11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 186
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 186 Ata Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 186
ilk gördüğü günü unutamıyordu. O, (...) iyi bir aileye kabul edildiği için sevincinden ağlayan mahcup ve mütevazı bir kadıncağızla karşılaşacağını zannediyordu. Halbuki bilâkis, gayet yüksekten atan, kendisinde tükenmez haklar gören küstah, hafif, şımarık bir mahlûk buldu. Oğlunun saadeti ve ailenin şerefi namına bu kadına söylenecek bazı sözler vardı. Fakat bir bakışta onun konuşulamayacak bir insan olduğunu anlayınca vazgeçti ve artık kendini vak’alara bırakmaktan başka çare görmedi. Cazbant, durmadan çalıyor, iki gün evvel kafesleri sökülmüş pencerelerin arkasında bir alay insanın mütemadiyen sıçrayıp tepindiği görünüyordu. Ali Rıza Bey, Hayriye Hanım’ı düşündü. O şimdi, mutlaka aşağıda, kör bir lamba ışığında, kirli tabak yığınları arasında didiniyor (...) olmalıydı. Ali Rıza Bey, en müşkül zamanında kendisini yalnız bırakan bu kadına uzun zamandan beri dargındı. Fakat buna rağmen bu gece ona acıyordu. Bu zayıf kadın, bu beş çocuğu yetiştirinceye kadar neler çekmişti? Vazifesini bitirmiş bir insan sükûnetiyle bir köşeye oturacağı, rahat bir nefes alacağı bir zamanda böyle mutfak köşelerinde didinip çırpınması, her gün bir sıkıntı içinde kendini helâk etmesi çok acı bir akıbetti. Bu olan şeyleri muhakkak ki o da hoş görmüyordu, göremezdi... Ömrünü dört duvar arasında geçirmiş, çocuklarından başka insan yüzü görmemiş temiz bir ev kadınının birdenbire değişmesine imkân yoktu. Bu değişikliğin sebebini belki de onun bu çocuklara olan fazla muhabbetinde aramak lâzım gelirdi. Ne de olsa düşüncesiz, saf bir kadındı. Fazla ilerisini görmeye kafacığı müsaade etmemiş, sırf hisleriyle, çocukların ne pahasına olursa olsun ağlamalarına mani olmak isteyen zayıf ana hisleriyle hareket etmişti. İğrendiği muhakkak olan birçok şeylere, sırf onlar istiyor diye, onları mesut etmek için katlanıyor, bunca senelik kocasını hırpalamaktan çekinmiyordu. Evet, ikisi de çocuklarını ihtimal, aynı kuvvetle seviyorlardı; fakat, ne yazık bu seviş tarzları başka idi. Ali Rıza Bey, içinden Şevket’e de biraz kırgındı; fakat bu gece onu da affediyor ve çocuğa çıl- dırırcasına acıdığını duyuyordu. O gün, birkaç defa karşılaşmışlardı. Pek dikkatli bakmamakla beraber oğlunu çok mey’us ve şaşkın görmüştü. Güzel ve zeki başı siyah güveylik elbisesinin üstünde balmumu gibi renksizdi. Bir aralık tenha bir köşede Ali Rıza Bey’e yaklaşmış, “Baba, bir parça beni dinler misin?" demişti. Fakat sesi birdenbire göz yaşlarıyla dolmuş, yukarıdan birisinin, “Şevket... Şevket..." diye kendisini çağırmasını bahane ederek kaçmıştı. Çocuk, acaba ne söylemek istemişti? Ali Rıza Bey bunu bilmiyordu. Fakat öyle sanıyordu ki konuşmuş olsalardı şimdi bu saatte, bu ayrı ayrı yerlerde ikisi de daha ferah ve daha az bedbin olacaklardı. (...) Eğlenceye, giyime, lükse düşkün biri olan gelin Ferhunde, Leyla ile Necla’nın da kanına girince bir eğlence ve moda düşkünlüğü başlar. Evde sık sık eğlenceler, partiler düzenlenir. Bu durum evdeki geçim sıkıntısını arttırmıştır. Bu anormal havaya ayak uyduramayacağını anlayan evin büyük kızı Fikret, kendini kurtarmak için birkaç çocuklu dul bir adamla evlenerek Adapazarı’na gider. Aile ağacından ilk yaprak kopmuştur. Masrafları karşılayamayan Şevket, çalıştığı bankadan usulsüz para alınca hapse atılır. Bu da ikinci yaprağın kopuşudur.- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 186 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok