11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 13
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 13” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 13
Aşağıdaki metni okuyunuz. Soruları okuduğunuz metni göz önünde bulundurarak cevaplayınız. (Metin, aslına sadık kalınarak alınmıştır.) ACIMAK (Zehra çok çalışkan, disiplinli, verdiği kararların arkasında duran bir öğretmendir. Görev yaptığı okulda yeniliklere imza atmış ve okulda uygun olmayan her şeyi değiştirmiştir. Harabe okulu kendi çabalarıyla onarmaya çalışmıştır. Zehra, merhamet duygusundan yoksundur. Zaafa, düşkünlüğe, çirkinliğe tahammülü yoktur. Bu nedenle Maarif Müdürü onu Mebus Şerif Halil Bey’le tanıştırmak ister. Mebusun asıl amacı Zehra’ya babasının hasta olduğunu söylemektir. Bunun üzerine Zehra, İstanbul’a gider. Babasını kaybetmiştir. Zehra’ya babasından kalan bir sandık verirler. Zehra sandıktan çıkan günlüğü okuyunca babasının gerçekte nasıl bir insan olduğunu öğrenir ve babasının yasını tutar. Artık acımayı öğrenmiştir.) Aşağıda romanın ilk bölümünden yapılan alıntıları okuyacaksınız. — Merkezde Zehra isminde bir başmuallim varmış... Hangi mektep olduğunu bir yere kaydettim ama bir türlü bulamıyorum. Mebus Şerif Halil Bey cüzdanını yelek ceplerini karıştırıyordu. Maarif Müdürü gülerek: — Zahmet etmeyin efendim malûm dedi. Zehra vilâyetin en maruf bir simasıdır. — Dostlarımdan biri bu hanım için sizden birkaç gün izin istememi rica etti... İstanbul’da ihtiyar ve alil bir babası varmış... Son günlerde ağır şekilde hastalanmış... Hayatı tehlikedeymiş... Belki izin koparmak için mübalâğa ediyorlar ama bir şey yapmak mümkünse... — Mümkün tabii... Ancak benim bildiğime göre Zehra kimsesiz bir kızdır. Beş seneye yakın bir zamandan beri tanırım... Bana babası filan olduğundan hiç bahsetmedi... Mamafih kendisine sorarız. Zaten biraz sonra onu göreceksiniz. (...) Maarif Müdürü pencereden uzaklara bakarak gülümsedi: — Keşke bütün mekteplerimizi Zehra hocalara teslim etsek de bizim hiç işimiz kalmasa. İstiklâl alâmeti olarak onlara birer davul ve tuğ gönderir maarif idarelerinin kapılarını emniyetle kapardık... Mebus Şerif Halil ile Maarif Müdürü Tevfik Hayri, iki eski mektep arkadaşı idiler. Mülkiyeyi bitirdikten sonra hoca olmuşlardı. Şerif sonradan mesleğini değiştirmiş, Tevfik maarifçi kalmıştı. (...) Tevfik devam etti: — Bundan dört sene evvel küçük bir kız mini mini bir darülmuallimat mezunu olarak buraya gelmiş... İlk zamanlarda çok sıkıntı çekmiş... Fakat meyus olmamış... Şehri kendine vatan mektebi, bir aile ocağı yapmış... O kadar gayretle çalışmış ki terakkisine mâni olamamışlar. Daha yirmi beş yaşına gelmeden mektebine başmuallim yapmışlar eline kocaman bir kız mektebini teslim etmişler... Şimdi yirmi dokuz otuz yaşlarında vardır... Kasabanın en sevilen, emniyet edilen hatırı sayılan bir insanıdır. Bugün ekserisi kocaman ev hanımları olan eski talebesi üzerinde hâlâ eski nüfuzunu muhafaza eder... Onu bir abla, bir ana gibi dinlerler bütün müşkülleri ona hallettirirler. Mektebe gelin...- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 13 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok