Yükleniyor...
Evvel Cevap
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 240
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 240

“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 240 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 240

olamaz. Oysa sanatın zarafetini anlayan, bir eserdeki güzelliklere kucak açan, gönül okşayıcı sözlerle çalışmalarınızı takdir eden kişilerle çalışmak ne büyük zevktir. Bilmem belirtmeme gerek var mı? Evet, yaptığımız şeylerin en tatlı ödülü, bunlara kıymet verildiğini görmek ve sizi onurlandıran alkışları işitmektir. Bence emeklerimizin karşılığını bundan daha iyi alamayız. Aydın insanların övgüleri, zevklerin en tatlısıdır çünkü. MÜZİK HOCASI: Sizinle aynı fikirdeyim. Ben de aynı şeyleri hissediyorum. Kuşkusuz sözünü ettiğiniz alkışlardan daha büyük bir ödül olamaz. Ancak sadece bunlarla da karın doymaz. Sadece övgüler, adamı rahat ettirmeye yetmez. Somut, elle tutulur başka bir şeyler de olmalı. En iyi övgü, elle yapılandır. (Eliyle para işareti yapar) Çok da aydın bir adam sayılamaz, bu doğru. Her şey hakkında abuk sabuk yorumlar yapıyor, hep yanlış yerlerde alkışlıyor. Ancak parası, (…) telafi ediyor. Her övgüsü para! Sizin de gördüğünüz gibi bu cahil burjuva, bizi buraya sokan aydın beyefendiden daha çok işimize yarıyor.

DANS HOCASI: Sözlerinizde gerçek payı yok değil. Ancak para konusunu biraz fazla önemsiyorsunuz bence. Para, görgülü ve bilgili bir insanın tenezzül etmemesi gereken bayağı bir şeydir.
MÜZİK HOCASI: Adamımızın size ödediği paraları almayı biliyorsunuz ama!
DANS HOCASI: Elbette. Ama yalnızca bununla mutlu olmuyorum ben. Zenginliğinin yanında biraz zevki de olsun isterdim.
MÜZİK HOCASI: Ben de… Zaten biz de bunun için elimizden geldiğince çaba sarf ediyoruz. Fakat her durumda bizim toplumda tanınmamıza imkân sağlıyor. O başkaları hesabına para öderken, başkaları da onun hesabına övüyor. DANS HOCASI: İşte kendisi de geliyor.
Mösyö Jourdain çok cahil, küstah ve kaba biri olmasına rağmen hocaları sırf parası için kendisine katlanırlar. Jourdain’a kibarlık öğretecek hocalar bir gün onun gelmesini beklerken kendi aralarında tartışmaya başlarlar. Her biri kendi dersinin dünyadaki en önemli iş olduğunu iddia eder. Tam kavga edecekleri esnada gelen felsefe öğretmeni öfkenin çok kötü bir duygu, tartışmanın da gereksiz olduğunu söyler. Çünkü ona göre felsefe karşısında diğer üç sanat dalı değersizdir. Bunu işiten üç hoca birleşip felsefe öğretmeniyle tartışırlar.

İKİNCİ PERDE

IV. Sahne
Felsefe hocası, Mösyö Jourdain…
FELSEFE HOCASI: (Yakasını düzelterek…) Evet, dersimize başlayabiliriz.
MÖSYÖ JOURDAİN: Ah, sizi dövmelerine gerçekten çok kızdım beyefendi!
FELSEFE HOCASI: Önemli değil. Bir filozof olayları olduğu gibi kabullenmesini bilmelidir. Onlar için Juvenal (Jüvinal) tarzı bir yergi yazayım da günlerini görsünler. Neyse bırakalım bunları. Bugün ne öğrenmek istersiniz?
MÖSYÖ JOURDAİN: Öğrenebileceğim her şeyi öğrenmek istiyorum. Zira bilgili olmak için yanıp tutuşuyorum. Ben daha gençken anne ve babamın bana bütün ilimleri öğretmemelerine öyle çok öfkeleniyorum ki!

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır. 

11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 240 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
Benzer İçerikler

Yeni Yorum