11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 98
“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 98 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 98
Kartezyen felsefe, R. Descartes'ın başlatmış olduğu ve etkisi 17. yüzyıldan günümüze kadar uzanan bir düşünme geleneğidir. İnsanı bir özne olarak felsefenin merkezine yerleştiren bu gelenek Dekartçılık olarak da anılır. Kartezyen Felsefe Rasyonalist bir düşünür olan R. Descartes'ın amacı, doğruluğundan şüphe duyulmayacak kesinlikte bilgiye ulaşmaktır. Ona göre akıl hem doğuştan düşüncelere hem de bilgi üretme gücüne sahiptir. Tanrı, ruh, uzay ve matematikle ilgili düşünceler insan zihninde doğuştan hazır olarak bulunur. Bunların dışındaki bilgiler, sezgi ve tümdengelim yoluyla akıl tarafından üretilir. Sezgi, son derece açık olan ve zihinde herhangi bir kuşkuya yer bırakmayan bir kavrayış faaliyetidir. Tümdengelim ise sezgi yoluyla edinilen doğrulardan yapılan zorunlu çıkarımlardır. R. Descartes, en yetkin bilim olarak matematiği görür. Matematikteki gibi hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak kesinlikte bilgiye nasıl ulaşabileceğini sorgular. Duyu organlarının kendisini zaman zaman yanılttığını söyleyerek onlardan gelen bilgiye güvenmez. Aklın da rüyalar ve halüsinasyonlarla insanı yanılttığını düşünür. Önceleri güvendiği matematikten de kuşkulanmaya başlar. Bu sürecin sonunda kendi varlığını sorgular, bu da onu aradığı kesin bilgiye götürür. Kuşku duyan biri, kuşku duymakta olduğundan kuşku duyamaz. Kuşkulanmak, zihinsel bir faaliyet olduğu için bir benliğin varlığını kanıtlar. R. Descartes, böylelikle felsefesinin temel önermesine ulaşır: "Düşünüyorum, öyleyse varım." R. Descartes, bundan sonra aynı yöntemle Tanrı'nın ve diğer varlıkların varlığını kanıtlamaya koyulur. Zihninde özü gereği kusursuz olan bir Tanrı tasarımı bulunmasından yola çıkar. Dış dünyada kusursuz bir varlık olmadığını ve kusurlu bir varlık olan insanın bu düşünceyi kendi kendine ortaya koyamayacağını söyler. O hâlde bu tasarımın bizzat Tanrı tarafından insanın zihnine yerleştirildiğini düşünür. Böylece Tanrı'nın var olduğu sonucuna ulaşır. Zihninde dış dünyadaki varlıklar hakkında da duyumlar ve izlenimler bulunduğunu söyler. İnsan zihni bunları kendisi oluşturamaz. Bu durumda dış dünyayla ilgili düşünce ve izlenimlerin kaynağı bizzat bu varlıkların kendisidir. R. Descartes, kuşkudan hareketle başladığı düşünme yolculuğunda aradığı kesinliğe ve apaçık bilgiye ulaşır. Onun kuşkuyu bir araç olarak kullandığı bu bilgi edinme yöntemine yöntemsel kuşku (metodik şüphe) adı verilir. R. Descartes, varlık anlayışında düalisttir. Ona göre varlığı meydana getiren ve özleri bakımından birbirinden farklı olan iki ana töz vardır: Sonsuz töz ve sonlu tözler. Sonsuz töz, kendisinden başka hiçbir şeye ihtiyacı olmayan her şeyin yaratıcısı olan tözdür. Sonlu tözler ise birbirine indirgenemeyen iki alt tözden oluşur: Ruh ve madde. Ruhun temel niteliği düşünme, maddenin temel niteliği ise yer kaplama ve harekettir. Soru: R. Descartes'ın yöntemsel kuşku anlayışında yer alan argümanlar aşağıda verilmiştir. Bu argümanları R. Descartes'ın akıl yürütme yöntemine uygun olarak sıralayınız. • Düşünüyorum öyleyse varım. • Hem aklım hem duyularım beni yanılttığı için tüm bilgilerimden şüphe ediyorum. • Şüphe edemeyeceğim tek şey, her şeyden şüphe ediyor oluşumdur. • Şüphe duyulmayacak kesinlikte bilgiye ulaşmak istiyorum. • Şüphe ediyor olduğuma göre düşünüyorum, düşündüğüme göre var olmak zorundayım.- Cevap:
11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 98 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok