“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 207 Ata Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 207

1. Etkinlik Soru: “Yaprak Dökümü” adlı romandan alınan aşağıdaki parçada noktalama işaretlerinin hangi amaçla kullanıldığını belirtiniz. Parçayı noktalama işaretlerini kaldırarak tekrar okuyunuz. Anlamda ne gibi değişmeler olduğunu belirtiniz. Evet, artık ümit kalmamıştı. Şevket’le beraber en kuvvetli silah arkadaşını kaybediyor, dünyada yapayalnız kalıyordu. Ali Rıza Bey, haftalardan beri ağırlık basmış gibi bir halde yaşamıştı. Ancak her şeyin bittiği bu gecede açık bir kafa ile düşünmeye ve gördüklerini hatırlamaya vakit buluyordu. Düğün lâkırdısı ortaya çıkınca ağırbaşlı Fikret’e varıncaya kadar bütün çocuklar, elbise diye üstüne üşüşmüşlerdi. Karısından yardım bekleyemezdi. Şevket’ten de hayır yoktu. Zavallı çocuğun başında ateş yanıyordu..
  • Cevap:

Nokta (.) → Cümleleri bitirir, yargıyı tamamlar.

Virgül (,) → “Evet, …”te ara söz/pekiştirmeden sonra kısa durak verir; “…, dünyada yapayalnız kalıyordu.”nda bağlaçsız sıralı cümleleri ayırır; “bütün çocuklar, elbise diye …”de açıklayıcı ifadeyi ayırır.

Kesme (’) → Özel ada gelen eki ayırır: “Şevket’le, Şevket’ten”.

Üç nokta (…) (metinde iki nokta yazılmış) → Sözün duyguyla yarıda bırakıldığını, sürüp giden hâli gösterir: “ateş yanıyordu…”

Noktalama işaretleri kaldırılınca: duraklamalar kaybolur, vurgu ve duygu azalır; sıralı cümleler karışır, “Evet”in tonlaması silinir; “Şevketten/Şevketle” gibi özel ad + ek belirsizleşir; son cümledeki iç sızısı ve devam duygusu yitirilir.

2. Etkinlik Soru: “Yaprak Dökümü” adlı romandan alınan aşağıdaki parçalarda ek-fiil almış sözcükleri tespit ederek ek-fiilin yazım kurallarını belirtiniz. İhtiyar adam, bir gün, şaşkınlıktan Ayşe’yi karşısına almış, bu on bir yaşındaki bebeğe saatlerce para hesapları yapmış, bakkal defterleri, senetler, kâğıtlar göstermişti. Fakat artık, çocuklar saygıyı da kaldırmışlardı. Şimdi, onların hepsi birer küçük Hayriye Hanım’dı. Kızdıkları zaman tıpkı annelerinin çehresine benzeyen yüzleriyle bağrışıyorlardı: “Bir doğruluktur tutturdun. Bizi düşünmedin. Dilenci çocuklarından beter ettin. Herkes çocuklarının bir dediğini iki etmezken, kardeşimizin düğününde bizi hizmetçi gibi gezdirmeye nasıl razı olacaksın?” İğrendiği muhakkak olan birçok şeylere, sırf onlar istiyor diye, onları mesut etmek için katlanıyor, bunca senelik kocasını hırpalamaktan çekinmiyordu. Evet, ikisi de çocuklarını ihtimal, aynı kuvvetle seviyorlardı; fakat, ne yazık bu seviş tarzları başka idi.
  • Cevap:
Ek-fiil taşıyanlar: göstermişti, kaldırmışlardı, Hayriye Hanım’dı, bağrışıyorlardı, çekinmiyordu, seviyorlardı, başka idi (→ başkaydı), doğruluktur. • Yazım kuralları: İsim + ek-fiil bitişik yazılır (başkaydı, iyiydi); ünlüyle bitende y kaynaştırması gelir (iyi+idi→iyiydi); özel ada gelen ek-fiil kesme ile ayrılır (Hayriye Hanım’dı); fiil çekiminde ek-fiil birleşik zaman yapar ve bitişik yazılır (seviyordu, göstermişti, çekinmiyordu); -dır bildirme eki bitişik yazılır (doğruluktur). 3. Etkinlik Soru: Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Hüküm Gecesi” adlı romanından alınan aşağıdaki parçada, altı çizili kelimelerin yazımını kontrol ederek günümüz yazım kurallarına göre doğru yazılıp yazılmadıklarını belirtiniz. Bu uzun ve kızgın yaz sonlarında İttihat ve Terakki’nin çözülmesi, yüksek dağ başlarındaki ezeli karların eriyişi gibi birşey oldu. İttihat ve Terakki denilen bu katılaşmış ve sağlam buz kitlesini şurada bir küçük ırmak, ötede serseri bir sel, beride bir incecik su haline çeviren sıcaklık, ne müthiş bir ateşten çıkıyordu! İlk çözülme belirtilerinin göründüğü günlerde İstanbul’da kimse bunu lâyıkıyla bilemiyordu. Kimi, Padişahın artık İttihatçılardan yüz çevirdiğini; kimi, sopa, kırbaç ve süngü gücüyle toplanan yeni Meclis’in de gerektiği kadar vefalı çıkmadığını, kimi, “Merkezi Umumi” ile hükümet arasında bir anlaşmazlık baş gösterdiğini söylüyordu. Fakat, hiç kimse, muhalefet tarafından bir darbe indirilmiş olmasına ihtimal veremiyordu.
  • Cevap:
ezeliyanlış; doğrusu ezelî (düzeltme işaretiyle).
birşeyyanlış; doğrusu bir şey (ayrı yazılır).
şuradadoğru.
ateştendoğru.
İstanbul’dadoğru (özel ada gelen ek apostrofla ayrılır).
lâyıkıylayanlış; doğrusu layıkıyla.
bilemiyordudoğru.
Padişahınyanlış; genel ad olduğu için padişahın.
Meclis’indoğru (TBMM’nin kısaltılmış özel adı).
“Merkezi Umumi”yanlış; tarihî özel adın doğru yazımı “Merkez-i Umumi”.
ihtimaldoğru.

11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 207 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.