Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Test Çöz Sayfası
11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 91

Test Çöz Sayfası

“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 91 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 91

SORGULAMA

Soru: Metni okuyup soruları cevaplayınız.

Her Şeyin Göreceliği

Yaşamı bir düşe benzetenlerin, sandıklarından çok daha fazla hakları var galiba. Düşte ruhumuzun sürdüğü yaşam, gördüğü iş, kullandığı güç uyanık durumumuzdakinden hiç de aşağı kalmıyor. Uykuda gördüklerimiz pek o kadar aydınlık değildir ama uyanıkken de her şeyi pek o kadar pırıl pırıl, apaçık görmeyiz. Evet, derin uykular bazen düşleri siler süpürür ama uyanıkken de hiçbir zaman iyice uyanık değiliz. Madem aklımız ve ruhumuz uykuda düşündüklerimize meydan veriyor, düşte gördüğümüz işleri uyanıkken gördüğümüz işler gibi kabul ediyor; ne diye düşüncemizin, hayatımızın bir çeşit düş olmasını, uyanık hâlimizin bir çeşit uyku olmasını yadırgıyoruz bu kadar?

Gerçeği ilkin duyularımıza sorarsak yalnız kendi duyularımıza başvurmakla iş bitmez. Duyu konusunda hayvanların da bizim kadar belki de daha fazla söz hakkı vardır. Kimi hayvanların kulağı, kiminin gözü, kiminin burnu, kiminin dili insanınkinden daha keskindir. Demokritos, tanrılarda ve hayvanlarda duyma gücünün insandan çok daha yetkin olduğunu söyler. Hayvanların duyularıyla bizimkilerin etkileri arasındaki ayrım da büyüktür. Bizim tükürüğümüz kendi yaralarımızı temizler ve kurutur ama yılanı öldürür. Şimdi tükürüğün ne olduğunu bize göre mi söyleyeceğiz, yılana göre mi? Gerçek özünü ararsak bizim duyularımıza mı başvuracağız, yılanın duyularına mı? Hindistan’da tavşana benzer bir çeşit balıktan bahsedilir. Bu balık bize zehirmiş, biz de ona. İnsan şöyle bir dokundu mu ölüverirmiş. Zehirli olan insan mı, balık mı? Kime inanacağız? Balığın insan için dediğine mi, insanın balık için dediğine mi?

Gözümüze şöyle bir bastırdık mı baktığımız her şeyi daha uzun, daha büyük görürüz. Kulaklarımızı bir şey tıkamış ya da ses borusu sıkışmışsa sesleri her zamankinden başka türlü duyarız. Kulakları tüylü ya da kulak yerine ufacık bir delikleri olan hayvanlar bizim duyduklarımızı duymaz, sesi başka türlü alır. Şenliklerde, tiyatrolarda meşalelerin ışığı önüne renkli bir cam kondu mu bulunduğumuz yerdeki her şey bize yeşil, sarı ya da mor görünür. Demek bizim varlık düzenimiz nesneleri kendine uydurur, her şeyi kendine göre değiştirir, aslında dünyanın ne olduğunu bilemez oluruz çünkü her şey bize duygularımızla bozulmuş, aslından ayrılmış olarak gelir. Pergel, gönye, cetvel bozuk oldu mu onlara dayanan bütün orantılar, onlara göre yapılan bütün yapılar da ister istemez kusurlu, sakat olur. Duyularımız kesin olmadığı için onların ortaya koyduğu hiçbir şey de kesin değildir.

Dünyada gördüklerimizin doğruluğunu ve yanlışlığını anlamak için bir araç olması gerek. Bu aracın doğruluğunu anlamak için bir deneme, denemenin doğruluğunu anlamak için de bir araç gerek. Gel de çık bu işin içinden! Madem duyularımız, kendileri kesin olmadıkları için sorunumuzu kesin olarak çözemez öyleyse akla başvurmalı diyeceksiniz ama hiçbir akıl da başka bir akıl olmadan ortaya çıkamaz. Döndük mü yine gerisin geri?

Soru: Montaigne’in görecelik anlayışının dayanakları nelerdir?

  • Cevap: Montaigne, duyuların ve aklın güvenilir olmadığını, her şeyin kişiden kişiye değiştiğini savunur. Duyularımızın dünyayı doğru yansıtmadığını, her algının göreceli olduğunu öne sürer.

Soru: Montaigne’in bu görüşleri, Antik Yunan düşünürlerinden hangilerinin görüşleriyle ilişkilendirilebilir?

  • Cevap: Montaigne’in görüşleri, “İnsan her şeyin ölçüsüdür” diyen Protagoras ve Sofist düşünürlerle ilişkilidir. Ayrıca, kuşkucu filozoflar da duyulara güvenilemeyeceğini savunur.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 91 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!