Yükleniyor...
Evvel Cevap
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 162
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 162

“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 162 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 162

pencerelerden gördüğüm yabancı manzaralar karşısında, kendimi ya Marsilya’nın ya Napoli’nin veya Pire’nin işlek bir sokağında bir otele henüz inmiş sanıyordum. Karşı tarafın ışıklarına baktıkça bir türlü İstanbul’un bu kadar yakınında olduğuma ihtimal veremiyordum. Bütün gece uzak diyarlardan gelmiş bir yolcu gibi çevremi yadırgadım durdum. O kadar ki, sabah olup da kulağıma, aşağıdaki sokaktan birden bire bir ses, bir (salebim kaynıyor!) sesi aksediverince sanki bulutlardan düşüyor gibi sersemleştim. İşittiğim sesin bir Türk sesi olduğuna bir türlü ihtimal veremedim.
– Salebim kaynıyor!

Hiçbir ses, hiçbir söz bana ne kadar zamandan beri bu derece tatlı gelmemişti. Uzun bir gurbetten sonra bir gemi içinde yavaş yavaş kendi vatanının toprağına yaklaşan ve bu toprağın kokularını duyan bir zavallı gibiydim. Yatağımın içine doğruldum, dinledim; şimdi başka sesler Galata’nın çeşitli köşelerinden, sabahın geçici sessizliğini hafif hafif yırtıyorlardı. Süt kaymak!.. Sıcak simidim O dakika hiçbir şiir, hiçbir şarkı hiçbir müzik parçası benim için bu adi satıcı sesinden daha belagatli, daha tesirli değildi. Manyetizma olmuş bir adam gibi yavaş yavaş yatağımdan çıktım ve sokağa bakan pencereye yaklaştım. Bu yüksek yerden, bütün Galata sakil, galiz ve kirli binaları ile bütün o yamru yumru Galata görünüyor. Evet, bu şehre bir Türk şehri denilemezdi. Fakat hala durmayan bu Türkçe seslerin burada ne işi var? Nereden geliyor? Kimlere söylüyor? Böyle düşünerek gözlerimi sağa sola çeviriyordum. Bir de ne göreyim: Bulunduğum evin ta önünde küçük bir cami duruyor; beyaz minaresi, suyu çekilmiş sebili ve yanı başında kafesli harap bir Türk evi ile eski bir cami… Başımı çevirince ötede bir cami daha gördüm, Gala- tanın pis ve mekruh sokaklarının bir köşesine sinmiş, bu küçücük, üslûpsuz, zerafetsiz kasabada mabetler bana karşıkilerden, yedi tepelerin üzerindekilerden daha muhteşem, daha güzel göründü. Bu camilere kim bilir, ne kadar zamandan beri hiçbir Müslüman ayağını basmıyor… Fakat asırlardan beri adım adım, sinsi sinsi zorlu bir istilaya karşı bu sessiz minareler, bu kapalı camiler, bu kurumuş çeşmeler ve bu satıcı sesleri bana müdafaasız ve avare Türk’ün son koruyucuları gibi göründü. Acaba bizim gördüğümüz facialar bir şeyin sathı mıdır? Acaba bütün bu bulanan suyun dalgaları altında gene bizim manevi hazinelerimiz mi saklı duruyor?*

Metinde Geçen Bazı Kelime ve Kelime Grupları

belagatli: İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği olan.
bend: Gazete yazısı.
farfara: Çok konuşan.
galiz: Kaba, çirkin.
manyetizma: Telkin ve hipnozla bir kimseyi etkileme.
mekruh: İğrenç, tiksindirici.
muharrir: Yazar.
müdafaa: Savunma.
mütareke: Ateşkes.
payitaht: Başkent.
refik: Arkadaş.
sakil: Çirkin, kaba, uyumsuz.
satıh: Yüzey.
sebil: Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır. 

11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 162 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
Benzer İçerikler

Yeni Yorum