11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 61
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 61 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 61
Sıra Sizde
Soru: 1) Aşağıda verilen cümlenin öğelerini alttaki yazma alanlarına yazınız.
Bisküvi, çikolata, kâğıtlı şeker, zeytinyağı, sabun yapımevleriyle küçük tamir atölyelerinin yan yana odalarda bulunduğu, sefertasına benzeyen hanlardan birinin genzi tıkayan pis havası içinde ekmeğini küçücük pedalıyla kazanmaya çalışan bir arkadaşı görmeye gitmiştim.
- Cevap:
Soru: 2) Aşağıda verilen metindeki yay ayraçların içine, uygun noktalama işaretlerini yazınız.
- Cevap: Kapıyı çaldım (,) arkasında biri bekliyormuş gibi çarçabuk açıldı (;) uzun boylu (,) simsiyah vakarlı bir papaz göründü (,) sordum (:) (“) Doktor burada mı (?) (”)
Soru: 3) Aşağıda verilen cümledeki yazımı yanlış kelimelerin altını çiziniz ve doğrusunu yazınız.
Bizde haftasonu ruhumuzu dinlendirmek için Gemliğin sahilinde günbatımını izledik.
- Cevap:
Kalemin İzinden
Soru: Aşağıdaki metni modernist, bireyin iç dünyasını esas alan, toplumcu gerçekçi veya millî-dinî duyarlılıkları yansıtan hikâye anlayışlarından birinin özelliklerine uygun şekilde tamamlayarak defterinize yazınız.
Müşteri olmadığından İhsan’la laflıyorduk. Murat dükkana nefes nefese girdiğinde ustası havluları çıkarıyordu. İhsan oldukça yumuşak bir sesle konuştu:
– Ooo! Beyimiz nihayet teşrif etti.
Murat bir şey demeden koştu, süpürgeyi aldı. Başını kaldırıp bakmadı, usulca ortalığı süpürmeye başladı. İhsan Usta’ya karşı saygıyla karışık bir sevgi duyuyordu.
İhsan Usta bir süre sessizce izledi, sonra şefkat dolu bir sesle çocuğa seslendi:
– Evladım koş, bize iki orta kahve söyle. Gelirken kendine de simit al, karnını güzelce doyur. Ne demişler: “Can boğazdan gelir.” Önümüz bayram, bugünlerde müşteri çok olur. Gün boyu oturmaya vakit bulamayacağız.
- Cevap:
(Toplumcu Gerçekçi Hikâye Anlayışına Göre Tamamlama):
Murat kahveyi söylemeye giderken cebindeki bozuklukları yokladı. Elinde kalan son birkaç kuruştu. Simit alırsa eve giderken küçük kardeşine süt götüremeyecekti. Bir an durdu, sonra kararını verdi. Kahveleri söyledi, simidi ise almadı.
İhsan Usta fark etmişti ama bir şey demedi. Çocuğun mahcup hâlinden her şeyi anlamıştı. İçinde, işçilerin ve çocukların yaşadığı bu yoksulluğa karşı derin bir öfke kabardı. Yıllardır aynı sokakta aynı dertleri görüyordu.
Murat kahveleri getirip önüne koydu. Karnı açtı ama gülümsemeyi ihmal etmedi. İhsan Usta içinden “Bu çocuklar büyüyünce ya işsiz kalacak ya da bu ağır koşullarda eriyip gidecek” diye düşündü. İşte hayat, emekle ayakta kalmaya çalışanların sessiz çığlığıydı.
11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 61 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

























