“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 201 Dersdestek Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 201

18 Aralık 1897 tarihli muhtariyet kararını izleyen günlerde Girit’in başına Avrupa devletleri tarafından Yunan kralının oğlu Prens George (Corç) getirildi. Böylece Girit, fiilî olarak Yunanistan’a bağlanmış oldu. 1908’de de Girit Millî Meclisi, adanın resmen Yunanistan Krallığı’na katıldığını ilan etti. Osmanlı Devleti ilhakı kabul etmeyeceğini bildirdiyse de durumu değiştiremedi. Yunanistan, Girit’ten sonra Birinci Balkan Savaşı sırasında da Adalar (Ege) Denizi’ndeki adaları işgal etti. Böylece söz konusu denizde Türkiye ile Yunanistan arasında hâlen devam eden sorunların başlamasına neden oldu. Osmanlı Devleti, II. Meşrutiyet’in ilanını takip eden günlerde Bosna-Hersek’i (Görsel 4.52) de kaybetti. Berlin Antlaşması’yla Bosna-Hersek, mülkiyeti Osmanlı Devleti’nde kalmak kaydıyla Avusturya- Macaristan İmparatorluğu’na bırakılmıştı. Bu durum 1908 yılına kadar sürdü. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, II. Meşrutiyet’in ilanı sonrasında yaşanan kargaşa ortamından faydalanarak 7 Ekim 1908’de burayı kendisine bağladığını duyurdu. Osmanlı Devleti bu oldubittiyi tepkiyle karşılasa da bir süre sonra Avusturya ile anlaşarak durumu kabullenmek zorunda kaldı. XX. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti’nden ayrılma eğilimi içine giren son Balkan topluluğu Arnavutlar oldu. Bir kısmı İslamiyet’i kabul etmiş olan Arnavutlar uzun yıllar Osmanlı Devleti ile uyum içinde yaşamış ve devlette önemli görevlere getirilmişlerdi. Ancak II. Meşrutiyet’in ilanı sonrasında İttihat ve Terakki iktidarının merkeziyetçiliği öne çıkarmasıyla birlikte durum değişti. Arnavutlar nüfus sayımlarını, getirilen yeni vergileri, silahsızlandırma uygulamalarını, açılan Türk okullarını, alfabe ve dil mecburiyetlerini protesto ettiler. Osmanlı yönetiminin tepkileri bastırma girişimlerine karşı da 1911 yılında ayaklandılar. Arnavutluk Ulusal Komitesi adıyla teşkilatlanan ayaklanmacılar Arnavut nüfusun yaşadığı vilayetleri birleştirerek özerk bir devlet kurma amacına yöneldiler. Osmanlı Devleti, Arnavutluk İsyanı’nın sürdüğü günlerde başlayan Trablusgarp ve Balkan Savaşları sebebiyle bu sorunla yeterince ilgilenemedi. 4 Eylül 1912’de aldığı kararla da Arnavutların isteklerini kabul etmek zorunda kaldı. Bunun üzerine Arnavutluk temsilcileri 28 Kasım 1912’de bağımsız Arnavutluk devletinin kurulduğunu duyurdular. I. Balkan Savaşı sonrasında imzalanan Londra Antlaşması’nda da bu devletin “büyük devletlerin himayesinden bağımsız, egemen bir prenslik” olacağını ilan ettiler. Soru: Osmanlı Devleti’nin son dönemlerindeki toprak kayıplarının darbelerle ilişkisi hakkında ne gibi değerlendirmelerde bulunabilirsiniz?
  • Cevap: Osmanlı Devleti’nin son dönemlerindeki toprak kayıplarının darbelerle ilişkisi, merkezi otoritenin zayıflaması ve siyasi istikrarın bozulmasıyla açıklanabilir. Darbeler, devletin iç düzenini sarsarak yönetim krizlerine yol açmış ve Osmanlı’nın dış tehditlere karşı koyma kapasitesini azaltmıştır. Bu durum, bağımsızlık isteyen ulusların ve dış güçlerin fırsat bulmasını kolaylaştırmış, toprak kayıplarını hızlandırmıştır.

11. Sınıf Dersdestek Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 201 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.