11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 108
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 108 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 108
Ders Dışı Etkinlik
Adı: Hikâye ve Sosyal BilimlerAmacı: Hikâyenin diğer disiplinlerle ilişkisini çözümleyebilmeSüresi: 1 hafta
- 1. Öğretmeninizin rehberliğinde üç gruba ayrılınız.2. Grup sözcülerini seçiniz.3. Cengiz Aytmatov'un kaleme aldığı Oğulla Buluşma hikâyesinden ve Türk dünyasına ait farklı metinlerden hareketle aşağıdaki başlıklar çerçevesinde araştırma yapınız.
- Birinci grup: Metin-Tarih İlişkisi
- İkinci grup: Metin-Coğrafya İlişkisi
- Üçüncü grup: Metin-Sosyoloji İlişkisi4. Çalışmanızı grup sözcüleri aracılığıyla sınıfta arkadaşlarınıza sununuz.
- Cevap:
HİKÂYE VE SOSYAL BİLİMLER SUNUMU
1. Grup – Metin-Tarih İlişkisi:Oğulla Buluşma hikâyesinde II. Dünya Savaşı’nın insanlar üzerindeki etkileri anlatılır. Sultan’ın gönüllü olarak cepheye gitmesi, savaş dönemindeki vatan sevgisini ve fedakârlık anlayışını yansıtır. Savaşın ailelerde oluşturduğu ayrılık ve acılar da tarihî dönemin izlerini gösterir.
2. Grup – Metin-Coğrafya İlişkisi:Hikâyede köy, şehir, istasyon, dağlar ve yollar önemli mekânlardır. Atla yapılan yolculuklar ve kırsal yaşam, Orta Asya coğrafyasının özelliklerini yansıtır. Coğrafi şartlar, kişilerin yaşam biçimini ve olayların gelişimini etkiler.
3. Grup – Metin-Sosyoloji İlişkisi:Hikâyede aile ilişkileri, toplumun vatan anlayışı ve savaş dönemindeki insan davranışları öne çıkar. Çordon ile kızlarının farklı düşünceleri, toplumdaki değer ve görüş ayrılıklarını gösterir. Aile sevgisi, dayanışma, fedakârlık ve görev bilinci toplumsal değerler olarak işlenmiştir.
Sunum Sonucu:Hikâye; tarih, coğrafya ve sosyolojiyle bağlantılıdır. Bu alanlar, hikâyedeki olayları, kişileri ve dönemin yaşam şartlarını daha iyi anlamamızı sağlar.
Soru: Araştırma sürecinde elde ettiğiniz sonuçlardan hareketle sosyal bilimlerin edebî metinlere etkisini değerlendiriniz.
- Cevap: Sosyal bilimler, edebî metinlerin tarihî dönemini, coğrafi çevresini ve toplumsal yapısını daha gerçekçi yansıtmasını sağlar. Böylece olaylar ve kişiler daha anlamlı ve anlaşılır hâle gelir.
Ara Metin
Soru: 1) Vatanımızla bağımızı oluşturan unsurlar nelerdir? Açıklayınız.
- Cevap: Vatanımızla bağımızı; dilimiz, tarihimiz, kültürümüz, geleneklerimiz, ailemiz ve ortak değerlerimiz oluşturur. Yaşadığımız topraklar ve ortak hatıralar da bu bağı güçlendirir.
Soru: 2) Vatanımızı neden sevmemiz gerektiğine dair düşüncelerinizi ifade ediniz.
- Cevap: Vatanımız; kimliğimizi, kültürümüzü ve geçmişimizi yaşattığımız ortak yurdumuzdur. Bu nedenle onu sevmeli, korumalı ve gelecek kuşaklara aktarmalıyız.
Soru: 3) Eski İstanbul'dan Çizgiler adlı metne göz gezdiriniz ve metinde millî kültür unsurlarının hangi kelimelerle yansıtabileceğine dair tahminlerde bulunup bunları küçük kartlara yazınız.
- Cevap: Kartlara şu kelimeler yazılabilir: Kapalıçarşı, haydariye, bereket, selamlaşma, fayton, ud, keman, kanun, meddah, Karagöz, ramazan eğlenceleri, kına gecesi.
Soru: Aşağıdaki Eski İstanbul’dan Çizgiler adlı metni okuyunuz ve basamakları metne göre uygulayınız.
ESKİ İSTANBUL'DAN ÇİZGİLER
Çocukluğumda, yüzünü görmediğim halde, sık sık evimizde ve hemen her evde ismi geçen bir Tülbentçi Muhiddin Efendi vardı. Malın en iyisini sattığı, hîlesi hud'ası olmadığı da, gene arkasından söylenen sözlerdendi.Bu dürüst ve zengin tüccarın, Kapalıçarşı'da bir de şûbesi vardı ki, büyük annem de annem de, hep oradan alış-veriş ederlerdi.Kalpakçılar Caddesi'ndeki bu dar ve derin dükkânı idâre eden Bahaeddin Efendi isminde, orta yaşlı, orta boylu, güler yüzlü, cana yakın yarı tezgâhtar, yarı patron havasında bir adamcağız da vardı ki, alışveriş edilsin edilmesin, şöyle bir yüzünü görmek bile, insana huzur verirdi.Mintanının üstüne dâima "haydârıye" giydiğine göre, derviş meşrep bir kimse olmalı idi.Ölçüde eli çabuk idi. Müşterinin paketini hazırlayıp eline uzatır ve sattığı malın bedelini alırken, dükkânına gelenleri bir misâfirmiş gibi uğurlar ve eli kadar sür'atli olan dili, hayır duâya benzeyen cümleleri çabuk çabuk: "Bereket versin, sağlıkla kullanın, safâ geldiniz, hayra karşı, güle güle.." diyerek işini tamamlardı.Ama müşteri de bu sıcakkanlı ve cana yakın esnafın, bir nefeste sıraladığı teşekkür sözüne mutlaka karşılık vererek: "Bereketini bul!" diyerek mukâbele eder ve bir dost evinden çıkar gibi, dükkândan ayrılırdı.
- Cevap: Bu etkinliğin cevabı diğer sayfadadır. (Bkz. sayfa 111)
11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 108 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.