Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar
Ana Sayfa / Kitap Cevapları / 11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Cevapları / 11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Yeni Çağ Avrupası’nda Meydana Gelen Gelişmeler Cevapları

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Yeni Çağ Avrupası’nda Meydana Gelen Gelişmeler Cevapları

Sponsorlu Bağlantılar


11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Yeni Çağ Avrupası’nda Meydana Gelen Gelişmeler  Cevapları

11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Meb Yayınları 2. Ünite Değişim Çağında Avrupa ve  Osmanlı  Sayfa 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67 Yeni Çağ Avrupası’nda Meydana Gelen Gelişmeler  Etkinlik Soruları ve Cevapları

Yeni Çağ Avrupası’nda Meydana Gelen Gelişmeler

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 57 Cevabı

1. Kapitülasyonların Osmanlı Devleti’nin ekonomisine etkilerine ilişkin bir sunum çalışması yapınız

  • Cevap:  Kapitülasyonlar; Osmanlı Devleti’nin egemenliğini kısıtlayan ve ekonomisinin gelişmesini engelleyen bir olgudur. Kapitülasyonlar 19.yy’da daha olumsuz etkilere neden olmuştur. Yerli sanayi dalları kapitülasyonlar nedeniyle gelişememiştir. Türk malı ülkeye giren yabancı mallarla rekabet edememiş ve rağbet görmemiştir. Ülkede gümrük ve vergilendirme koşulları eşit olmamış ve yerli halkın aleyhine düzenlenmiştir. Yerli girişimciler büyük zarar görmüş ve yatırım yapılması engellenmiştir. Kabotaj hakkı yalnızca yabancılara tanınmış ve bu sebeple Türk gemiciler kendi karasularında gemilerini işletememiştir. Osmanlı kıyılarında gerçekleştirilen balıkçılık ve süngercilik faaliyetlerinide yabancılar sürdürmüştür. Yabancı mallarından alınan verginin düşmesiyle halkın yerli malına olan talep azalmıştır. Bu nedenle üretim azalmış, işsizlik artmıştır.

2. Matbaanın yeniliklerin oluşumuna etkileri nelerdir?

Cevap:  Osmanlı Devleti’nde matbaa Lale Devri’nde kullanılmaya başlanmıştır. 18. yüzyıla denk gelen döneme kadar beklenilmesinin sosyal ve ekonomik yönleri bulunmaktadır. Osmanlı’da yazma eserler ve hat sanatçılığı gelişmiş olduğundan bu alanlarda çalışan insanların işlerini kaybetmemeleri için beklenilmiştir.

Osmanlı Devleti, 18. yüzyıl yenilik hareketlerine matbaayı getirerek başlamıştır. İlk matbaacı İbrahim Müteferrika’dır. Lale Devri ıslahat hareketlerinden olan matbaa, Osmanlı’da bilgi ve bilimin de gelişmesini sağlamıştır.

Osmanlı’da matbaanın toplumsal ve ekonomik hayata etkileri şu şekildedir:

*Kitap sayısı artmıştır.

*Bilgiye ulaşma kolaylaşmıştır.

*Küresel ölçekte haber alma hürriyeti artmıştır.

*Okuma ve yazma oranı artmıştır.

*Kitap, gazete, dergi faaliyetleri başlamıştır.

*Hat sanatı zayıflamıştır.

*Yazma eserler azalmıştır.

3. XVII ve XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde ilim ve kültürün kaynakları nelerdir?

  • Cevap:  XVII. yüzyılda Avrupa’da bilim, sanat ve teknolojide çok önemli adımlar atılmış, bilimsel buluşlar yapılmıştı. Osmanlı Devleti Avrupa’da görülen bilim ve sanat alanındaki gelişmelere ayak uyduramadı.

    XVII. yüzyılda Osmanlı medreseleri sayı olarak bir önceki yüzyıla göre bir hayli artmıştı. Ancak medreselerde eğitim-öğretim kalitesi önceki yüzyıllardan düşüktü. Matematik, tıp, fizik, felsefe, astronomi gibi pozitif bilimlere gereken önem verilmedi. Hatta bu bilimler medrese müfredatından kaldırıldı. Bu dönemde yetişen değerli bilim adamlarının azlığı, müderrislerin yetersizliği gibi nedenler medreselerin bozulmasına neden oldu. Öyle ki nüfuzlu kimselerin çocuk yaştaki çocuklarına daha doğar doğmaz, aynı unvan verildi. Bu gelişme “Âlimin çocuğu alim doğar” anlayışını ve beşik ulemalığıdenen bir terimi ortaya çıkardı.

