12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 116
“12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 116 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 116
Bu yolda Türk halkına liderlik yapmak amacıyla 23 Ağustos 1925 tarihli Kastamonu gezisinde ilk kez şapka kullandı (Görsel 3.20). Türk halkının büyük kısmı hiçbir yasal düzenleme olmadan kendi isteğiyle fesi çıkararak şapka kullanmaya başladı. 25 Kasım 1925 tarihinde yayımlanan Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun ile yasal düzenleme yapılarak TBMM milletvekillerine ve tüm devlet memurlarına şapka giyme zorunluluğu getirildi. 3 Aralık 1934 tarihinde yayımlanan Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun ile her dinin en büyük temsilcisi (Diyanet İşleri Başkanı, Fener Rum patriği, Ermeni patriği, hahambaşı) dışındaki din adamlarının ibadet yerleri dışında dinî kıyafetle dolaşması yasaklandı. Şapka İnkılabı ile Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun düzenlemesi laiklik ilkesi doğrultusunda yapılmış kıyafet konusunda birlik sağlanarak halkçılık ilkesinin gereği yerine getirilmiştir. Bu dönemde Türk kadınının kıyafeti konusunda yasal bir düzenleme yapılmadı. Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925) Tarikatların eğitim kurumu olan tekke ve zaviyeler, Türklerin İslamiyet’i kabulü sürecinde Arapça bilmeyen Türk halkına İslam’ı anlatmak, Kur’an-ı Kerim öğretmek gibi yararlı çalışmalar yapmışlardı. Zaman içinde Kur’an-ı Kerim’in Türkçeye çevrilmesi ve bazı tarikat üyelerinin kendi çıkarları için halkın dinî duygularını kullanmaya başlamaları nedeniyle laiklik ilkesi doğrultusunda tekke ve zaviyelerle ilgili bir düzenleme zorunlu hâle geldi. Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasında Şeyh Sait İsyanı sırasında yaşanan gelişmelerin de etkisi büyüktür. Tekke, zaviye ve türbelerin kapatıldığı 30 Kasım 1925’te şeyh, derviş, dede, seyyit, emir, halife, falcı, büyücü, muskacı ünvanlarının kullanılması yasaklandı. Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik Yapılması Osmanlı Devleti’nde 1840 yılından itibaren aynı anda iki takvimin kullanılması sorunları da beraberinde getirmişti. 19. Yüzyıldan itibaren günlük hayat ile dini günlerde ay yılına dayalı hicri takvim kullanılırken devlet işleri ve mali alanda güneş yılına dayalı Rumi takvim kullanılması ile yaşanan ikilik günlük hayat ve devlet işlerinde sorunlara neden oluyordu. TBMM hem yaşanan bu ikiliğe son vermek hem de dünya ile uyum sağlamak amacıyla 25 Aralık 1925’te yayımlanan kanun ile 1 Ocak 1926 tarihinden itibaren miladi takvimi resmî takvim olarak kabul etti. 1926 yılından itibaren halk tarafından ezani saat adı verilen ve günü 12 saatlik iki dilime ayıran alaturka saat yerine 24 saat dilimini kabul eden alafranga saat uygulamasına geçildi. 1928’te Harf İnkılabı sonrasında Batı devletleri tarafından kullanılan uluslararası rakamlar kabul edildi. 1931’de yayımlanan kanun ile Osmanlı Devleti’nde kullanılan arşın (68 cm) , endaze (65 cm) , okka (1283 gr) gibi ölçü ve tartı birimleri yerine dünya devletlerinde yaygın olarak kullanılan metre (100 cm) ve kilogram (1000 gr) kullanılmaya başlandı. 1935’te hafta sonu tatili değiştirilerek Cuma günü yerine pazar günü tatil olarak kabul edildi. Takvim, saat ve ölçülerde yapılan inkılaplar çağdaşlaşma ve inkılapçılık amaçlı iken hafta sonu tatilinin Pazar kabul edilmesi laiklik ve inkılapçılık ilkesiyle ilgilidir. Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934) Osmanlı Devleti’nde soyadı uygulaması yoktu. İsimlerin karışmasını önlemek için kişilerin isimlerinin yanına baba adı ya da lakap eklenirdi. Askerî okullarda ise ayrıca doğum yeri kullanılırdı. TBMM eğitim, adalet, askerlik, tapu işleri gibi resmi işlemler ile toplumsal ve ticari ilişkilerde yaşanan karışıklıkları ortadan kaldırmak, toplumdaki imtiyaz ve sınıf farklılıkları nedeniyle yaşanan sorunlara engel olmak ve kişileri küçük düşürücü, ayrıştırıcı ünvan ve lakapları önlemek amacıyla 21 Haziran 1934’te Soyadı Kanunu’nu yayımladı.- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
12. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 116 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok