3. Tema Millî Kültürümüz Ölçme ve Değerlendirme Etkinlik Cevapları (8. Sınıf Türkçe)
3. Tema Millî Kültürümüz Ölçme ve Değerlendirme cevapları ve soruları, Hecce Yayıncılık 8. Sınıf Türkçe Ders kitabı sayfa 121-122-123-124-125-126-127 (Millî Kültürümüz Teması)
3. Tema Millî Kültürümüz Ölçme ve Değerlendirme Cevapları
8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Hecce Yayınları Sayfa 121 Cevabı
KÜLTÜR DİLİ
Kültür dili tabirini, günlük konuşma ve ilim dili dışında geniş mânâda yazılı ve sözlü edebiyat dili karşılığı olarak kullanıyorum. Günlük konuşma dilinin başlıca özelliği, günlük ihtiyaçlara cevap vermesidir. İçine bazı unsunlar karışsa bile o ilmi ve edebî bir maksat gütmez. Sözlü halk edebiyatı, şekli ve muhtevası bakımından günlük dilden farklıdır. Bundan dolayı o kültür diline girer.
Okuma-yazma bilmeyen nice halk hikâyecisi ve şairleri vardır ki, günlük dili estetik bir maksatla kullanırlar ve böylece toprağa altın yaparlar. Halk kültürü ile beslenmiş bir köylünün dilinde onlar pırıl pırıl parlar. Atasözleri bunların başında gelir. Atasözleri “ata” kelimesinden de anlaşılacağı üzere geçmiş asırlardan kalmadır. Bunlarda bugün kullanılmayan Öztürkçe, Arapça ve Farsça kelime ve deyimlere rastlanır. “Aba altında sultan yatar”, “Abanın kadri yağmurda bilinir”, “Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz”, “Acele ile kalkan nedametle oturur”, “Adam ahbabından bellidir”, “Belaya sabır gerek”, “Bin nasihattan bir musibet yeğdir” vs...
Binlerce yıllık mâzisi olan sözlü halk kültüründe, her biri ayrı mânâ ve hikmet taşıyan binlerce atasözü vardır. İçlerindeki Arapça, Farsça kelimeler dolayısıyla bunları Türk kültür dilinden çıkarmaya veya değiştirmeye kalkan biri boşuna emek harcamış olur. Kültür eserlerinin başlıca özelliği geniş kitleye mal oluşlarıdır. Öztürkçe yeni atasözleri uy durabilirsiniz. Fakat onları halka mal etmek elinizde değildir. Halka mal olmuş, yazı diline girmiş deyimler de öyle, içlerinde Arapça ve Farsça kelimeler var diye bunları yabancı saymak, bin yıllık kültürü hiçe saymak demektir. Bir milletin kültürü binlerce yıllık hayatının mahsulüdür. Kültüre saygısı olan insan onları yıkmaya değil, anlamaya ve onlardan istifade etmeye çalışır.
Yazılı edebiyat kültür dilinin en büyük hâzinesini teşkil eder. Yazılı edebiyat, günlük dilden ve sözlü edebiyattan yüzlerce defa daha zengindir. Bunun sebebi, yazının binlerce yıllık sözleri saklaması ve biriktirmesidir. Kültür denilince bilhassa yazılı eserler anlaşılır. Bunların arasında hâlis edebiyatın dışında, eski çağlara ait inanç ve ilim kitapları da vardır. Bunlarda yazılı olan inançlar ve fikirler, bugüne uymasalar bile, kültür tarihi bakımından değer taşırlar. Zira onlar bize eski çağda yaşamış olan insanları tanıtırlar.
A. Aşağıdaki soruları ''Kültür Dili'' adlı metne göre cevaplayınız. 1. Yazar, kültür dilini hangi anlamda (manada) kullanmıştır?- Cevap: Yazar, kültür dilini günlük konuşma ve ilim dili dışında geniş mânâda yazılı ve sözlü edebiyat dili karşılığı olarak kullanmıştır.
- Cevap: Sözlü halk edebiyatı, şekli ve muhtevası bakımından günlük dilden farklı olduğu için kültür diline girer.
- Cevap: Bu atasözleri binlerce yıllık kültürün bir parçasıdır ve halka mal olmuştur, bu yüzden onları değiştirmek ya da çıkarmak boşuna bir çaba olurdu.
- Cevap:
- Cevap:
- Cevap: D
- Cevap: A
- Cevap: C
- Cevap: D
- Cevap: C
- Cevap: B
- Cevap: A
- Cevap: C
- Cevap: B
- Cevap: A
- Cevap: D
- Cevap: D
- Cevap: C
- Cevap:
MİLLÎ KÜLTÜRÜN OLUŞMASINDA DİLİN ÖNEMİ
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözü, dilin bir millet için taşıdığı değeri en güzel şekilde anlatır. Dil, sadece konuşma ve anlaşma aracı değil, aynı zamanda milletin ortak hafızasıdır. Bir toplumun tarihi, gelenekleri, inançları ve değerleri dil aracılığıyla gelecek nesillere aktarılır. Bu yönüyle dil, millî kültürün temel taşıdır.
Türk milletinin sahip olduğu zengin atasözleri, deyimler, türküler, destanlar ve masallar, hep dil yoluyla günümüze kadar gelmiştir. Bu ürünler, toplumun düşünce tarzını, hayata bakışını ve yaşadığı olaylardan çıkardığı dersleri yansıtır. Örneğin Ergenekon Destanı bağımsızlığı, Dede Korkut Hikâyeleri birlik ve beraberliği anlatır. Tüm bunlar dil sayesinde korunmuş ve nesilden nesile aktarılmıştır.
Ayrıca dil, milletin düşünce biçimini de şekillendirir. İnsanlar dünyayı kendi dillerinin kavramlarıyla algılar. Dil zenginleştikçe düşünce ufku da genişler. Bu yüzden diline sahip çıkan milletler, kültürünü de güçlendirir.
Sonuç olarak, dil millî kültürün oluşumunda en güçlü bağdır. Dilini koruyan, geliştiren ve doğru kullanan milletler kimliğini daima yaşatır.
8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Hecce Yayınları Millî Kültürümüz Teması Sayfa 121-122-123-124-125-126-127 3. Tema Millî Kültürümüz Ölçme ve Değerlendirme Etkinlik Soruları ve Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok