“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 21” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 21

dırdığı yeni ruhî cereyanı takip ederek, soramadığım suallere cevap veriyordu: — Çare yok... Bu fistüllerden ikisi yenidir. Kürtaj lâzım... Hatta sonra alçı bile lâzım... Artık mafsalı da feda edeceğiz... “Ankylose” olmadıkça bu dizi kurtaramayız... İltihap şiddetli... İhmal etmemelisin. Çare yok. Bu bacak kısalacak ve yere basamayacak. Ne yaparsın? Böyle çekmek iyi mi? Yüzüme baktı, başımı önüme eğerek gözlerimi sakladım. Bu, kederimin son derecesini ancak benim bileceğim bir sır halinde bırakmak için, galiba nafile bir hareket oldu. Operatör, ihmalin davet edeceği fena neticelere dair telkininde devam ediyordu. Gene sordu: — İyi mi böyle çekmek? Cevap vermedim. O kadar fena olmuştum ki, dizimin sarılması bittiği halde kımıldayamıyordum. Giyinmeme yardım ettiler ve kollarımdan tutarak beni ayağa kaldırdılar. Hastahane Bahçeleri İçimde garip bir karıncalanma halinde bir takım iniltiler, mırıltılar, (...) Caddeye doğru çıkarken kendime doğru gitmeye başlıyorum, felâketimi mücessem bir şekilde değil, büyük teessürlerimde olduğu gibi müphem birtakım hayaller ve remizler halinde hissediyordum; ameliyat olacağımı, sakat kalacağımı düşünmüyor, içimde garip bir karıncalanma halinde birtakım iniltiler, mırıltılar, şekilsiz gölgeler seziyordum. Caddeye çıkınca da bu devam etti, fakat hayatın gözlerimi çeken birçok hareketleri beni daha hakikî olmaya sevketti. Ne yapacağımı düşünmeye mecbur oldum. İşim yoktu, eve gitmeliydim, tramvaya doğru yürüdüm. Şehrin gürültüleri de benim aksi istikametime doğru yürüyerek uzaklaşıyorlardı ve sesler, uzaklarda, sallanıyorlar, sallanıyorlar ve koparak, parçalanarak, şehrin derinliklerine yuvarlanıyorlardı. Safa, P. (2000). Dokuzuncu Hariciye Koğuşu. İstanbul: Ötüken. s. 5-17. Kelime Dağarcığı ankylose: İki kemiğin birbirine kaynaşması. dehliz: Üstü kapalı, dar ve uzun geçit. fistül: Akıntı. ifrazat: Vücuttan çıkan kan, irin, ter vb. şeyler, salgılar. kordiyal: Kalp ilacı. mustatil: Dikdörtgen. muvazene: Denge. mücessem: Cisim durumunda olan. pelerin: Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir tür üstlük. süpürasyon: İltihap oluşma durumu. şahnişin: Türk mimarisinde odanın karşı ön cephesinde yer alan üç yanı pencereli çıkma. ufunet: Pis koku. 1. Romandan alınan bölümdeki temel çatışmayı belirleyiniz. Çatışmayı belirlerken nelerin etkili olduğunu yazınız.
  • Cevap: Bu bölümde hastalık ve sağlık çatışması vardır. Anlatıcının muayene sırasındaki iç çatışması, yalnızlığın verdiği sıkıntıyı dile getirir. “Yalnız başıma demir parmaklıklı kapıdan içeriye girerdim, dokuzuncu hariciye koğuşuna doğru ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm.” cümlesinden de anlaşıldığı üzere hastalık-sağlık çatışması kurgulanmış.
2. Çatışmayı yansıtan kelimeleri belirleyecek olsanız bu kelimeler hangileri olurdu?
  • Cevap: “Hastahane, doktor, muayene, eter, muayene odası, operatör, gaz bezi, ameliyat, fistül, ifrazat” vb. çatışma ile ilişkili kelimelerdir.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 21 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.