11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 228
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 228 Ata Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 228
(Titreyen parmağını eşyanın üzerinde dolaştırır.) Şu koltuk, koltuğa; şu ayna, aynaya benzemiyor. Hangi dünya doğru, bu mu, evvelkisi mi? NEVZAT - Husrev, Husrev, bırak şu vehimleri! HUSREV - (Büsbütün parlıyarak) Bana hâlâ lâf söylüyorlar. Dünyam elimden gidiyor. Bir el, altımdan bir şey çekiyor. Bir masanın örtüsü gibi bir şey. Onu çekiyorlar. Herşey devriliyor. Herşey onunla beraber kayıyor. (Geri geri bir koltuğa doğru gidip koltuğun ayaklarına çarpar) Dünyam elimden gidiyor. Yerine bir başka dünya geliyor. Nasıl bir dünya, anlatamam. (Koltuğa çöküverir) Etimi cımbızla lif lif koparsınlar, bu dünyayı görmeyim. (Husrevyüzünü avuçlarının içine alır. Herkes dona kalır.. Ulviye, birden metanetle ayağa kalkar. Oğluna yaklaşır, yanıbaşında durur. Ne yapacağını bilemez. Nevzat da Husrev’in yanına gelir. Husrev birden ellerini yüzünden çeker. Annesiyle Nevzat’a bakar.) HUSREV - Ne var, niçin üzerime geliyorsunuz? Beni yalnız bırakamaz mısınız? Çok rica ederim. NEVZAT - Husrevciğim! Zaten hanımefendi ile bir yere gidecektik. İzin verir misiniz? (Ulviye hâkimane elini Nevzat’a kaldırarak susmasını işaret eder. Husrev, dalgın, bunları görmez.) HUSREV - Gidin! İyi edersiniz, çok iyi edersiniz. NEVZAT - Müsaade et de Mansur seninle kalsın. HUSREV -Kalsın. (Ulviye şaşkındır. Nevzat, gayet iradeli, Ulviye’nin koluna girer.) NEVZAT - (Ulviye'ye) Buyurun hanımefendi! (Husrev koltukta, başı yana eğilmiş, ürpertici bir tavırla oturuyor. Ulviye kendisini sürüklercesine sevkeden Nevzat’ın kolunda oğluna baka baka yürür. Ulviye’nin omuz başında yürüyen Nevzat eliyle, Mansur’a, kalması lâzım geldiğini anlatmak ister. Mansur başını hafifçe öne eğerek ve gözlerini kırparak anladığını bildirir. Ulviye ve Nevzat paravananın arkasında kaybolurlar. Mansur ayakta, gözleri Husrev’de. Saniyeler geçer.) HUSREV - (Tatlı ve hüzünlü bir sükûnet içinde... Mansur’a bakmadan konuşur...) Mansur! MANSUR - (Tehalükle) Kardeşim! HUSREV -Sen benim dostumsun değil mi? MANSUR - Dostunum Husrev! HUSREV - Mansur, sana inanıyorum. (Mansur’un başı teessürle göğsüne düşer. Cevap vermez.) HUSREV - Senin yanında gömleğimi yırtabilirim. Senin yanında ağlayabilirim. (Mansur büsbütün ezilir. Teessürünü göstermemek için arkasını döner.) HUSREV - Mansur, çok fenayım. Düşüyorum. (Mansur dehşet içinde tekrar Husrev’e döner.) HUSREV - Dipsiz bir uçuruma sarkıyorum. Yakalayabildiğim bir iki ot tutuyor beni. Bu otlar sökülüyor. Yumuşak toprağın içinden kökleriyle beraber geliyor. Düşüyorum.- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 228 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok