadır. Özellikle İbn Rüşd’ün görüşleri çerçevesinde, din ve felsefenin birbirini nasıl tamamladığı veya çeliştiği üzerinde durulmaktadır. Felsefe, akılla dinin anlaşılması gerektiğini savunurken, din ise tüm insanlara hitap eden genel bir öğretidir.

Soru: Metinde öne sürülen temel görüşü ve bu görüşün dayandığı argümanları yazınız.

  • Cevap: Metinde öne sürülen temel görüş, felsefenin dinin prensiplerini akıl yoluyla ele alıp anlamaya çalışması gerektiğidir. Felsefe, akıllı bireyleri mutluluğa ulaştırmayı amaçlarken, din halkın tamamını eğitmeyi hedefler. Filozoflara göre, dinler ortak ilkelerle halkı eğitirken, felsefe daha derin bir anlama ulaşmayı amaçlar. Bu nedenle, din ve felsefe birbirine zıt değil, tamamlayıcıdır.

Soru: İbn Rüşd’ün din-felsefe ilişkisi ile ilgili görüşleri hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

  • Cevap: İbn Rüşd’ün din ve felsefe ilişkisine dair görüşleri, din ve aklın birbirini tamamlayabileceği ve çatışmaması gerektiği fikrini savunur. Bu görüş, dinî hakikatlerin akıl yoluyla daha iyi anlaşılabileceğini ve felsefenin dinî inançları temellendirmek için önemli olduğunu vurgular. Dinî inançların yalnızca akıl ile sınırlandırılması bazı eleştirilere açık olsa da, İbn Rüşd’ün amacı hem aklı hem de vahyi bir arada değerlendirmek olmuştur.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 77 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!