4. Westphalia (Vestfalya) Barışı siyasi açıdan Osmanlı Devleti’ni nasıl etkilemiştir?

  • Cevap: Öncelikle ileride oluşacak Ulus Devlet anlayışına hazırlık aşaması ve alt yapı gibi düşünebileceğimiz Westfelya Barışı Çok Uluslu bir imparatorluk olan Osmanlı’nın parçalanmasına kadar gidecek bir süreci tetikleyecektir. Bunun yanında Avrupa kendi içinde savaşmayı bırakacağından bütün gücüyle Osmanlıyı parçalamaya çalışacaktır.

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 59 Cevabı

Mesen sınıfının sanatı ve sanatçıyı desteklemesi neyi ortaya çıkarmıştır?

  • Cevap: Sanattan zevk alan ve sanatçıları koruyan bir sınıftır. Ortaya çıkma sebebi skolastik düşüncenin yıkılması yerine mesen sınıfı oluşmasıdır. Deniz aşırı ticaret sayesinde zenginleşen Burjuva sınıfı, sosyo-kültürel ve ekonomik olarak gelişti. Nüfuzlu bir grup olmaya başladı. Rönesans Hareketleri ile birlikte de sanat gelişmeye başlamıştır.

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 60 Cevabı

Rönesans ile reformun getirdiği yenilikleri 

  • Cevap: Reform 16. Yüzyilda katolik kilisesindeki bozulmalar üzerine yapılmıştır rönesans ise bilim sanat edebiyat ve felsefe alanında yenilik yapmıştır.

Hümanizm ile rasyonalizm arasında nasıl bir bağ kurulabilir?

  • Cevap:Hümanizm” ve “Rönesans” kavramlarının içinde XV. Yüzyılda İtalya’da doğan ve oradan Avrupaya yayılan yeni bir anlayışlar bütünü ve yeni eğilimler birliği söz konusudur. Hümanizm’in genel anlamı; insanlık aşkı, insaniyete muhabbet, insancıllık/insancılık; insanı, renk, ırk, din ve mevkiini dikkate almadan sevmek, onun hayrını düşünmek özel anlamı; “Rönesans çağında Eski Yunayı ve Lâtin edebiyatına dönüp ona değer vereyi, tanıtan, araştıran öğreti“; felsefî anlamı ise; “insanî değerlerin savunulmasını esas alayı dünya görüşü“., veya Genel olarak, akıllı insan varlığını tek ve en yüksek değer kaynağı olarak gören, bireyin yaratıcı ve ahlâkî gelişiminin, rasyonel ve anlamlı bir biçimde, doğaüstü alana hiç başvurmadan, doğal yoldan gerçekleştirebileceğini belirten ve bu çerçeve içinde insanın doğallığını, özgürlüğünü ve etkinliğini ön plâna çıkartan felsefî akımdır.

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 61 Cevabı

Dante, Petrarca, Montaigne, Erasmus ve Cervantes’in hümanizm alanında yaptığı çalışmalar ve savunmalar nelerdir?

  • CevapDante (1265-1321), Rönesansın başlarında yaşamış büyük bir şairdir. Şiirlerini Latincede değil İtalyancada yazarak erken Rönesansın bir temsilcisi olmuştur. Çünkü Rönesansın bir özelliği de Latin dilinden ana dillere dönüşte kendini gösterir. Dante dönemin önemli kent devletlerinden Floransa’da doğmuş, Ravenna’da sürgündeyken ölmüştür. En önemli yapıtı Divina Commedia (Kutsal Komedi) İtalyancanın en önemli eseri ve dünya yazınının başyapıtlarındandır.
  • İtalyan hümanisti ise hümanizmin babası olarak anılan Petrarca’dır (1304-1374). Dönemin büyük şairlerinden biri olarak Dante ve Boccaccio gibi modern İtalyan dilinin oluşumuna katkıda bulunmuştur. Ortaçağ için “Karanlık Çağlar” deyimini ilk kullanan kişi olduğu söylenir. Aynı zamanda bir akademisyen ve verimli bir mektup yazarıdır. En önemli yapıtları Canzoniere (fiarkılar), ve Trionfidir (Zaferler).
  • İtalyan şair ve yazar Boccaccio (1313- 1371) Dante ve Petrarca’dan etkilenmiş, özellikle Petrarca ile sık sık buluşarak onun telkinleriyle Latince ve Grekçeye yönelmiştir. Özellikle Grekçeye büyük bir sevgiyle bağlanarak bu dili öğrenmiş, Homeros, Euripides ve Aristoteles’ten çeviriler yapmıştır

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 63 Cevabı

Merkantilizm düşüncesi ile sömürgeciliğin yaygınlaşması insanlığı nasıl etkilemiştir?

