Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Test Çöz Sayfası
11. Sınıf Tarih Dersdestek Yayınları

11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 82

Google Play Uygulama

“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 82 Dersdestek Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 82

2. Osmanlı Islahat Layihaları

Osmanlı tarihinde layiha devlet idaresindeki bozulmaların ıslahına ilişkin olarak hazırlanan raporları ifade etmekte kullanılan bir terimdir. Osmanlı ıslahat layihaları XVI. yüzyılın ortalarından itibaren önde gelen âlimler ve devlet adamları tarafından hazırlanarak padişahlara sunulmuştur.
Klasik Dönem Osmanlı layihaları merkezî yönetimin düzeltilmesi hâlinde ülkedeki bütün sorunların çözüleceğini düşünen bir bakış açısıyla hazırlandı. Layihalarda gerilemenin nedeni olarak ‘kanun-u kadim’e aykırı şekilde, adalet ve liyakatten uzaklaşılması gösterildi. Bozuklukları gidermenin çaresi olarak da tekrar bu ilkelere dönülmesi tavsiye edildi.

Bu kapsamda Osmanlı tarihinin en önemli ıslahat layihaları XVII. yüzyılda yaşamış olan Koçi Bey (öl. 1650), (Görsel 2.25) tarafından hazırlandı. Koçi Bey 1631’de IV. Murad’a sunduğu yirmi iki bölümlük risalesinde askerî teşkilatın günden güne bozulduğunu, devlet kurumlarında yolsuzluk ve rüşvetin çoğaldığını belirterek önlem alınmazsa işlerin daha kötüye gidebileceğine dikkat çekti. O eserinde tespitlerinin yanı sıra aksaklıkların düzeltilmesi için yapılması gerekenlerle ilgili tavsiyelerde bulundu.

Bozulmanın başlangıcını Kanuni Devri’ne kadar götüren Koçi Bey’e göre devlet işlerinin düzelmesi için zeamet ve tımarlar hak sahiplerine verilmeli, ulufeli asker sayısı azaltılmalı ve veziriazam bağımsız olmalıydı.

Koçi Bey layihasında yüksek rütbeli devlet görevlilerinin hakkı olan kişiler arasından seçilmesi ve bu kişilerin sebepsiz yere görevden alınmaması gerektiği üzerinde durdu. Bu konuyla ilgili tespit ve önerilerini de “Evvelce Beylik ve Beylerbeyilik ve diğer padişah memurlukları memleket idaresinde iş görmüş, emektar, doğru ve dindar kimselere verilip, karşılığında bir akçe ve bir habbe rüşvet ve bahşiş alınmazdı. Bilhassa sancak beyleri ve beylerbeyleri yirmişer, otuzar yıl yerlerinde kalırlardı. Vezir-i Azamlık bir ulu makamdır. Yerinin adamı olduktan sonra sebepsiz azlolunmayıp, nice yıllar sadrazamlık makamında kalması ve işlerinde müstakil olması gerektir.” sözleriyle ifade etti.

Koçi Bey’e göre Osmanlı Devleti’nde işlerin kötüye gitmesinin en önemli nedenlerinden biri tımar sisteminin bozulmasıdır. Aşağıdaki metin onun bu konuyla ilgili gözlemlerini içermektedir:
“Yeryüzünde fitne ve fesad, şer ve kavganın duyulup yayılması, eşkiyâ ve azgınların üstün gelmesinin sebebi, zeamet ve tımar askerinin dirliklerinin kesilmesidir. Evvelce köyler ve tarlalar, kılıç ehli elinde olup, yabancı ve kötü asıllı kişiler girmemiş idi. Şimdi ise reâyâ kısmından bir alay işe yaramaz, zeâmet ve tımara hak sahibi oldular. İleri gelenler ve vükelâ, boşalan yerleri adamlarına ve akrabalarına verip bütün zeamet ve tımar, ileri gelenlerin yemliği oldu. İçlerinde öyleleri vardır ki, yirmi-otuz, belki Kırk-elli kadar zeâmet ve tımarı bu yoldan alıp, ürününü kendileri yerler.

Sefer-i hümâyun olunca, sırf yoklamada mevcut görünsün diye birine ikibin akçe harçlık verip, zırh yerine aba giydirip, semerli beygir ile sefere gönderirler. Kendileri de evlerinde zevk ve safa, seyir ve sohbette olurlar. Âlem harab olsa umurlarında değildir. Allah esirgesin dünyayı düşman alsa, sefer nedir bilmezler. Din ve devlet düşünceleri asla hatırlarına gelmez. Seferlerde Rumeli ve Anadolu ve diğer eyâletlerde zeâmet ve tımar sâhibi kulları, toplam olarak yedi, sekiz bin adam ancak olup, onların da çoğu kiracı ve hizmetkârdır. Bu takdirde yedi sekiz bin adam ile ne kadar iş görülür?”

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Dersdestek Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 82 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!