Yükleniyor...
Evvel Cevap
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 8
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 8

“12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 8” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 8

HİKÂYELER

Yönerge: Aşağıdaki metni okuyunuz, metinden hareketle soruları cevaplayınız.

KAZA

Geçenlerde, büyük gazetelerimizden birinin yazan, “İnsanlık ölüyor mu?” başlıklı bir yazısında, yalnız ilgililerin değil halkımızın da çevresinde olup bitenlere ilgi göstermediğini, … belirtiyordu. Sayın yazara göre, insanlar başka insanlarla anlaşmakta güçlük çekiyorlar, dolaysız bir ilişki kuramıyorlar, dolayısıyla da başkalarının başına gelenler onları ilgilendirmez duruma geliyordu. “Ama, diye devam ediyordu yazar, şunu gözden uzak tutmamak gerek; yarın bizim başımıza gelen bir olay da başkalarını ilgilendirmeyecek.” Anladığım kadarıyla yazar, okuyucularını çevrelerinde olup bitenlerle etkin bir biçimde ilgilenmeye ve aralarında bir dayanışma kurmaya çağırıyordu. Bu ilgisizlik nasıl yenilebilir? Bu dayanışma nasıl sağlanabilir? Bu konuda herhangi bir öneride bulunacak değilim. Ben ancak başımdan geçen bir olayı anlatmakla yetineceğim. Bunu yapmadan önce, hemen belirteyim ki bir yığın gariplikler, olağanüstülükler ve saçmalıklar dizisinden oluşan anlatacağım olay, basınımızda herhangi bir trafik kazası olarak yer aldı ve kazanın yaşayan tek tanığı olarak açıkladığım gerçeklere kulak veren bir kişiyle karşılaşmadım. Bir tek Tanrı’nın kuluna (ki bunların arasında, yukarda sözünü ettiğim ve konuyu bütün ayrıntılarıyla yazıp, kendisine gönderdiğim yazar da var) derdimi anlatamadım. Bu ilgisizlik karşısında, bana düşen görevin, yaşadığım bu olayı (ki otuz-sekiz kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı.) yazmak olduğunu düşündüm.
Geçtiğimiz ağustos ayının on ikisinde kişisel bir işimi izlemek için başkente gitmem gerekmişti. Benim gibi dar gelirli bir yurttaş için (bir devlet memuruyum), taşıt aracı konusunda bir seçme söz konusu değildi; en ucuzunu, otobüsü seçtim. Bir şirketin sabah sekiz otobüsünde yer ayırttım. Saat yedi buçukta, elimde bavulum, garajın önündeydim. Daha otobüs yerini almamıştı. Benden önce gelen yolcuların arasına katılıp beklemeye başladım. Biz Türkler, “erken” kişilerizdir. Yerimiz numaralı da olsa, saatinden önce kalkmayacağını bilsek de, ne olur ne olmaz deyip erken gideriz. Oysa ne trenler, ne otobüsler ve sanırım ne de uçaklar erken kalkar. Zamanında kalkarlarsa ona bile şükür. Bu kez de otobüsümüz saat sekizde garaja girdi. Ama yola koyulması saat dokuzu buldu.
(…)

Ferit Edgü, Bir Gemide

(Metin, aslına sadık kalınarak alınmıştır.)

1. Aşağıdaki tabloda metinde yer alan bazı cümleler verilmiştir. Tabloda verilen cümlelerden hangileri toplumcu gerçekçilik anlayışını yansıtmaktadır? Tik (✓) işaretiyle işaretleyiniz.

  • Cevap: 

12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 8 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
Benzer İçerikler

Yeni Yorum