  • Cevap:  1.Altın ve gümüş gibi kıymetli metaller, en arzu edilir servet şeklidir: Merkantilistler, bir milletin servetini o milletin sahip olduğu altın ve gümüş metallerin oluşturduğuna inanırlar. 2.Milliyetçilik: Merkantilist milliyetçilik, doğal olarak askeri hakimiyet ve yayılmacılığa yol açar. Güçlü donanma ve güçlü ticaret filosu merkantilizmin olmazsa olmazıdır. 3. Ülkede üretilmeyen ham maddelerin ithalatından gümrük vergisi alınmaması, yerli olarak üretilebilen mamul ve ham maddelerin gümrük duvarları ile korunması, ham madde ihracatının kısıtlanması: İhraç etmeye isteklilik ve ithal etmekten kaçınmaya mal korkusu adı verilir. Tüccarın çıkarı, yerli tüketicinin çıkarından daha üstün görülmektedir. İthalat kısıtlamaları ülkeye tüketim mallarının girişini azaltıp, altın çıkışını engellerken, tüccarlar ihracat karşılığında ülkeye altın girişi sağlamaktadır.

Tarihte meydana gelen veba salgınlarından birini seçerek metin hâlinde hazırlayıp sınıfta okuyunuz.

  • Cevap: Büyük veba salgını, tarihte yaşanılmış birçok savaştan daha fazla can kaybına sebep olmuş bir felakettir. Etkisi o kadar büyüktü ki birkaç yılda 100 milyona yakın kişinin hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Veba salgını 1347-1351 yılları arasında Avrupa’da meydana gelmiştir. O zamanlar Avrupa’da yoğun nüfus artışı yaşanmış, bunun sonunda da kıtlık dönemine girilmiştir. Büyük veba salgınının kıtlık döneminin hemen arkasından gelmesi haliyle Avrupa’nın bu durumla mücalesini çok zorlaştırmıştır. Salgın ilk olarak yoksul ve bakıma muhtaç insanlarda görülmüş, salgının yayılmasıyla birlikte üst tabakadaki kesimin de etkilenmesi kaçınılmaz olmuştur. Tarihten tanıdığımız vebaya yenik düşen kişiler ise; Aragon Kralı 4. Pedro ve eşi Leanor, İngiltere Kralı 3.Edward’ın kızı Jon’dur. Cnterbury’de de iki başpiskopos vebadan dolayı ard arda yaşamlarını yitirmiştir

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 65 Cevabı

Kopernik’in Güneş’i evrenin merkezine oturtması görüşü kilise üzerinde nasıl bir etki oluşturmuştur?

  • Cevap: Nicolaus Kopernik, güneş merkezli evren sistemini, bilim ve teoloji arasındaki çatırdamaların yeni yeni filizlendiği bir dönemde bulmuştur. Kendi döneminin, incil merkezli dünya sistemine karşı geliştirdiği bu yeni evren sistemi, incil’le uyuşmuyordu. Kopernik kendisine gelecek tepkileri göz önünde tutmuş olmalı ki kitabın önsüzünde, “dünyanın güneş çevresinde döndüğü savı yalnızca bir hipotez olarak ileri sürülmüş, doğruluğu söz konusu değildir.” açıklamasını yapmıştır. Kopernik’e gelen tepkiler mevcut kilise anlayışıyla hareket eden din adamlarıyla sınırlı kalmamıştır. Dinde reform hareketlerinin öncülleri bile kopernik’i yaylım ateşine tutmuştur. Kopernik’i “yeni yetme bir astrolog” olarak tanımlayan Luther, halkın bu ne dediğini bilmeyen kişiye kulak vermesine tepki göstermiştir.

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 66 Cevabı

Machiavelli’nin “Hükümdar” adlı eserindeki görüşleri Avrupa siyasi hayatında nasıl bir karşılık bulmuştur?

  • Cevap: Machiavelli Hükümdar’da “güce dayanan ulusal devlet” (Dinçer 2010, s. 191) idealini ortaya koyar ve devletin, hükümdarın ya da egemenin gücünü bir ulusa dayanmaktan alması gerektiğini öne sürer. Bu anlayışa göre devlet gücünü Kilise’den almamalıdır, Kilise’ye bağlı olmaktan kurtulmalıdır. Machiavelli Eski Çağ krallık ve cumhuriyetlerinin görkemli örneklerini överek Eski Çağ’ın yasa koyucularının erdem ve bilgeliklerinden söz eder. Machiavelli’ye göre bir devlet kurmak, kurulmuş bir devleti korumak, bir krallığı yönetmek, bir ordu toplamak, bir savaş yürütmek ya da adalet dağıtmak için Eski Çağ’ın bilge ve erdemli yöneticilerini örnek almak gerekir.
0
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir