“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 239 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 239

Ticaret anlaşmalarıyla kırılan geleneksel yapının bir sonucu olarak 1840- 1914 arasında OsmanlI Devleti’nin dış ticaret hacmi hızla arttı. Bu dönemde genellikle buğday, arpa, tütün, pamuk, haşhaş gibi tarımsal ham maddeler ihraç edildi ve mamul mal ihracatı sınırlı kaldı. 1850 sonrasında halı ve ham ipek en önemli mamul ihracat ürünleri oldu. Buna karşılık ithalat içinde Avrupa sanayi mallarının payı hızla yükseldi, özellikle pamuklu ve yünlü dokumalar öne çıktı. XX. yüzyıl başlarında nüfusun neredeyse tamamı ithal kumaş veya ithal iplikle dokunmuş yerli kumaş kullanır hâle gelmişti. Ayrıca demir yolu malzemeleri, silah, makine ve çeşitli sanayi ürünleri de dışarıdan alınıyordu.İç ticaret ise dış ticaretten daha büyük bir hacme sahip olmaya devam etti. 1914’te nüfus 20 milyonu aşmış, tarımsal üretimin yalnızca %25’i ihraç edilirken %75’i iç piyasada tüketilmişti (Görsel 2.59). 1860’larda Şam’da OsmanlI mallarının ticari değeri, yabancı malların değerinin beş katına ulaştı. 1890’lar- da Diyarbakır, Harput ve Musul’un bölgesel ticaret hacmi, OsmanlI Devleti’nin toplam dış ticaretinin yaklaşık %5’ine denkti. İstanbul, Edirne, Selânik, Beyrut, Şam, Halep gibi büyük merkezlerin iç ticaret hacmi ise çok daha yüksekti.

İç ticaret hacmi dış ticaretten fazla olsa da Baltalimanı Ticaret Antlaşması sonrasında loncalara bağlı imalat sektörü Batı’nın ucuz malları karşısında geriledi. Bazı imalathaneler kapandı, bazıları ise piyasa koşullarına uyum sağlayarak varlığını sürdürebildi. Demir yolu bağlantısı olan bölgelerde ithal malların yarattığı rekabet daha güçlü hissedildi. Buna rağmen birçok zanaat- kâr, ithal mallara karşı direnmeye ve yeni koşullara uyum sağlamaya çalıştı.

“Bazı OsmanlI sanayi kolları gerçekten çökmüş olsa da, pek çok sektör kendini dönüştürmüş ve I. Dünya Savaşı’na dek gelişmeye devam etmiştir. Bunun ötesinde, 19. yüzyılda tamamen yeni bazı sanayi kolları doğmuş ve hızlı bir biçimde büyümüştür. Ortadoğu tarihçileri ve gözlemcileri ise bu canlılığı ve yaratıcı uyum kapasitesini görmemiştir; çünkü odaklarını OsmanlI yüksek teknolojisine, yani İstanbul’da ortaya çıkan ve daha sonra Selanik, İzmir ve Adana gibi şehirlerde kurulan büyük mekanize sanayi kuruluşlarına yöneltmişlerdir. Oysa başkentteki ve diğer OsmanlI şehirlerindeki küçük atölyeleri göz ardı etmişlerdir. Dahası, kırsal alanlara ve küçük kasabalara yayılmış olan geniş ama dağınık imalat ağlarını da değerlendirmeye katmamışlardır. (,..)Osmanlı’da büyük fabrikaların azlığı, sanayinin ölmekte, uyum sağlayamayan ve evrimleş- meyen bir sektör olduğu sonucunu kolayca ama hatalı biçimde doğurmuştur. Bunun yerine, OsmanlI sanayiini canlı, yaratıcı, evrilen ve çeşitli bir yapı olarak görmemiz gerekir. Teknoloji transferi —ya da transferin başarısızlığı— bu tabloda merkezi bir rol oynamıştır. OsmanlI sanayisinin bazı bölümleri yok olmuş, diğerleri ise gelişmiştir. Kırsal bölgelerde yeni büyük fason üretim ağları ortaya çıkarken, bazı yerleşik ağlar zamanla sönmüştür. Bazı kasabalar yeni sanayilerin merkezi haline gelirken, bazıları yoksullaşmıştır.”

Soru: 1) Kaynak l’ya göre sanayileşme sürecinde OsmanlI imalat sektörü hangi özellikleri göstermektedir? Açıklayınız.

  • Cevap:

Soru: 2) Kaynak G ve Kaynak i’da OsmanlI ekonomisiyle ilgili farklı değerlendirmelerde bulunulmasının nedenleri neler olabilir? Açıklayınız.

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 239 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.