11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 51
“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 51 Dersdestek Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 51
Hollanda’da siyasal-sosyal yapı, Avrupa’daki diğer yapılardan çok farklıydı. Şehirler soylulara ait mülklerin etrafında kurulmuştu. Soyluların zenginliği, Hollandalı tüccarlara bağlıydı. Hollanda Birleşik Eyaletleri, yönetimi ve ekonomik faaliyetleriyle dev bir şirket gibi işliyordu. Yasalar, halkın kendisi tarafından yapılıyor; ticari yatırımlar, tam bir serbestlikle gerçekleştiriliyordu. Hollanda’nın yöneticileri tüccarlardı.
Hollanda’yı ekonomik güç hâline getiren etkenlerin birincisi, Avrupa’nın içlerine kadar ulaşan nehirleriydi. Hollanda, nehirleri ticari malların dağıtımında ustalık ve titizlikle kullanıyordu. İkincisi Hollanda’da kurulan siyasal yönetim, tüccarlara başka ülkelerle kıyaslanamayacak kadar geniş özgürlükler tanıyordu. İspanya ve Portekiz, denizlerdeki üstünlüklerini savaş ve talan yoluyla elde etmişlerdi. Hollanda’nın ise güçlü bir donanması yoktu. Ülkenin ticari üstünlüğü, rekabet becerisine ve ticari sistemine dayanıyordu. İspanyolların ve Portekizlilerin Amerika, Afrika ve Asya kıtalarından gelen ürünlerini Avrupa’ya Hollandalılar pazarlıyordu. Bu özellikleriyle XVII. yüzyılda Hollanda modern, liberal ekonomik sistemin temellerinin atıldığı bolluk, refah ve özgürlükler ülkesi olarak öne çıkmıştı.
Soru: Bu metinden hareketle aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
A) Yeryüzü şekilleri ile ticaretin gelişmesi arasında yakın ilişki vardır.
B) Ülke ekonomilerinin şekillenmesinde siyasal yapı rol oynamaktadır.
C) Askerî güç, ekonomik üstünlüğün devamı için yeterli değildir.
D) Özgürlüklerin genişletilmesi, ekonomiyi olumlu yönde etkilemektedir.
E) Hollanda, sömürgecilikte İspanya ve Portekiz’in önüne geçmiştir.
- Cevap: E
I. Durum
1665’te Viyana’ya gönderilen Osmanlı elçisi Kara Mehmed Paşa, bir cihan padişahının temsilcisine uygun bir biçimde ağırlanıp huzura kabul edilmesi konusunda ısrarcı davranmıştır. Uygun biçimde ağırlanmaması ve huzura kabul edilmemesi durumunda İstanbul’a gelecek Avusturya elçilerinin daha kötü muameleye tabi tutulacağını söyleyerek bu amacına ulaşmıştır. Huzura kabul esnasında Avusturya Caesar’ı (Sezar) I. Leopold Osmanlı elçisini ayakta karşılamış ve selamlaşma sonrasında onunla yan yana oturmuştur. Daha sonra Caesar, Kara Mehmed Paşa’nın teslim ettiği nâme-i hümâyunu iki kere öpüp başına koymuştur.
II. Durum
Avusturyalılar, statülerinin Osmanlı yönetimi tarafından kabul edilmek istenmemesi karşısında tepkilerini II. Viyana bozgunu sonrasında en katı biçimde göstermişlerdir. Kutsal İttifak Savaşları sürerken 1688 yılında barış için Viyana’ya elçi olarak gönderilen Zülfikâr Paşa, Belgrad’a vardığında Avusturyalılar tarafından heyetiyle birlikte kötü muameleye tabi tutulmuş ve tutuklanarak hapsedilmiştir. Avusturyalıların bu tutumu, elçilik heyetinin huzura kabulü sırasında da devam etmiştir. Zülfikâr Paşa, birinci dereceden elçi olmasına rağmen I. Leopold, onu ikinci dereceden bir elçi gibi karşılamış ve ona padişahın gönderdiği nâme-i hümâyunu bu şekilde teslim almıştır.
Soru: I ve II. durumlarda anlatılanlardan hareketle,
I. Osmanlı Devleti, Zitvatorok Antlaşması’na rağmen protokolde Avusturya caesarını mevki olarak padişahtan aşağı görmeye devam etmiştir.
II. Osmanlı Devleti ile Avusturya arasındaki diplomatik ilişkiler, askerî güç dengesine göre şekillenmiştir.
III. Osmanlı Devleti, XVII. yüzyılın sonlarına doğru Avusturya karşısında güç kaybetmiştir.
IV. Diplomaside devletler için protokol kuralları büyük önem taşımaktadır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- Cevap: E
11. Sınıf Dersdestek Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 51 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























