12. Sınıf İslam Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 27
“12. Sınıf İslam Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 27 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
12. Sınıf İslam Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 27
5.1. Medine’de İslam Devleti’nin Kurulması
İkinci Akabe Biatı’ndan sonra Mekke’de hicret etme imkânı bulamayan birkaç kişiden başka Müslüman kalmamıştır. Müslümanların az bir kısmı Habeşistan’da bulunmakla birlikte çoğu Medine’ye hicret etmiştir.60 610 yılında Mekke’de başlayan tevhit mücadelesi, 622 yılında Müslümanların Medine’ye hicret etmesiyle yeni bir boyut kazanmıştır. Yıllarca Mekke’de inançları sebebiyle baskı ve işkence gören Müslümanlar artık inançlarını özgür bir şekilde yaşayabilme imkânını bulmuşlardır.
Hz. Peygamber’in (sav) en önemli hedeflerinden biri Kur’an hükümleri ile idare edilen bir toplum inşa etmekti. Bu bağlamda Hz. Peygamber (sav); Medine’de sosyal, siyasi, askerî alanlarda birtakım uygulamalar hayata geçirmiştir. Hicret öncesinde bir devlet idaresinin olmadığı Medine’de Hz. Peygamber (sav) tarafından yürürlüğe konulan bu uygulamalar İslam Devleti’nin kuruluş sürecini başlatmıştır. Kısa zamanda Müslümanların Medine’ye hâkim olmaları, Arap Yarımadası’nda bir güç hâline gelmeleriyle İslam Devleti civar kabile ve devletler tarafından tanınmıştır.51
Ensar: Mekke’den Medine’ye hicret eden Hz. Muhammed (sav) ve ashabını Medine’ye kabul eden ve onlara her türlü yardımı yapan Medineli Müslümanlara denir.
Muhacir: Mekke’den Habeşistan veya Medine’ye hicret eden sahabelere denir. Mutlak olarak ifade edildiğinde Mekke’den Medine’ye hicret eden sahabeler kastedilir.
5.2. Medine İslam Devleti’nin Siyasi, Askerî ve Dinî İlişkileri
Hicretten sonra Medine, Habeşistan’da bulunanların dışında Müslümanların neredeyse tamamının yaşadığı bir şehir olmakla beraber, şehirde farklı dinî inanışlara mensup topluluklar da yer almaktaydı. O yıllarda Medine’de Müslümanların dışında Yahudiler, putperestler, az sayıda da olsa Hanif dinine mensup topluluklar bulunuyordu. Hristiyanlık ise Medine’de yayılmamıştı.52
Şehirde toplumsal bir düzen sağlanması açısından Mekke’den hicret eden muhacirler ile Medineli Müslümanlar arasındaki ilişkinin, sonrasında da Müslümanlar ile gayrimüslimler arasındaki ilişkinin düzenlenmesi gerekiyordu. Hz. Peygamber (sav) ilk olarak Müslümanlar arasındaki ilişkileri düzenlemeye yönelmiş, her şeylerini Mekke’de bırakarak Medine’ye hicret eden Müslümanlar ile kendilerine ev sahipliği yapan Medineli Müslümanları kardeş ilan etmiştir. Muahat denilen bu kar- deşleştirme faaliyeti ile hem Mekkeli Müslümanların yabancı oldukları bu şehirdeki maddi ve manevi ihtiyaçları giderilmiş hem de Araplarda son derece önemli olan soya dayalı kardeşlik fikrinin dine dayalı ümmet kardeşliği düşüncesine dönüşümü için önemli bir adım atılmıştır.53
Medine’de Müslümanlar arasında birlik sağlandıktan sonra Medine toplumunun büyük bir bölümünü oluşturan Yahudilerle ortak yaşam kurallarını belirleyen bir anlaşma imzalanmıştır. “Medine Vesikası” olarak isimlendirilen bu anlaşmada, Medine’de yaşayan farklı inançlara mensup tüm unsurların hakları, özgürlükleri, görev ve sorumluluk alanları belirlenmiştir. Ayrıca Medineli Yahudilerle Kureyşli müşriklerin arasında gerçekleşme ihtimali olan ittifakın da önüne geçilmiş, şehrin güvenliğinin ortaklaşa sağlaması konusunda anlaşmaya varılmıştır.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
12. Sınıf Meb Yayınları İslam Tarihi Ders Kitabı Sayfa 27 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























