Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 23

Google Play Uygulama

“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 23” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 23

Aşağıdaki metni okuyunuz. Soruları okuduğunuz metni göz önünde bulundurarak cevaplayınız. (Metin, aslına sadık kalınarak alınmıştır.)

BİR BİLİM ADAMININ ROMANI

İlim ve İdare

“Bence” dedi profesör, “Mustafa, önemli makalelerinden birini yazmaya fırsat bulamadı: ‘İlim ve İdare’. Çünkü bütün hayatı bu iki alanda gösterdiği çabalarla doludur. İki alanda da, eleştiri ve alaycı zekâsına rağmen, insanları kırmaktan hoşlanmadığı için tolerans ilkesine uygun davranmıştır. Hoşgörü, bu alanlarda birçok gerçeği kesin olarak ortaya koymasına engel olmuştur. Çünkü tartışmayı sevmezdi çünkü insanlara insan gibi davranmaktan yanaydı. Öğrencilerine bile bağırırken ‘siz’ diye hitap ederdi. Canının çok sıkıldığı anlarda bile rahatsızlığını gizlemeye çalışırdı.” Eski bir öğrencisi (Oğuz Atay), “Yoklama yapmazdı derslerinde,” diyor, “İsterdi ki kendiliğimizden gelelim. Ama mukavemet dersinde ders yılının sonuna doğru sınıfi oldukça tenha görmüş olmalı ki öğrencilerine, “Gelecek derste vize notlarını okuyacağım,” dedi. Ertesi ders sınıf mahşer gibiydi. Salondan uğultular yükseliyordu. Bir süre gürültünün dinmesini bekledi. Sonra baktı olacak gibi değil, elini cebine soktu; bütün sınıfın sesi soluğu bir anda kesildi: Hoca notları okuyacaktı. Mustafa İnan, elini ceketinin cebinden çıkarmadı, başını kaldırarak arka sıralara doğru baktı, gülümsedi, “Çoktandır bu kadar müşteriye hasret kalmıştık,” dedi ve sanki bir gün önce söz veren kendisi değilmiş gibi ders anlatmaya başladı. İkinci dersin sonunda bekleme heyecanı son haddine varmıştı. Zil çalması yaklaşırken başını gene arka sıralara çevirdi. “Beni bu yıl oldukça üzdünüz, biraz da siz üzülün bakalım,” dedi. Yılın son dersine kadar durum böyle devam etti; hoca son derslerini dinletmenin yolunu bulmuştu. Son dersini de bitirdikten sonra, vize notlarının okunmasını bekleyen özlem dolu gözlere şöyle bir baktı: “Merak etmeyin, asistan arkadaş biraz sonra gelecek.” Öyle ya, notları okumak koca Mustafa İnan’a mı kalmıştı? Biraz sonra asistan göründü ve ders yılında yapılan imtihanlara katılan bütün öğrenciler, vize almış olduklarını öğrendiler.
(…)
Kısa bir süre sonra da Mustafa İnan’ı Ankara’ya Cemal Gürsel çağırdı: Bayındırlık bakanı olmasını teklif edecekti. Mustafa İnan düşünmeye başladı: Şimdi ne yapmalı? Yeni yönetimi hemen gücendirmek istemiyordu. Hürriyet geldi diye ben de sevinmedim mi? Şevket’e (Arat) gideyim, diye düşündü; yıllardır resmî dairelerde, çalışıyor, bu işleri daha iyi bilir. “Ben yemeğe geldim,” diyerek kapıdan girdi. “Mühim bir mesele var Şevket,” dedi sonra, “Bana gelen bütün projeleri sana gönderiyorum; şimdi de senden bir proje için fikir sormaya geldim.” Gülüştüler. “Benimle hep böyle rahat ve samimiydi,” diyor Şevket Arat: “Gerçekten de ona gelen bütün proje tekliflerini hemen bana gönderirdi ve çoğu zaman geçim sıkıntısında olduğu halde hiç para almazdı. O gün biraz düşünceli görünüyordu. ‘Bayındırlık bakanlığı teklif ediliyor bana,’ dedi, ‘Şunu bir istişare edelim,’ dedi. Ben Mustafa’yı otuz yıldır tanıyorum. Mustafa yalnız hoca olmak için yaratılmış bir arkadaştı. Siyasette onu harcarlardı. “Sureti katiyede kabul etme,” dedim. “Ben de öyle düşünüyorum,” dedi. Böyle konuştuğum için ferahlamıştı. Ankara’dan döndüğünde Mustafa ile tekrar buluştuk. “Israr ediyorlar,” dedi. “Sen de ısrar et”’ dedim. Heyecanlanmıştım ne de olsa: “Nasıl oldu anlatsana?” “Cemal Gür- sel’e, ben siyasetten anlamam dedim. Gürsel güldü: Ben de anlamam Mustafa Bey dedi. Sizi kader zorlamış, çevrenize toplanmışlar bu sebepten” dedim. “Ben sizin gibi merkez değilim paşam.” dedim. Uzun uzun düşündü. Cemal Gürsel: “Başkasını bulamazsam gene de seni bayındırlık bakanı yapacağım dedi.”

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 23 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!