“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 90 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 90

Soru: 2) Bulduğunuz kelime örneklerini küçük kâğıtlara yazarak bir torbaya koyunuz.

  • Cevap:

Soru: 3) Öğretmeninizin torbadan rastgele çektiği kelimelerin anlamlarım tahmin ediniz.

  • Cevap:

Soru: 4) Tahminlerinizle ilgili dönütler verildikten sonra kâğıtları sınıf panosunda sergileyerek kelime duvarı oluşturunuz.

  • Cevap:

Sıra Sizde

Soru: Okuma amacınızı belirleyerek Oğulla Buluşma metnine göz gezdiriniz ve aşağıdaki soruları cevaplayınız.

  • Cevap:

Soru: 1) Metnin adından, görselinden ve yazarından yola çıkarak söz varlığıyla ilgili çıkarımlarda bulununuz.

  • Cevap:

Soru: 2) Metnin başlığından ve görselinden yararlanarak konusuna ve türüne dair tahminlerinizi ifade ediniz.

  • Cevap:

Metni Okuyalım

Soru: 1) Tahminleriniz doğrultusunda uygun okuma stratejisi belirleyiniz.

  • Cevap:

Soru: 2) Seçtiğiniz okuma yöntem ve stratejisiyle vurgu ve tonlamaya dikkat ederek metni okuyunuz.

OĞULLA BULUŞMA

YAŞLI ÇORDON, çok perişan, allak-bullak bir durumda döndü evine. Canını mı sıkmışlardı, korkutmuşlar mıydı onu ya da dövmüş, sövmüşler miydi? Karısı hemen anladı önemli bir şey olduğunu. Ve meselenin aslını öğrenince de o kadar şaşırdı ki ne yapacağını bilemedi. Kocası pek tuhaf bir hayal kurmuştu. Herhangi duyarlı bir kişiye göre onun bu davranışı kocamışlık, bunaklık, aptallık sayılır, asla aklı başında bir adamın düşüncesi olarak kabul edilmezdi.

İhtiyarın bir oğlu vardı ve yirmi yıl kadar önce savaşta ölmüştü. Pek gençti öldüğü zaman ve şimdi onu Çor- don'dan başka kimse hatırlamıyordu. Zaten Çordon'un kendisi de evde, karı-koca arasında ondan hiç söz etmezdi. Ve işte şimdi, birdenbire oraya, onun savaştan önce öğretmenlik yaptığı yere gitmeye karar vermişti. — Onun hayatta olduğuna, ölmediğine her zaman inandım, her zaman hissettim bunu. Oraya gitmek için sabırsızlanıyorum, gidip görmek istiyorum onu... diyordu.

Karısı, şaşkın şaşkın baktı adamın yüzüne. İşi önce "Sen başının üzerine mi düştün yoksa?" diye alaya almak istedi ama kendini tuttu. Çünkü kocası bu sözleri sakin, kararlı, inançlı bir sesle ve pek içten söylemişti. Kadın, kocasının oraya gitmekte kararlı olduğunu, bunu iyice kafasına koyduğunu anlamıştı. Oğlunu bulmak için oraya gitme kararı pek saçma olsa da, bu tatlı bakışlı, yanık ve buruşuk yüzlü, ak sakallı koca adama, çocuk gibi davranmasının hiç de doğru olmayacağını düşündü. Kocaman ve yorgun elleri, dizlerinin üzerinde birer büyük balık gibi duruyordu adamın. Niyetinin pek saçma ve budalaca bir şey olduğunu bilse de, bunu ona söylemekten çekindi. Sakin bir sesle şöyle dedi:

— Mademki yaşadığını hissediyordun, bugüne kadar niçin gidip aramadın?— Bilmiyorum, diye iç çekti Çordon. Şimdi gitmek istiyorum. Henüz gözlerim kapanmadan mutlaka gitmeliyim oraya. Kalbim böyle söylüyor, içimden böyle geliyor. Yarın erkenden çıkacağım yola...— Pek âlâ, bu senin bileceğin bir şey.

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 90 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.